Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1108 E. , 2024/2827 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/1108 Karar No:2024/2827 TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... 2. (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Isparta ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi'nde bulunan 21/40 hissesi Hazine'ye ait ... ada, .
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1108 E. , 2024/2827 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/1108 Karar No:2024/2827 TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... 2. (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Isparta ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi'nde bulunan 21/40 hissesi Hazine'ye ait ... ada, ... parsel sayılı 2.238,00 m² yüzölçümlü taşınmazdaki Hazine hissesinin 26/09/2023 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesine göre gerçekleştirilen ihale uhdesinde kalan davacının satış bedelini 15 günlük süre içerisinde ödemediği gerekçesiyle yapılan satış işleminin iptal edilerek 130.000,00-TL tutarındaki geçici teminat bedelinin Hazine'ye irat kaydedileceğine ilişkin Isparta Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün ... tarih ve .. sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; dava konusu işlemin "satışın iptal edilmesine" ilişkin kısmı yönünden; ihaleye katılan ve ihale üzerinde kalan davacıya, ihale kararının onaylandığının ve 15 gün içerisinde satış bedeli ile döner sermaye ücretinin ödenmesi ve taşınmazın adına tescil işlemlerinin tamamlanması gerektiğine ilişkin yazının 12/10/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından ise yasal sürenin son günü olan 27/10/2023 tarihine kadar herhangi bir ödeme yapılmadığı, davacının 2886 sayılı Kanun'un 57. maddesi ile şartnamede belirtilen ihale kararının tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde üzerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmek, bedel yatırmak ve diğer işlemleri yapmak üzere davet edildiği halde bu bedeli yatırmayarak yükümlülüğünü yerine getirmediği açık olduğundan, ihale yoluyla yapılan satış işleminin iptal edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; Dava konusu işlemin "130.000,00-TL tutarındaki geçici teminatın irat kaydedileceğine" ilişkin kısmı yönünden; 2886 sayılı Kanun kapsamında yapılan ihalelerde, anılan Kanun'un 25. maddesi uyarınca %3 oranında geçici teminat alınması gerektiği, dava konusu taşınmazın muhammen bedelinin 650.000,00-TL olarak tespit edildiği, buna göre geçici teminat bedelinin 19.500,00-TL olduğu dikkate alındığında, verilen sürede satış bedelini ödemeyen davacı hakkında 2886 sayılı Kanun'un 54. ve 57. maddelerine göre uygulanabilecek müeyyidenin, ihale konusu işin tahmin edilen bedelinin %3'ü oranında geçici teminat tutarının gelir kaydedilmesi olduğu, bu tutar da 19.500,00-TL olduğu hâlde, davacının yatırmış olduğu toplam 130.000,00-TL teminatın tamamının gelir kaydedilmesine dair dava konusu işlemin, teminatın tamamının irat kaydedilmesine ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin "satışın iptal edilmesine" ilişkin kısmı hukuka uygun bulunarak bu kısım yönünden davanın reddine, "130.000,00-TL tutarındaki geçici teminatın irat kaydedileceğine" ilişkin kısmı ise hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin bu kısmının iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, sözleşmeye davet yazısının yazının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, yazının önce normal bir şekilde tebliğ edilip eğer bu tebliğ gerçekleşmezse mernis şerhli tebligat yapılarak 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen yöntemin izlenilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, davacının 2886 sayılı Kanun'un 57. maddesi ile şartnamede belirtilen ihale kararının tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde satış bedelini yatırmak ve diğer işlemleri yapmak üzere davet edildiği halde bu bedeli yatırmayarak yükümlülüğünü yerine getirmediğinden tahmini bedelin %30'u oranında alınan geçici teminatın irat kaydedilmesi edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı ve davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : 7201 sayılı Kanun'un "Bilinen adrese tebligat" başlıklı 10. maddesinde, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükümleri, "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21. maddesinde, "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." hükümleri yer almaktadır. Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in "Bilinen adreste tebligat" başlıklı 16. maddesinde, ''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü yer almaktadır. Tebligat Kanunu'nun 10. ve 21. maddelerine adres kayıt sistemine ilişkin hükümleri getiren 6099 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde, ''(...) Uygulamada yaşanan sorunları önlemek üzere tasarıda yer verilen en önemli değişiklik, 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nda kabul edilen "adres kayıt sistemi"nin Tebligat Kanunu'na intibakının sağlanmasıdır. Hatta bu yolla, bazen on-on beş tebligatla dahi sonuç elde edilemeyen durumlarda (ilânen tebligatın gerektirdiği istisnaî hâller hariç), en fazla iki veya üç tebligatla sorun çözülebilecektir." ifadesi yer almaktadır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerin yorumlanmasından, 7201 sayılı Kanun'un 10. maddesine eklenen ikinci fıkra ile gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsendiği, muhatabın adresinin kendi tarafından bildirileceği ve bu adrese normal tebligat çıkarılacağı, bildirilen adrese çıkarılan tebligatın iade edilmesi halinde, tebligatın, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrasına belirtilen usule göre çıkarılacağı sonucu çıkarılmaktadır. Ancak ilk defa bildirilen adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi veya başka bir adresi olması arasında fark bulunmamaktadır. Her iki adres de 7201 sayılı Kanun'un 10. maddesinin birinci fıkrası kapsamında bilinen adres niteliğindedir. 7201 sayılı Kanun'un 10. maddesinin ikinci fıkrası ve 21. maddesinin ikinci fıkrasının birbirinden bağımsız biçimde değerlendirilerek, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinden başka adresi bilinmediği gerekçesiyle doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrasına belirtilen usule göre tebligat yapılması, bu usulün kanun koyucunun 5490 sayılı Kanun'a göre doğru adresini zamanında Nüfus Müdürlüğü'ne bildirmeyen vatandaşı cezalandırmak amacına mahsus getirildiği gözetildiğinde Anayasa'nın 36. maddesinde yer alan hak arama özgürlüğünün ihlâline yol açacak düzeyde 7201 sayılı Kanun hükümlerinin dar yorumlanması sonucunu doğuracaktır. Konu ile ilgili Yargıtay'ın yerleşik içtihatları aynı yönde olup, 20/04/2021 tarih ve 31460 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 20/11/2020 tarih ve E:2019/2, K:2020/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararında da Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi ikinci fıkrası uyarınca yapılacak tebligatlarda öncelikle Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi birinci fıkrası uyarınca bilinen adrese tebligat yapılması gerektiği belirtildikten sonra, bilinen en son adres ile mernis adresinin farklı olması halinde, Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğden önce mernis adresine normal yoldan tekrar tebligat yapılmasına, bir başka deyişle tebligatın üç aşamalı olarak yapılmasına gerek olmadığına karar verilmiştir. Dolayısıyla iki aşamalı bir tebligat usulünün kabul edildiği tartışmasızdır. Dava konusu olayda, sözleşmeye davet yazısına ilişkin, davacının bilinen adresi ile aynı olan adres kayıt sistemindeki adresine doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrasına belirtilen usule göre tebligat yapılmış, normal tebligat yolunda yer alan, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini sağlamak amacıyla en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya bildirilme usulü işletilememiş, adres kapalı olduğundan dolayı tebliğ evrakı mahalle muhtarına imza karşılığı teslim edilmiş ve ihbarname kapıya asılmıştır. Bu durumda, davacıya önceden hiçbir tebligat çıkarılmadan doğrudan doğruya 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapılan tebligatın usulsüz ve hukuka aykırı olduğu, sözleşmeye davet yazısının usulüne uygun tebliğ edilmediği, dolayısıyla davacının usulüne göre sözleşme yapmadığından bahsedilemeyeceği anlaşıldığından, "satış işleminin iptal edilmesine" ilişkin kısmı yönünden dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : ESAS YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY: Isparta ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 21/40 hissesi Hazine'ye ait ... ada, ... parsel sayılı 2.238,00 m² yüzölçümlü taşınmazdaki Hazine hissesinin 26/09/2023 tarihinde 2886 sayılı Kanun'un 45. maddesine göre yapılan ihale sonucunda en fazla teklifi veren davacı üzerinde kaldığı, söz konusu kararın ... tarih ve ... sayılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü kararı ile 2886 sayılı Kanun'un 31. maddesine istinaden onaylandığı, bunun üzerine ihale üzerinde kalan davacıya yazının tebliği tarihinden itibaren 15 gün içerisinde satış bedeli ile döner sermaye ücretinin ödenmesi ve taşınmazın adına tescil işlemlerinin tamamlanması gerektiğine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Isparta Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü yazısının 12/10/2023 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesi uyarınca mernis adresine tebliğ edildiği, ancak davacının tebligat yapılmasına rağmen 15 günlük ödeme süresi içerisinde herhangi bir ödeme yapmadığından dolayı satış işleminin iptal edilerek 130.000,00-TL tutarındaki geçici teminatın irat kaydedileceğine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Isparta Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işleminin tesis edilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun "Şartnameler" başlıklı 7. maddesinde, "İhale konusu işlerin her türlü özelliğini belirten şartname ve varsa ekleri idarelerce hazırlanır. Bu şartnamelerde işin mahiyetine göre konulacak özel ve teknik şartlardan başka genel olarak aşağıdaki hususların da gösterilmesi zorunludur: (...) c) Tahmin edilen bedeli, geçici teminat miktarı ve kesin teminata ait şartlar (...)"; "Geçici Teminat" başlıklı 25. maddesinde, "İsteklilerden, ihale konusu olan işin tahmin edilen bedelinin %3'ü oranında geçici teminat alınır. (...)" kurallarına yer verilmiştir. 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'a 19/07/2003 tarih ve 25173 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4916 sayılı Kanun'la eklenen 7/A maddesinde, Hazine'nin özel mülkiyetinde veya Devlet'in hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerin kiralanması, satışı, sınırlı ayni hak tesisi veya ön izin verilmesi ihalelerinde tahmini bedelin % 3'ünden az olmamak üzere %30'una kadar geçici teminat alınabileceği; Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 25. maddesinde, Yönetmeliğe göre yapılacak ihalelerde, tahmin edilen bedelin yüzde onundan az olmamak üzere yüzde otuzuna kadar, işin niteliğine göre ita amirince belirlenecek miktarda geçici teminat alınacağı" kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 1.Temyize konu İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin "satış işleminin iptal edilmesine" yönelik olarak davanın reddine ilişkin kısmında hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır. 2. Temyize konu İdare Mahkemesi kararının, "130.000,00-TL tutarındaki geçici teminatın irat kaydedileceğine" ilişkin kısmı incelendiğinde ise; uyuşmazlık konusu ihaleye ait satış şartnamesinin, ihale konusu işin her türlü özelliğini belirttiği ve 2886 sayılı Kanun'un 7/2 maddesinde sayılan şartnamede gösterilmesi gereken genel hususları içerdiği, muhammen bedelin belirlendiği, davacı tarafından ihale öncesinde tahmin edilen bedele, geçici teminata, kesin teminata, tapu kayıtlarına, taşınmaz sınırına ve yüz ölçümüne yönelik herhangi bir itirazda bulunulmadığı, mevcut durumu bilerek ihaleye katıldığı; 2886 sayılı Kanun'un 25. maddesinde, tahmin edilen bedelin %3'ü oranında geçici teminat alınacağı kuralına yer verilmiş ise de 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'a 19/07/2003 tarih ve 25173 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4916 sayılı Kanun'la eklenen 7/A maddesinde, Hazine'nin özel mülkiyetinde veya Devlet'in hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerin kiralanması, satışı, sınırlı ayni hak tesisi veya ön izin verilmesi ihalelerinde tahmini bedelin %3'ünden az olmamak üzere %30'una kadar geçici teminat alınabileceğinin düzenlendiği, Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 25. maddesinde de, benzer şekilde, Yönetmeliğe göre yapılacak ihalelerde, tahmin edilen bedelin yüzde onundan az olmamak üzere yüzde otuzuna kadar, işin niteliğine göre ita amirince belirlenecek miktarda geçici teminat alınacağının kurala bağlandığı; ihalenin konusunun Isparta ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi'nde bulunan 21/40 hissesi Hazineye ait ... ada,... parsel sayılı 2.238,00 m² yüzölçümlü taşınmazdaki Hazine hissesinin satışı olduğu dikkate alındığında, Hazine'nin mülkiyetinde olan taşınmazın satışına ilişkin dava konusu ihalede, tahmin edilen bedelin %30'u oranında geçici teminat alınmasında ve davacının 2886 sayılı Kanun'un 57. maddesi ile şartnamede belirtilen ihale kararının tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde satış bedelini yatırmak ve diğer işlemleri yapmak üzere davet edildiği halde bu bedeli yatırmayarak yükümlülüğünü yerine getirmediğinden tahmini bedelin %30'u oranında alınan geçici teminatın irat kaydedilmesi edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, temyize konu İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında hukukî isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının dava konusu işlemin "satış işleminin iptal edilmesi" yönünden davanın reddine ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının bu kısmı ile davalı idare lehine hükmedilen vekâlet ücretine ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Davalının temyiz isteminin kabulüne; 4. Temyize konu Mahkeme kararının, dava konusu işlemin "130.000,00-TL tutarındaki geçici teminatın irat kaydedileceğine" ilişkin kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca iptaline ilişkin kısmının BOZULMASINA, 5. Bu kısım yönünden de DAVANIN REDDİNE, 6. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacı tarafından yapılan toplam ....-TL ilk derece ve temyiz yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7. Kullanılmayan ...-TL ilk derece aşamasındaki yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 8. Davalı idare tarafından yapılan ...-TL temyiz yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 9. Davalı idare harçtan muaf olduğundan, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca temyiz aşamasında tahsil edilmeyen toplam ...-TL temyiz harcının davacıdan tahsil edilerek Hazine'ye irat kaydedilmesine, gereği için Mahkemece ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 10. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine, 11. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 12. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 13/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.