8. Hukuk Dairesi 2022/7887 E. , 2025/1942 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/96 E., 2022/227 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine TEMYİZ EDENLER : Davalı ... İdaresi vekili, davalı Hazine temsilcisi, davacılar vekili Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, dava
**8. Hukuk Dairesi 2022/7887 E. , 2025/1942 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/96 E., 2022/227 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine TEMYİZ EDENLER : Davalı ... İdaresi vekili, davalı Hazine temsilcisi, davacılar vekili Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacılar vekili ile davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar ... ... ve ... dava dilekçelerinde; Mardin ili ... ilçesi ... köyü 108 ada 1 ve 4 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sonucu davalı Hazine adına tespit gördüğünü, taşınmazların eski tapusunun bulunduğunu, taşınmazların maliki olduklarını ileri sürerek, taşınmazların adlarına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince 22.12.2016 tarihli ve 2015/116 Esas, 2016/209 Karar sayılı kararla; "... dava konusu Mardin ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 108 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tarımı elverişli olduğu, orman sayılmayan yerlerden olduğu, zilyetlikle iktisabının mümkün olduğu, dava konusu Mardin ili ... ilçesi ... köyü 108 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ise eski yıllardan beri susuz tarım şartlarında olduğu, toprak yapısı itibarıyla killi-tınlı yapıda olduğu , üst yamaçtaki meyilli yerlerin taşlık, kayalık ve kıraç olduğu, üzerinde meşe ağaçlarının yoğunlukta bulunduğu, orman sayılmayan yerlerden olduğu, zilyetlikle iktisabının mümkün olduğu ..." gerekçesiyle, 108 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 30.04.2013 tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen 15.985,89 m²'lik kısmın davacı ... ... mirasçıları adına, (B) harfi ile gösterilen 42.789,16 m²'lik kısmının ... adına, 108 ada 1 parsel sayılı taşınmazın (D) harfi ile gösterilen 2.808,09 m²'lik kısmın davacı ... ... mirasçıları adına, (E) harfi ile gösterilen 14.060,68 m²'lik kısmının ... adına tesciline dair karar, davalı Hazine ve Orman İdaresinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 21.01.2020 tarihli ve 2017/7180 Esas, 2020/277 Karar sayılı ilamıyla; "... İlk Derece Mahkemesince, taşınmazları kapsayan ve bozma sonrası keşifte uygulanan 1950 tarihli memleket haritasının dayanağı hava fotoğraflarının ve varsa amenajman planının getirtilmesi, taşınmazların memleket hartitasındaki durumunun net bir şekilde tespit edilmesi, davacı gerçek kişilerin dayandığı tapu kayıtları ve kayıtların ilk tesisinden itibaren sıra izler biçimde tüm geldi gittilerinin, varsa ifraz tapuları ve krokilerinin, kök tapu kaydının ilçe tapu müdürlüğünde bulunmaması halinde Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Daire Başkanlığından getirtilmesi, tapu kayıtlarının başka parsellere revizyon görüp görmediğinin tespit edilmesi, revizyon görmüş ise revizyon gördüğü kadastro parsellerine ait kadastro tespit tutanaklarının getirtilmeli ve bu tapu kaydına dayanılan ve çekişmeli taşınmazlara komşu olan taşınmazlara ilişkin açılmış bulunan başkaca dava bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa bu dava dosyaları tespit edilerek dosya arasına alınması ve aynı kayda dayanılarak komşu taşınmazlara ilişkin açılmış bulunan başka dava dosyası bulunup bulunmadığının araştırılması, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, keşifte tapu kaydının usulünce uygulanması, taşınmazların 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun), 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun) ve 5658 sayılı Orman Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun'lar (5658 sayılı Kanun) karşısındaki durumunun saptanması; taşınmazın orman olup olmadığının belirlenmesi, orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde davanın reddine karar verilmesi, orman sayılmayan yerlerden olmadığının belirlenmesi halinde ise bu kez davacı gerçek kişilerin dayandığı tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığının, yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve aynı yönteme göre belirlenecek taraf tanıkları huzuru ile davacı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydının yerel bilirkişi yardımı ile zemine uygulanması ve tüm deliller birlikte değerlendirip, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu taşınmazların eski yıllardan beri susuz tarım şartlarında olduğu, killi - tınlı toprak yapısında, kuru tarım arazisi olduğu, üst yamaçlarda meyili olan yerlerin ise taşlık, kayalık ve kıraç alan olduğu, taşınmazların ilmen ve fennen orman sayılmayan yerlerden olduğu, orman sayılmayan alanların zilyetlikle iktisabının mümkün olduğu, taşınmazların halen davacıların tasarrufu altında bulunduğu ..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve Mardin ili ... ilçesi ... köyü 108 ada 1 parsel yönünden açılan davanın reddine, 108 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 11.06.2021 tarihli fen bilirkişi raporu ve ek 4'deki ekli krokisinde belirtilen (Y2), (Y1) ve (C) harfleri ile gösterilen kısımlar yönünden davanın reddine, (A) harfi ile gösterilen 13.959,29 m²'lik kısmın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tespit ve tesciline, (B) harfi ile gösterilen 28.806,15 m²'lik kısmın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tespit ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; bozma ilamına uyulduğu halde, bozma gerekleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmemiştir. Hükmüne uyulan bozma ilamında davacı gerçek kişilerin dayandığı tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren tüm geldi - gittileri ile ifraz tapularının ve krokilerinin İlçe Tapu Müdürlüğünden, bulunmaması halinde Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Daire Başkanlığından getirtilmesi, tapu kayıtlarının başka parsellere revizyon görüp görmediğinin tespit edilmesi, revizyon görmüş ise revizyon gördüğü kadastro parsellerine ait kadastro tespit tutanaklarının getirtilmesi ve bu tapu kaydına dayanılan ve çekişmeli taşınmazlara komşu olan taşınmazlara ilişkin açılmış bulunan başkaca dava bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa bu dava dosyalarının tespit edilerek dosya arasına alınması, yapılacak keşifte tapu kaydının usulünce uygulanması gereğine değinilmiş olmasına rağmen, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Daire Başkanlığının müzekkere cevabında, mahkemece dayanak tapu kaydının tarih ve sıra numarası belirtilmediğinden arama yapılamadığı bildirildiği halde, dosyadaki belgelerin eklenmesi suretiyle yeniden müzekkere yazılarak söz konusu kayıtlar istenilmemiş, ayrıca, mahallinde 04.06.2021 tarihinde yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda, dava konusu edilen Mardin ili ... ilçesi ... köyü 108 ada 4 parsel sayılı taşınmazın hava fotoğraflarına göre, çok uzun süreden beri tarım arazisi olarak kullanıldığına yönelik tespitler yapılmış ise de, "Parsel Sorgu" sistemi üzerinden yapılan incelemede dava konusu taşınmazın üzerinde herhangi bir kültür ağacının bulunmadığı gözlemlenmiş ve ziraatçi bilirkişi raporundaki hakkında kabul kararı verilen taşınmaz bölümü üzerinde fıstık fidanı bulunduğu yönündeki tespitin de somut verilerle örtüşmediği anlaşılmıştır. Öte yandan; İlk Derece Mahkemesince, davacılar adına belgesizden zilyetlik yolu ile edinilen taşınmaz miktarı yönünden araştırma yapılmış ise de, 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinde "Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir." hükmü gereğince, tapu müdürlüğünden dava konusu taşınmazların bulunduğu çalışma alanı içerisinde belgesizden edinilen taşınmaz miktarının ve taşınmazların sorulması gerekirken, tüm taşınmazlara yönelik bilgi istendiği ve tapu müdürlüğünce de çalışma alanı sınırlaması dikkate alınmadan müzekkereye cevap verildiği ve ayrıca davacılar ile birlikte vefat eden ... ... mirasçıları yönünden de araştırma yapılması gerekirken mirasçılar yönünden araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, davacıların 27.10.2011 havale tarihli dilekçelerine ek olarak dosyaya sundukları ve dava konusu taşınmazlara ait olduğunu belirttikleri tapu kayıtlarına ilişkin belgelerin de yazılacak müzekkereye eklenmesi suretiyle dayanılan tapu kayıtlarının ilk tesislerinden itibaren tüm geldi - gittileri ile varsa ifraz tapuları ve krokileri İlçe Tapu Müdürlüğünden, bulunmaması halinde Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Daire Başkanlığından getirtilmeli, kayıtların Osmanlıca olması halinde tercümesi yaptırılmalı, dayanılan tapu kayıtlarının kadastro sırasında revizyon görüp görmedikleri araştırılmalı, revizyon görmüşlerse revizyon gördükleri kadastro parsellerine ait kadastro tespit tutanakları getirtilmeli ve bu tapu kaydına dayanılarak çekişmeli taşınmazlara komşu olan taşınmazlara hakkında açılmış bulunan başkaca dava bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa bu dava dosyaları tespit edilerek dosya arasına alınmalı ve bu şekilde dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, üç ziraat mühendisi bilirkişisi ve bir fen elemanının katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte, dosya arasına getirtilen belgeler çekişmeli taşınmazla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli, 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı, tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanun'un 45 inci maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 tarihli ve 31/13 Esas-Karar; 14.03.1989 tarihli ve 35/13 Esas-Karar ve 13.06.1989 tarihli ve 7/25 Esas-Karar sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 14 üncü maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli, toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli, hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dosyaya eklenmeli, kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp orijinal - renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazlar çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazların niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği tespit edilmeli ve bilirkişilerden, taşınmazların üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan, somut tespitlerle örtüşen bilirkişi raporu alınmalıdır. Yapılacak araştırma sonucu çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiği takdirde, davanın reddine karar verimeli; taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığının anlaşılması halinde bu kez, taşınmazların davacı gerçek kişilerin dayandığı tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı tereddütsüz olarak belirlenmeli, bu cümleden olarak, taşınmazların bulunduğu yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve aynı yönteme göre belirlenecek taraf tanıkları huzuru ile dava konusu taşınmazlar başında yapılacak keşifte 3402 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi hükmü uyarınca öncelikle davacı tarafın dayandığı tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı ve fen bilirkişi eliyle zemine uygulanmalı, uygulamada mevcut ise tapu kaydının haritası, mevcut değil ise tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri esas alınmalı, yerel bilirkişilerce bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişiye tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaretlettirilmeli, dayanılan tapu kayıtları değişebilir sınırları içerdiğinden, 3402 sayılı Kanun'un 20/C ve 32/3 üncü maddeleri gereğince yüzölçümüne /miktarına değer verilerek kapsamının belirlenmesi gerektiği gözetilmeli, tarafların dayandıkları tapu kayıtları kapsamında kalan başkaca taşınmazlar mevcut ise bu taşınmazların yüzölçümleri tapu kaydı miktarının hesabında dikkate alınmalı, sınırında orman bulunması nedeniyle kayıt miktar fazlasının ormandan açma yapılarak kazanıldığı ve bu yerlerin zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğu kabul edilmeli, davacılar ve vefat eden davacı ... ... mirasçıları yönünden 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği ilgili Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, aynı Kanunun 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış taşınmaz miktarı belirlenip, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacılar vekili ile davalılar Hazine temsilcisi ve Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacılara iadesine, Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.