Başvuru, özel bir güvenlik şirketinde çalışan başvurucunun sosyal medyada beğendiği paylaşımlar nedeniyle iş akdinin feshedilmesinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, özel bir güvenlik şirketinde çalışan başvurucunun sosyal medyada beğendiği paylaşımlar nedeniyle iş akdinin feshedilmesinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu 1976 doğumlu olup iş akdinin feshedildiği 27/7/2016 tarihine kadar özel bir güvenlik şirketine bağlı güvenlik görevlisi olarak Anadolu Üniversitesinde belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışmıştır. Başvurucu 15/7/2016 tarihinde yaşanan darbe teşebbüsünden bir gün sonra Facebook isimli sosyal medya hesabı üzerinden başka hesaplar tarafından yapılan iki ayrı paylaşımı "Beğen" butonuna basarak beğenmiştir. Güvenlik şirketi, başvurucunun bahse konu paylaşımları beğenmiş olmasının suçu ve suçluyu övdüğü anlamına geldiğini değerlendirerek iş akdini 27/7/2016 tarihinde "haklı nedenle" feshetmiştir. Başvurucu; fesih işleminin haksız olduğunu iddia ederek işe iade talepli tespit davası açmıştır. Davanın görüldüğü Eskişehir İş Mahkemesi (Mahkeme) 20/12/2016 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Gerekçeli kararında Mahkeme; ülkenin içerisinde bulunduğu olağanüstü dönem içerisinde işverenlerden şüphelendikleri kişilerle çalışmalarının beklenemeyeceği, haklılık derecesi tam anlamıyla oluşmadığı düşünülse bile şüpheli bir durumun varlığı nedeniyle işverenin şüphe feshinin geçerli olduğu değerlendirmesinde bulunmuştur. Kararın istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) 4/4/2017 tarihinde Mahkemenin kararını kaldırmıştır. Gerekçeli kararında Bölge Adliye Mahkemesi; Mahkemenin hangi paylaşımı esas alarak karar verdiğinin anlaşılamadığını, davacının beğeni yapıp yapmadığı, yaptı ise hangi paylaşımları beğendiği konusunda uzman teknik bilirkişiden rapor alınarak feshin geçerli veya haklı nedene dayanıp dayanmadığının tespit edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Anılan karar üzerine Mahkeme, dosyayı bilirkişiye tevdi etmiştir. Bilirkişi başvurucunun sosyal medya hesabına girememesi üzerine başvurucunun rızası ile şifresini alarak başvurucunun hesap geçmişini incelemiştir. Bilirkişi raporunda başvurucunun iki ayrı paylaşımı beğendiğini tespit etmiştir. Paylaşımlardan ilki A.G. isimli bir şahıs tarafından yapılan 16/7/2016 tarihli "camide okunan sela camiye gelin diye okunur, sokağa çıkın diye değil" şeklindeki bir paylaşımdır. Diğeri ise yine aynı tarihte özel harekat isimli bir hesap tarafından yapılan şöyle bir paylaşımdır:"Bir tane er düşünün,Ankara gibi bir yerde askerlik yapıyor.Etrafında oksijenden çok rütbeli asker mevcut.Yat diyorlar yatıyor, kalk diyorlar kalkıyor.Gece 2'de kalkıp 4'e kadar nöbet tutuyor.Nöbet çıkışı geri uyuyup 6'da uyanıyor.Soğuk su ile traşını oluyor.Kibrit kutusu gibi 3 tane kahvaltılık ile karnını doyuruyor.Aklında annesi, babası belki de 300 gündür yüzünü görmediği sevdikleri.Tanka bin diyorlar biniyor,Sür diyorlar sürüyor,Dur diyorlar duruyor.Karşısında, sözde elinde şerefini koruduğu millete mensup bir kitle.Su şişesi atıyor, taş atıp sopa sallıyor. araçtan indirilip linç edilmeye çalışılıyorElinde askerliği boyunca en fazla 20 kez mermi attığı silahı var, yine onu kullanmıyor.Korkulu ve şaşkın gözlerle etrafa bakıyor.Gözü dönmüş, sözde milletin iradesi de kafire saldırır gibi salyalarını en fazla 20 yaşında Olan er'in üzerine akıtıyor.Görüntüler, videolar ortada.biri bile silahını kullanmıyor!Şimdi bunları geçelim, o er'i televizyonda izleyen annesine gelelim, 20 yaşına kadar gözünden sakındığı, vatana kurban olsun diye eline kına yakıp yolladığı oğlunu bu şekilde görüyor. Bütün dinler toplansa, dünyadaki tüm inançlar birleşse, bu ananın hakkını verin dese, bütün insanlar toplansa yine ödeyemez. Benim gözümde, ailem dahil bilerek veya bilmeyerek kim bu meydanlara inmişse, kim bu oyuna ortak olmuşsa, o insanda şeref namına bir zerre bile yoktur." Mahkeme 6/9/2017 tarihli kararıyla davanın reddine karar vermiştir. Gerekçeli kararında Mahkeme; önceki gerekçesini yineleyerek olayda şüpheli bir durum olduğu ve işverenin şüphe feshinin geçerli olduğu kanaatine varmıştır. İstinaf edilmesi üzerine kararı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi, iş ilişkisinin devamı için gerekli güven ilişkisinin sarsıldığı değerlendirmesinde bulunarak 13/7/2018 tarihinde istinaf talebinin reddine karar vermiştir. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay Hukuk Dairesi 18/10/2018 tarihinde herhangi bir gerekçe belirtmeden kararın onanmasına karar vermiştir. Başvurucu, nihai kararı 4/12/2018 tarihinde öğrendikten sonra 31/12/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.