5. Hukuk Dairesi 2024/9985 E. , 2025/5361 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/315 Esas, 2024/141 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen çekişmeli taşınmazın kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında verilen karar hakkın…
**5. Hukuk Dairesi 2024/9985 E. , 2025/5361 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/315 Esas, 2024/141 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen çekişmeli taşınmazın kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin maliki olduğu Hatay ili, ..., ... Mahallesi 4265 parsel sayılı taşınmazın tapusunun ... tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda iptal edilerek taşınmazın kıyı vasfı ile terkinine karar verildiğini, bu durumun müvekkillerinin mülkiyet hakkını ihlâl ettiğini belirterek müvekkillerinin uğradığı zararın tazminini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, zemin itibarıyla kumsal alanda olduğunu, kıyıların özel mülkiyete konu olmasının mümkün olamayacağını, davacının kendi mülkiyetinde olmayan bu alana yapı yaptıktan sonra tazminat talep etmesinin haksız olduğunu ve tapu iptal kararının kesinleştiği tarihten itibaren yasal faiz talep edilmesinin hukuka aykırı olduğundan talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.01.2021 tarihli ve 2019/695 Esas, 2021/18 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince Devletin kusursuz sorumlu olduğu, arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle biçilen değerin uygun olduğu ve davanın reddedilen kısmı olmadığından davalı Hazine lehine hükmedilecek vekâlet ücreti bulunmadığı gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmazın 4.729,00 m²lik kısmının tapu kaydının iptaline karar verildiği hâlde, taşınmazın tamamı üzerinden tazminat hesaplanmasının doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir. VI TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen tazminat miktarının gerçek zarara göre belirlenmesine ilişkin bozma kararı doğrultusunda hüküm kurulmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda eski yılların verilerinin kullanıldığını, tazminat ve bina değerinin oldukça düşük hesaplandığını ileri sürmüştür. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; kıyıların özel mülkiyete konu olmasının mümkün olamayacağını, davacının kendi mülkiyetinde olmayan bu alana yapı yaptıktan sonra tazminat talep etmesinin haksız olduğunu, taşınmazın davacının kullanımında kaldığı yıllara ait gelirlerin tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, fahiş miktarda tazminat tespit edildiğini, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dava konusu Hatay ili, ..., ... Mahallesi 4265 parsel sayılı 6.081,80 m² yüzölçüme sahip taşınmazın Hazine tarafından açılan dava sonucunda Samandağ Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/94 Esas, 2013/160 Karar sayılı kararı ile kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan 4.729,00 m²lik kısmının tapusunun iptali ile tescil harici bırakılmasına karar verildiği, taşınmazın tapu kaydının iptal edilmesinin öncesinde toplam 6.081,80 m² yüzölçümü üzerinde (A) Blokta yer alan 24 tripleks villa şeklindeki bağımsız bölüm ile bitişik nizam çok katlı nitelikteki (B) Blokta yer alan 44 bağımsız bölümden oluşan ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na (634 sayılı Kanun) tabi birbiriyle "kat irtifakı" anlamında bağlı iki ayrı bloğun mevcut olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. 3. 634 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan; "Kat mülkiyeti, arsa payı ve ana gayrimenkuldeki ortak yerlerle bağlantılı özel bir mülkiyettir." şeklindeki hüküm ile aynı Kanun'un 46 ncı maddesinin yedinci fıkrasında düzenlenen; "Anagayrimenkul kamulaştırılırsa, her bağımsız bölümün kamulaştırma bedeli bağlantılı bulunduğu arsa payı ve eklentileri de gözönünde tutularak ayrı ayrı takdir olunur ve o bölümün mâlikine ödenir" hükmü göz önüne alındığında (A) ve (B) Blokta yer alan bütün bağımsız bölüm maliklerinin, ana taşınmazın tamamını karşılayan yüzölçümü miktarı olan 6.081,80 m² üzerinde, arsa payı oranında ve ortak mülkiyet hükümlerine göre malik olduğu sonucuna varılmaktadır. 4. Bu kapsamda, dava konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan 4.729,00 m²lik kısmının tapu kaydının iptaline karar verildiği ve bu kısımda yalnızca (A) Blokta yer alan bağımsız bölüm maliklerinin değil (B) Blokta yer alan bağımsız bölüm maliklerinin de hak sahibi oldukları gözetilmeksizin (B) Blokta yer alan bağımsız bölüm maliklerinin taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalmayan 1.351,66 m² yüzölçümüne sahip 536 ada 2 parsel sayılı taşınmazda arsa payına sahip oldukları gerekçesiyle (A) Blok kat maliklerinden olan davacılar için 6.081,80 m²lik taşınmazın tamamı üzerinden tazminat hesaplanması bozmayı gerektirir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacılar vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.