Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/1315 E. , 2024/5568 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/1315 Karar No : 2024/5568 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) ... VEKİLİ: Av. ... 2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/1315 E. , 2024/5568 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/1315 Karar No : 2024/5568 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) ... VEKİLİ: Av. ... 2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, yasal defterlerinin tasdiksiz olduğu yolunda saptamaya yer veren vergi inceleme raporuna dayanılarak, katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle 2015 yılının Nisan ila Aralık dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun kapsamında ihtilaf konusu dönem için katma değer vergisi artırımında bulunan davacının, söz konusu artırım üzerine tahakkuk eden tutara ilişkin 1, 2, 3, 4 ve 6. taksitleri süresinde, 5. taksiti ise öngörülen ödeme süresinden sonra ferileriyle birlikte ödediği uyuşmazlıkta, bahse konu taksitin ödenmemesi durumunda vergi artırımının iptal edileceğine yönelik kendisine bildirimde bulunmadan anılan Kanun’un davacıya sağladığı güvence ortadan kaldırılarak düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının, özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu değinilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Davacının, ihtilaf konusu dönem için katma değer vergisi artırım talebinde bulunması üzerine tahakkuk ettirilen tutarları altı eşit taksitte ödeme tercihinde bulunmuş olmasına ve ilk dört taksit ile altıncı taksiti vade tarihleri içerisinde ödemesine karşın beşinci taksidi en son 31/08/2019 tarihinde ödemesi gerekirken 16/10/2019 tarihlerinde gecikme faiziyle birlikte ödemesi nedeniyle vergi artırımı hükümlerinden yararlanma hakkını kaybettiği, tasdiksiz olduğunun anlaşılması nedeniyle yasal defter niteliği taşımayan defterlere yapılan kayıtlara dayanılarak katma değer vergisi indirimi yapılamayacağından söz konusu indirimlerin reddi suretiyle yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kısmen kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararının vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatına ilişkin hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden dava reddedilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, geciktirilen taksitlerin gecikme faizleriyle birlikte ödendiği, salt bir taksidin süresinde ödenmemesi nedeniyle matrah artırım hakkından faydalandırılmamasının 7143 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olduğu, nitekim anılan Kanun'un 9. maddesinin 6. bendinde, taksitlendirilen vergi borçlarının, ödenmesi gereken taksitlerinin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, diğer kalan taksitlerden ise, bir takvim yılında iki yahut daha az taksidin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının, son taksidi izleyen ayın sonuna kadar ve gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammıyla birlikte ödenmesi şartıyla anılan Kanun hükümlerinden yararlanılabilineceğinin hüküm altına alındığı, vergi dairesinin nihai amacının, vergiyi tahsil etmek olduğu ayrıca incelemede emtia alımlarının gerçek olduğunun vergi müfettişince de kabul edildiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. Davalı idare tarafından, dava konusu vergi ve cezalarda hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının, 2015 ila 2017 yılları için katma değer vergisi yönünden 7143 sayılı Yasa kapsamında vergi artırımında bulunduğu, artırım hükümlerine göre hesaplanarak taksitlendirilen vergilerin 1 ila 4. taksidi ile 6. taksidinin süresinde ve tam ödendiği, 5. taksidin son ödeme tarihi olan 02/09/2019 tarihinden sonra 16/10/2019 tarihinde ödendiği, kısmi ödeme nedeniyle davalı idarece 15/10/2019 tarihinde davacının Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaldırıldığı, 15/11/2019 tarihli yazı ile incelemeye alınan davacının 2015 yılı yasal defterlerinin tasdiksiz olduğu tespiti üzerine, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. ve 34. maddeleri gereğince katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca 2015 yılının Nisan ila Aralık dönemlerine ilişkin olarak re'sen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi salındığı, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirmesi nedeniyle de 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi gereğince özel usulsüzlük cezası kesildiği anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 7143 sayılı Kanun'un 9.maddesinin 6. fıkrasında, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği, bu hükmün her bir madde ve alacaklı idareler açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanacağı, düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 7143 sayılı Kanun'un yukarıda hükmüne yer verilen 9. maddesinin 6. fıkrası çerçevesinde, vergi artırımı başvurusu üzerine artırım hükümlerine göre hesaplanarak tahakkuk eden ve altı taksitte ödenmesi taahhüt edilen vergiyle ilgili olarak, 1 ila 4. ve 6. taksidi tam ve süresinde ödeyen davacının, 5. taksidi, son taksit için öngörülen ödeme süresinden sonra ödemiş olmasının, matrah artırımından yararlanma hakkını kaybettirmeyeceği sonucuna ulaşıldığından, Vergi Dava Dairesi kararının, yazılı gerekçeyle bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması; davalı idare temyiz isteminin ise bu nedenle reddi gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Davacı temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 3.Davalı idare TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 25/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.