11. Hukuk Dairesi 2010/2560 E. , 2012/1905 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.11.2009 tarih ve 2007/259 - 2009/683 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.02.2012 günde hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara b
**11. Hukuk Dairesi 2010/2560 E. , 2012/1905 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.11.2009 tarih ve 2007/259 - 2009/683 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.02.2012 günde hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin, Avustralya'nın Fremantle şehrinden İstanbul'a ihraç edilen 6x20' konteyner muhteviyatı toplam 4080 karton "kaymağı alınmış süt tozu" yükünün taşıyanı olduğunu, davalı SABAY Shipping & Intl Fwdg Co. Ltd.'nin, söz konusu yükün İstanbul'da alıcısına teslim edilmesi için davacının acentesi sıfatıyla hareket ettiğini, ancak acente SABAY'ın, acentelik görevini suistimal ettiğini ve konu yükü, orijinal konşimento ibraz edilmeksizin Kiraz Süt Mamülleri Yem ve Gıda San. Tic. A.Ş.'ne teslim ettiğini, malı ihraç eden (satıcı) Fayrefıeld Foods Ireland Ltd, semeni tahsil edemediğini, böylece malın orijinal konşimento ibraz edilmeden teslim edilmiş olması nedeniyle mal bedeli kadar zarara uğradığını ve bu zarardan davacıyı sorumlu tuttuğunu bildirdiğini, acente SABAY'm acentelik görevini suistimal etmiş olması yüzünden müvekkilinin pasifinde çoğalma meydana geldiğini, acente S AB AY'ın, tüm yazışmalarda S AB AY Shipping & Intl Fwdg Co. Ltd unvanını kullandığını, acentenin bildirilen adresinde kurulu iki şirket mevcut olduğunu, her iki şirketin de aynı adreste kurulu olması ve unvanlarının birbirine çok benzemesi karşısında herhangi bir husumet sorunu yaşamamak için davacı tarafça her iki davalı aleyhine de icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazlarının iptaline ve icra icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 19.10.2009 tarihli dilekçesi ile de 55.748,19 USD'nin davalılardan tahsilini istemiştir. Davalılar vekili, davanın usul ve esas yönüünden reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından davalılar hakkında 14.03.2006 tarihinde 220.320 USD karşılığı 296.594,00 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalı tarafa ödeme emri gönderildiği, 25.3.2006 tarihinde davalılar tarafından itiraz edildiği, 19.06.2008 tarihli sulh protokolünde ise davacı tarafın varlığını iddia ettiği alacak miktarını, icra takibine ve daha sonra itirazın iptali davasına konu ettiği kadar değil sadece 55.748,19 USD olarak ortaya koyduğu, sulh sözleşmesinin 19.06.2008 tarihini taşıdığı, davacı tarafın icra takibine giriştiği ve daha sonra itiraz üzerine itirazın iptali davasını açtığı tarihte davalı tarafın davacı yana likit borcu olmadığı, sulh protokolüne konu borcun muacceliyetinin de bahis konusu edilemeyeceği, davalı tarafın davacı yana herhangi bir borcu bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemenin "davalı tarafın davacıya herhangi bir borcunun ispatlanamadığı" gerekçesi doğru değil ise de, davanın erken açıldığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 04,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.