19. Hukuk Dairesi 2013/6151 E. , 2013/10318 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı, daha önceden vekillik görevini de yaptığı davalı bankadan kredi sözleşmesi uyarınca kredi kullandığını, banka tarafı…
**19. Hukuk Dairesi 2013/6151 E. , 2013/10318 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı, daha önceden vekillik görevini de yaptığı davalı bankadan kredi sözleşmesi uyarınca kredi kullandığını, banka tarafından birtakım avukatlık ücretlerinin kendisine ödenmediğini, davalı banka tarafından vekalet sözleşmesinin hiçbir neden gösterilmeksizin feshedildiğini, kullandığı krediden kaynaklanan borcunun davalı banka tarafından takip hesabına aktarılması nedeniyle T.C.Merkez Bankası'nın borcunu ödemeyenler kara listesine girdiğini ve kredi itibarının zedelendiğini belirterek, vekalet ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline, kredi borcunun bu alacaklardan mahsubu ile sözkonusu kredi sözleşmesi bakımından davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı ile müvekkili banka arasında avukatlık sözleşmesi yapıldığını, bankanın yetki vermiş olmamasına rağmen davacının banka borçlularından banka alacağının tahsili için başlatılan takiplerde haksız olarak para tahsil ettiğini, bu tutarlar nedeni ile davacının müvekkili bankaya borçlu olduğunu, toplam borç tutarının mahsubu yapıldıktan sonra bakiye kalan borcunu ödemesi için noter kanalı ile ihtarname gönderildiğini, ancak davacının herhangi bir ödeme yapmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının 06/04/2012 tarihli feragat dilekçesinin dosyaya ibraz edildiği, davacı tarafından davalı banka ile yapılan sulh görüşmeleri sırasında bu belgenin istenmesi üzerine icra dosyasında gayrimenkulünün satışının düşürülmesi için feragat verdiği ve bu nedenle özgür irade altında feragat vermediği iddia edilmişse de, feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı, icra dosyasında borçlu olan ve gayrimenkulü satışa sunulan davacının bu satışın gerçekleşmemesi için feragat verdiğinin ihtilafsız olduğu, satışın gerçekleşmemesinin davacının menfaatine bir durum olduğu, hukuki bilgiye sahip bir avukat olan davacının feragatin sonuçlarına katlanması gerektiği belirtilerek, davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacının yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 04.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.