10. Hukuk Dairesi 2011/19881 E. , 2013/6710 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi Dava, icra takibinin iptali ile davacının emekli aylığına konulan haczin kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü v
**10. Hukuk Dairesi 2011/19881 E. , 2013/6710 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi Dava, icra takibinin iptali ile davacının emekli aylığına konulan haczin kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re'sen ele alınması gereken bir husustur. İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş olan istisnai nitelikte özel mahkemeler olup, mahkemenin görevini belirlerken taraflar arasındaki uyuşmazlığın hangi hukuki sebebe dayandığına bakmak gerekir. Davaya konu somut olayda, davalı Kurum ile dava dışı asıl borçlu ... Makina Ticaret ve Sanayi A.Ş. arasında akdedilen 06.09.1996 tarihli kira sözleşmesine istinaden, Kuruma ait ... tesisi 25 yıllığına anılan şirkete kiralanmıştır. Dava dışı şirket tarafından, davacıya verilen 14.08.1995 tarihli hususi vekaletnameye istinaden, davacı 06.09.1996 tarihli kira sözleşmesini şirket adına imzalamıştır. Davacı iş bu dava ile, anılan kira sözleşmesini vekil sıfatıyla imzaladığını, asıl borçlu anonim şirkette herhangi bir ortaklık ve üst düzey yönetici sıfatının bulunmadığını, kira sözleşmesinin tarafı olmadığı halde, aleyhine takip yapılarak, emekli aylığına haciz konulmasının usulsüz olduğunu belirterek, icra takibinin iptali ile emekli aylığına konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, kira sözleşemesinin asıl borçlusu olan anonim şirkete herhangi bir tebligat yapılmadan, davacıya ödeme emri gönderildiği, davacının kira sözleşmesini vekil sıfatıyla imzaladığı, borcun esasına ilişkin sorumluluğunun bulunmadığı, asil yerine vekile yapılan takibin usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 506 sayılı Kanunun 80/11. maddesinde; “Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludurlar” hükmü öngörülmüştür. Anılan madde hükmüne göre, tüzel kişiliği haiz bir özel kuruluşta görev yapan bir kişinin primlerin ödenmesinden işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olabilmesi için; primlerin tahakkuk ve ödenmesinde yetkili, üst düzey yöneticisi olması zorunludur. ... Ticaret Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca, bir anonim şirketin idare ve yönetimi aynı zamanda karar organı olarak, yetkili idare meclisince yerine getirilmektedir. Her iki hükmün birlikte değerlendirilmesi durumunda; anonim şirket yönünden primlerin ödenmesinde, sorumlu üst düzey yöneticiden söz edebilmek için bu kimsenin yönetim kurulunda başkan veya başkan yardımcısı gibi unvan taşıması veya imza yetkisine sahip üye olması veya şirketin yönetiminde parasal konularda yetkili genel müdür, finansman veya muhasebe müdürü gibi üst düzeyde sorumluluk taşıyan görevli olması gerekir. Bunun dışında kalan ve şirketin idare veya mali işlerinde doğrudan söz sahibi veya yetkili olmayan, karar organında yer almayan kişilerin işveren ile birlikte müşterek sorumluluğu düşünülemez. Şirkette görevli bir kimsenin belli konularda imza sahibi olması da bu zorunluluğu ortadan kaldırmaz. Öte yandan; davalı Kurum ile dava dışı ... Makina Ticaret ve Sanayi A.Ş. arasında akdedilen 06.09.1996 tarihli kira sözleşmesinin 6. maddesinde; "Açık artırmaya şirket adına katılınması ve şirket adına sözleşme yapılması sırasında sözleşmeyi şirket adına imzalayan yetkili veya yetkililer sözleşme ve özel şartların uygulanmasından doğacak Kurum alacaklarının 6 aylık kira bedeli tutarındaki teminatın dışında ve şirket tüzel kişiliğinin mal varlığından ayrı olarak mal varlıkları ile de karşılamayı müteselsil ve ortaklaşa borçlu olarak kabul ve taahhüt edilir" hükmü yer almaktadır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında yapılan değerlendirmeye göre; 506 sayılı Kanunun 80/11. ve ... Ticaret Kanunu'nun 317. maddeleri gereğince, davacının anonim şirkette yetkili, üst düzey yönetici sıfatının bulunmadığı, anonim şirket tarafından davacıya verilen 14.08.1995 tarihli hususi vekaletnameye istinaden belli konularda imza sahibi olmasının da bu zorunluluğu ortadan kaldırmadığı, aksine davacının davalı Kuruma karşı sorumluluğunun dayanağını 06.09.1996 tarihli kira sözleşmesinin 6. maddesi teşkil ettiğinden, sözleşmeden doğan sorumluluk hükümleri kapsamında, davanın yasal dayanağının Borçlar Kanunu olması nedeniyle, davanın iş mahkemelerinde değil, genel mahkemelerde görülmesi gerekir. Şu halde, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemelerin görevli olduğu nazara alınmaksızın, işin esasına girilerek karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.