T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1487 KARAR NO : 2026/97 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/05/2024 NUMARASI : 2023/178 Esas - 2024/246 Karar DAVACI : ... (T.C. NO:...) - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - ... VEKİ…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1487 KARAR NO : 2026/97 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/05/2024 NUMARASI : 2023/178 Esas - 2024/246 Karar DAVACI : ... (T.C. NO:...) - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/04/2023 KARAR TARİHİ : 22/01/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 09/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Karamürsel İcra Dairesi'nin 2022/839 E. sayılı dosyası ile takip borçlusu müvekkili ... adına (Tc No: ...) kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı müvekkili tarafından haricen öğrenildiğini, müvekkili yaptığı araştırma ile ödeme emirlerinin muhtara tebliğ edildiğini öğrenmiş olup müvekkili ilgili icra takibinden çok sonra haberdar olduğundan itiraz süresini kaçırdığını, ...'ın davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, takibe konu olan senedin sahte senet olduğunu, müvekkili tarafından imzalanmadığını belirterek Karamürsel İcra Dairesi'nin 2022/839 Esas sayılı dosyasının iptaline, haksız olarak icra takibi başlatan davalı aleyhine ve müvekkileri lehine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, takdiren teminatsız olarak icra dosyasının tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...1-Davanın KABULÜNE, 2-Davacının Karamürsel İcra Müdürlüğü'nün 2022/839 sayılı takip dosyası nedeni ile takibe konu senetten dolayı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 3-Kötü niyetli takip yapılmış olması sebebiyle 40.000,00-TL’nin %20’si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının bizzat kendisinin imzaladığı senedin; imzanın, davacıya ait olmadığı gerekçesiyle davacı tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkeme tarafından esas alınan bilirkişi raporunda kesin bir sonuca varılmamış olduğu, varsayımlar üzerinden imzanın davacıya ait olmadığının belirtildiğini, Bilirkişi raporunda kesin bir sonuca varılmamış olunduğunu, kesin sonuç içermeyen bilirkişi raporuna dayanılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; ATK raporunda açık bir şekilde; "İnceleme konusu senetteki basit tersimli imza ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'IN ELİ ÜRÜNÜ OLMADIĞI hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR." denilerek senetteki imzanın davacıdan sadır olmadığının tespit edildiğini belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/05/2024 tarih, 2023/178 Esas - 2024/246 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava menfi tespit talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nun 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davalının davacı hakkında Karamürsel İcra Müdürlüğünün 2022/839 esas sayılı dosyası ile 19.07.2022 tanzim, 03.10.2022 ödeme tarihli, 40.000,00 TL bedelli davacının düzenleyen olduğu, davalının lehtarı olduğu bono ile ilgili olarak takip başlattığı, davacının bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ederek eldeki davayı açtığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalının istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür. İİK'nın 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Davacı taraf senet altındaki imzaya itiraz etmiştir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 211.maddesinde imza incelemesinin yöntemi gösterilmiş olup, buna göre hakim bilirkişi incelemesine karar verir ise önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzaları, ilgili yerlerden getirtir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir. Anılan belgelerin tamamlanması konusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26/04/2006 gün ve 2006/12-259 E. 2006/231 sayılı kararında da açıklandığı üzere, eldeki davanın niteliği itibariyle "imzanın borçluya ait olduğunu" kanıtlama külfetinin alacaklıya ait olduğu göz ardı edilmemeli ve ispat yükünü ters çevirecek bir uygulamaya da gidilmemelidir(Hukuk Genel Kurulu'nun 06/02/2008 gün ve 2008/12-77 E. 2008/90 sayılı kararı). Öte yandan, her hangi bir belgedeki imza veya yazının, atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak; grafoloji ve grafometrik yöntemlerle yapılması; bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özellikleri tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Dairemizin denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması; gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır (HGK.nun 06/06/2001 tarih ve 2001/12-466 E. - 2001/483 K. sayılı kararı). Özetlemek gerekir ise, imza incelemesinde öncelikle senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin borçlunun uygulamaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişice mukayeseye esas alınmalıdır. Senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin belge bulunamazsa daha sonraki tarihli belgeler, uygulamaya elverişli imza örneği taşıyan herhangi bir belge temin edilemez ise, borçlunun duruşmada alınan medari tatbik imza ve yazı örnekleri üzerinden inceleme yapılmalıdır. Sıhhatli bir sonuç alınabilmesi için, inkar edilen imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar yakın tarihlerde düzenlenen belgelerde bulunan borçluya ait imzaların celp edilip ondan sonra bilirkişi incelemesi yapılması gerekir. Somut olayda; davalının davacı hakkında Karamürsel İcra Müdürlüğünün 2022/839 esas sayılı dosyası ile 19.07.2022 tanzim, 03.10.2022 ödeme tarihli, 40.000,00 TL bedelli davacının düzenleyen olduğu, davalının lehtarı olduğu bono ile ilgili olarak takip başlattığı, davacının senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ederek eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. Davacının kambiyo senedindeki imzaya yaptığı itiraz 6102 sayılı TTK 687. maddesi uyarınca senet metninden anlaşılan defi niteliğinde olduğu ve herkese karşı ileri sürülebileceği (Benzer yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/5995 esas 2021/3833 karar sayılı ilamı) anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince dosyada bono tanzim tarihinden önceye ait imza örnekleri toplanmış ve davaya konu edilen bononun imza incelemesinin yapıldığı anlaşılmış, dosyaya alınan 06.03.2024 tarihli Adli Tıp Raporuna göre davaya konu edilen bonodaki imza ile davacının mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...’ın eli ürünü olmadığı yönünde rapor tanzim edildiği, kesin kanaat belirtilmediği görülmüştür. Kesin kanaat bildirmeyen rapor ile hüküm verilmesi hatalı olmuştur. ( Benzer yönde Yargıtay 19. HD. 21/04/2011 tarih, 2010/10135 E., 2011/5408 K., Dairemizin 2022/285 esas 2023/53 karar sayılı ilamı) Bu durumda mahkemece yapılacak iş; 06.03.2024 tarihli Adli Tıp Raporunda kesin kanaat bildirilmediği ve imzanın davacı borçluya ait olduğunu ispatlama külfetinin davalıda olduğu hususu da dikkate alınarak oluşturulacak üç kişilik Grafoloji bilirkişi heyetinden yeniden imza incelemesi raporu alınması, senet üzerindeki davacıya atfen atılan imzanın bu davacı eli ürün olup olmadığı kesin olarak belirlenmesi, bu halde dahi belirlenememesi halinde de ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu dikkate alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE, a-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/05/2024 tarih, 2023/178 Esas - 2024/246 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine, 4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/01/2026 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... *Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Katip ... ¸e-imzalıdır. * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*