11. Hukuk Dairesi 2010/5204 E. , 2012/4969 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2009 tarih ve 2006/40-2009/792 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı .vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27/03/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağl
**11. Hukuk Dairesi 2010/5204 E. , 2012/4969 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2009 tarih ve 2006/40-2009/792 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı .vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27/03/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili nezdinde işyeri paket sigorta poliçesiyle sigortalanmış olan Yapı Ser Çatı ve Cephe Kaplamaları San.ve Tic.A.Ş.’ye ait polystren levha üretimi konusunda faaliyet gösteren fabrikada 13.03.2005 tarihinde çıkan yangın sonucu tespit edilen toplam 488.820,57 TL hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalıya ödendiğini, sözkonusu yangının davalı firma elemanları tarafından yapılan bakım ve onarım çalışmaları sırasında bu firma elemanlarının dikkatsizlikleri sonucu meydana gelmiş olduğunu ileri sürerek, müvekkili tarafından ödenen hasar tazminatının faiziyle birlikte davalıdan rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, meydana gelen yangın ile müvekkili şirket elemanlarının yaptıkları bakım ve onarım çalışmaları arasında herhangi bir illiyet bağının bulunmadığını, çıkan yangınla ilgili olarak açılan ceza davasının sonucunun işbu davayı etkileyeceğinden beklenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya sigortalı Yapı Ser Çatı ve Cephe Kaplamaları San.ve Tic.A.Ş.’ye ait fabrikada 13.03.2005 tarihinde meydana gelen yangında olay tarihinde fabrikada bulunan makinelerin bakım ve onarımını yapan davalı şirketin herhangi bir kusur, ihmal veya tedbirsizliğinin tespit edilemediği, sigortalı şirketin yetkili müdürü ...’ün iş sağlığı ve iş güvenliği, yangın yönetmeliği yönünden işyerinde alınması gereken önlemler ile çalışma esnasında alınması gereken önlemleri almadığı, tam ve asli kusurlu olarak yangının meydana gelmesine neden olduğu, davalı aleyhine açılan davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacıya sigortalı bulunan fabrikada meydana gelen yangın nedeniyle davacı tarafından sigortalıya yapılan ödemenin davalıdan rücuan tahsili istemine ilişkindir.Davacıya işyeri paket poliçesiyle sigortalı olan Yapı Ser Çatı ve Cephe Kaplamaları A.Ş.’ye ait polystren levha üretim faaliyetinde bulunan fabrikada 13.03.2005 tarihinde çıkan yangında fabrikanın yandığı, yangın sırasında fabrikanın üretimde olmayıp, davalı şirket elemanları tarafından fabrikada bulunan makinenin bakım ve onarımının yapıldığı, yangın sırasında davalı şirket elemanları dışında fabrikada kimsenin bulunmadığı, davacının sigortalısı olan Yapı Ser A.Ş.’ye ait fabrika müdürü ... ile davalı şirketin yangın sırasında fabrikada bulunan ve makine onarımı ile uğraşan elemanları hakkında açılan ceza davasının sonunda ceza mahkemesi tarafından fabrika müdürü ... hakkında kusurunun bulunduğu gerekçesiyle mahkumiyet hükmü tesis edilmiş ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, davalı şirketin elemanları hakkında ise kusurlarının olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir.Mahkemece, davalı şirketin yangının meydana gelmesinde bir sorumluluğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de karar, ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporlarına, ceza mahkemesi tarafından verilen karara ve mahkemece yargılama sırasında alınan ancak ceza mahkemesine sunulan bilirkişi raporlarının genel olarak bir tekrarı niteliğinde düzenlenmiş bulunan bilirkişi raporuna dayalı olarak verilmiştir.Ceza mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar, Borçlar Kanunu 53. maddesi uyarınca hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte bir karar değildir.O halde mahkemece ceza mahkemesince verilen karar ile bağlı olmadan yangının çıkış nedeni konusunda davacı tarafın iddia ve itirazlarını da karşılayan nitelikte, konunun uzmanı akademisyenlerden oluşturulacak bir bilirkişi kurulundan gerekçeli, somut olaydaki özelliklere uygun, bilimsel, denetime elverişli bir rapor alınmak suretiyle yangının çıkış nedeninin açıklığa kavuşturularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz ve davacının itirazlarını karşılamayan bilirkişi raporlarına dayalı olarak eksik inceleme sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücredinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.