8. Hukuk Dairesi 2020/372 E. , 2020/1878 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali, Terkin Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı Hazine vekili, tapuda davalılar adına tescilli bulunan dava konusu 216 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içe…
**8. Hukuk Dairesi 2020/372 E. , 2020/1878 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali, Terkin Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı Hazine vekili, tapuda davalılar adına tescilli bulunan dava konusu 216 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını belirterek taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmazın tapudan terkinini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalılardan ..., ..., ..., ... ve Hurinaz Sütçü tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3621 sayılı Kıyı Kanunu ile Türk Medeni Kanunu'nun 715 ve 999. maddelerine dayalı olarak açılmış tapu kaydının iptali ile sicilden terkini isteğine ilişkindir. Somut olayda; Her ne kadar Mahkemece, davaya konu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, Mahkemenin bu gerekçesine katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; Kesin hüküm dava şartlarındandır (HMK mad.114/1-i). Hazine'nin de tarafı olduğu bir ilam ile taşınmazın özel mülkiyete konu teşkil ettiği benimsenerek bir tescil hükmü kurulur ve taşınmaz hakkında bir sicil kaydı tesis edilirse, artık bu kararın Hazine'yi bağlamayacağından söz edilemez. Dava konusu 216 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde, taşınmazın davalıların murisleri olan ... ve ... adına ½ paylı olarak 15.11.2002 tarihinde hükmen tescil edildiği, tescile dayanak ilamda Hazine'nin taraf olduğu, yapılan yargılama sırasında Mahkemece taşınmazın denizden kazanılma bir yer olup olmadığına dair araştırma ve inceleme yapılmakla taşınmazın kıyı kenar çizgisi dışında olduğunun tespit edildiği ve kararın 15.11.2002 tarihinde kesinleştiği anlaşmaktadır. Bu durumda dava konusu parselin tapuya tesciline esas olan Karacabey Kadastro Mahkemesinin 25.08.2000 tarihli ve 1994/4 Esas ve 2000/1 Karar sayılı ilamının eldeki dava yönünden kesin hüküm oluşturduğu açık olup, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi yerinde değildir. SONUÇ: Davalılardan ..., ..., ..., ... ve Hurinaz Sütçü’nün temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.