Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5307 E. , 2024/2676 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5307 Karar No : 2024/2676 TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Valiliği VEKİLİ: Av. … KARŞI TARAF (DAVACI): … İletişim Hizmetleri Anonim Şirketi VEKİLİ: Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Ankara ili, Pursaklar ilçesi, … Mahal…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5307 E. , 2024/2676 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5307 Karar No : 2024/2676 TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Valiliği VEKİLİ: Av. … KARŞI TARAF (DAVACI): … İletişim Hizmetleri Anonim Şirketi VEKİLİ: Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Ankara ili, Pursaklar ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parselde bulunan tamamı Hazineye ait 2.566,00 m²lik taşınmazın 12.00 m²si üzerine baz istasyonu kurulmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 17/05/2016 - 19/06/2018 tarihleri arasında 188.130,14 TL ecrimisil bedeli tahakkuk ettirilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Danıştay kararı sonrası mülkiyeti Hazineye ait olan cami ve müştemilatlarında baz istasyonu kurulması ve kullandırılmasına ilişkin işlemlerin Hazine tarafından mevzuata göre yürütülmesinde ve davacı şirketin fesih bildiriminin yapıldığı 28/02/2014 tarihinden sonra Hazine arazisinde fuzuli şagil olduğunun kabulü ile bu tarihten sonrası için ecrimisil tahakkuk ettirilerek ihbarname gönderilmesinde hukuka aykırılık bulunmamakta ise de; esas itibariyle, taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurların göz önünde bulundurulmasının zorunlu ve gerekli bulunması karşısında ve büyükşehir statüsünde bulunan Ankara İli'nin her biri farklı nüfus yoğunluğu ve gelişmişlik düzeyinde farklı ilçelerden oluştuğu hususu da dikkate alındığında, idarece Ankara genelinde uygulanan ve ilçe ayrımı gözetilmeksizin 2016 yılı için takdir edilen 85.500,00-TL yıllık kira bedeli emsal kira bedeli olarak belirlenmek suretiyle ecrimisil bedeli hesaplanmasının GSM hizmetlerinin niteliği ve ekonomik gereklerle bağdaşmadığı, dolayısıyla ecrimisil bedelinin günün emsal ve rayiçlerine uygun olarak tespit edilmediği anlaşıldığından, taşınmaz değeri esasına aykırı olarak belirlenen değeri yüksek bir emsal bedele göre ecrimisil takdir edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı tarafından; tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu, ecrimisil bedelinin tespiti için keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ: … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 1. fıkrasında, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil isteneceği, ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olmasının gerekmeyeceği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmayacağı hükmüne yer verilmiştir. Anılan Kanun'un 74. maddesine dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 85. maddesinin 2. fıkrasında; "Ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur. İşgalin şekli, Hazine taşınmazının konumu ve taşınmazdan elde edilen gelir gibi unsurlar itibariyle asgari ecrimisil tutarlarını belirlemeye Bakanlık yetkilidir." hükmü yer almıştır. Öte yandan, 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un, 02/08/2013 tarih ve 28726 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6495 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile yürürlüğe giren Ek 4. maddesinde "Mazbut ve mülhak vakıflar ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne ve gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerine ait olanlar hariç olmak üzere, mülkiyeti kamu kurum ve kuruluşları ile Hazineye ait taşınmazların üzerinde dernek veya vakıflarca kendi kaynaklarından ve/veya toplanan bağış ve yardımlarla yaptırılan (bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yaptırılmış olanlar dahil) cami ve mescitler ile Kur’an kurslarının bir kısmında veya eklentisi ya da bütünleyici parçasında bulunan ve ticari faaliyetlerde kullandırılması öngörülen kısımları; irtifak hakkı tesisine konu edilmemek şartıyla ve elde edilen gelirlerin yüzde onu pay olarak Diyanet İşleri Başkanlığına aktarılmak, kalan kısmın en az üçte ikisi öncelikle gelirlerin elde edildiği cami, mescit ve Kur’an kurslarının münhasıran yapımı, bakımı, onarımı ve işletilmesine (ısınma, aydınlatma vb.) ilişkin giderlerde, kalanı ise tüzüklerinde veya vakfiye ya da vakıf senedinde belirtilen amaçlarda kullanılmak şartıyla, işletilmek, işlettirilmek veya kiraya verilmek üzere ilgili dernek veya vakfın bedelsiz olarak tasarrufuna bırakılır. Mülkiyeti mazbut ve mülhak vakıflar ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne ve gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerine ait olanlar dışında kalanlar ile mülkiyeti kamu kurum ve kuruluşları ile Hazineye ait taşınmazların üzerinde dernek veya vakıflarca kendi kaynaklarıyla ve/veya toplanan bağış ve yardımlarla yaptırılanların (bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yaptırılmış olanlar dahil) dışında kalan cami ve mescitler ile Kur’an kurslarının bir kısmında veya eklentisi ya da bütünleyici parçasında bulunan ve ticari faaliyetlerde kullandırılması öngörülen kısımları, irtifak hakkı tesisine konu edilmemek şartıyla Diyanet İşleri Başkanlığınca işletilebilir veya 08/09/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca pazarlık usulüyle yapılacak ihaleyle işlettirilebilir ya da kiralanabilir. Bu fıkra uyarınca Diyanet İşleri Başkanlığına aktarılacak paya esas gelirlerin hesabında; faaliyetin, ilgili dernek veya vakıflarca belirtilen yerlerin işlettirilmek veya kiraya verilmek suretiyle yapılması hâlinde brüt hasılat tutarı, iktisadi işletme oluşturulmak suretiyle işletilerek yapılması hâlinde ise kurum kazancı esas alınır." hükmüne yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; Milli Emlak Genel Müdürlüğü, Diyanet İşleri Başkanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığının bağlı olduğu Devlet Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı arasında 21/12/2006 tarihinde imzalanan protokolle Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yönetilen cami, mescit ve bunların müştemilatının baz istasyonu kurulması ve ticari faaliyetlerde (dükkan, büro vb.) kullandırılması amacıyla kiralanmasına ilişkin esasların belirlendiği; Diyanet İşleri Başkanlığı'nın anılan protokolle verilen yetkiyi 23/03/2007 tarihinde imzalanan protokol ile … Vakfı aracılığıyla kullandığı, Danıştay Onüçüncü Dairesinin 10/02/2012 tarih ve E:2009/1632, K:2012/331 sayılı kararıyla, 21/12/2006 tarihli protokolün baz istasyonlarına ilişkin maddeleri ile bu protokolün uygulanmasına ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığı ile … Vakfı arasında imzalanan 23/03/2007 tarihli protokolün iptal edildiği, Diyanet İşleri Başkanlığı'nca … Vakfı'na gönderilen … tarih ve … sayılı yazı ile 21/12/2006 tarihli protokol uyarınca GSM firmaları ile Vakıf arasında imzalanan kira sözleşmelerinin vakıfça tek taraflı olarak feshedilmesi gerektiğinin bildirilmesi üzerine, … Vakfı tarafından Diyanet İşleri Başkanlığına gönderilen … tarih ve … sayılı yazıyla kira sözleşmelerinin 27/02/2014 tarihinde yapılan bildirimle Vakıflarınca tek taraflı feshedildiğinin belirtildiği görülmektedir. Uyuşmazlıkta, yukarıda bahsi geçen protokollerin cami, mescit ve bunların müştemilatında baz istasyonu kurulmasına ilişkin kısımlarının Danıştay Onüçüncü Dairesince iptal edildiği dikkate alındığında, Diyanet İşleri Başkanlığı ile Dini ve Sosyal Hizmet Vakfı'nın camilerde baz istasyonu kurulması amacıyla kira sözleşmesi yapma yetkilerinin sona erdiği açıktır. Bu itibarla, Diyanet İşleri Başkanlığı'nca … Vakfı'na gönderilen … tarih ve … sayılı yazı ile 21/12/2006 tarihli protokol uyarınca GSM firmaları ile Vakıf arasında imzalanan kira sözleşmelerinin vakıfça tek taraflı olarak feshedilmesi gerektiğinin bildirilmesi üzerine, … Vakfı tarafından kira sözleşmelerinin 27/02/2014 tarihinde tek taraflı olarak feshedildiği dikkate alındığında 27/02/2014 tarihi itibariyle davalı idare tarafından ecrimisil istenilebileceği de kuşkusuzdur. Öte yandan, işgal nedeniyle alınan bir tazminat olan ecrimisil tutarının hesaplanmasında; taşınmazın mevkii, kullanım şekli, elde edilen gelir, altyapı, ulaşım kolaylığı gibi tüm faktörlerin etkili olduğu dikkate alındığında, ecrimisil bedelinin emsal taşınmazların güncel ve rayiç kira bedellerine göre değerlendirilmesi ve bu emsalin taşınmaza en yakın özellikleri taşıyan nitelikte olması gerekmekle birlikte; cami veya cami müştemilatına kurulan baz istasyonlarının ecrimisil bedellerinin hesaplanmasında taşınmaz üzerindeki işgal alanının dikkate alınmasından ziyade, kullanım amacı ve verdiği hizmet esas alınmak suretiyle baz istasyonlarının merkez ilçelerde kullanım amacı bakımından nitelik olarak sunmuş olduğu hizmetle orantılı olacak şekilde ecrimisil bedelinin belirlenmesi gerekmektedir. Dava konusu işleme dayanak teşkil eden … tarih ve … sayılı Ecrimisil Kıymet Takdir Kararı ile eki hesap çizelgesinin incelenmesinden; 2016 yılı için 85.000,00-TL ecrimisil bedeli belirlendiği ve belirlenen ecrimisil bedelinin Ankara ilinin farklı merkez ilçeleri için GSM şirketleri ile yapılan kira sözleşmeleri bedellerine uygun olduğu; ayrıca, Ankara ilinin tüm merkez ilçeleri için baz istasyonu işgalleri nedeniyle 2016 yılı ecrimisil bedelinin 85.000,00-TL olarak belirlenmesine yönelik işlemlerde hukuka aykırılığın bulunmadığına yönelik kararların verildiği de görülmektedir. Bu durumda, belirlenen ecrimisil bedelinin davalı idare tarafından, dava konusu taşınmazın emsalleri niteliğinde olan ve baz istasyonu olarak kullanılan taşınmazlara ilişkin olarak belirlenen kira bedellerine uygun olduğu görüldüğünden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 30/04/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.