Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/5360 E. , 2024/3716 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/5360 Karar No : 2024/3716 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Y…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/5360 E. , 2024/3716 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/5360 Karar No : 2024/3716 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, 16/09/2010 tarihinde Hakkari ili, Merkez, ... köyü karayolunun ... km'sinde, ... plakalı aracın geçişi sırasında yola döşenen mayının patlaması sonucu 9 kişinin ölümü ve yaralanmalar nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini istemiyle davalı idareye yapılan 12/11/2010 tarihli başvurunun zımnen reddi üzerine ... için, oğlu ...'un vefatı nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat, kızı ...'un vefatı nedeniyle 10.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat, torunları ... ve ...'un yaralanması nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminat, kız kardeşi ...'ın vefatı nedeniyle 15.000,00 TL manevi tazminat, yeğeni ...'un vefatı nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminat, amcasının kızı ... ile amcasının oğlu ...'nin vefatı nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminat, halası ...'ın vefatı nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 110.000,00 TL maddi (miktar artırımı ile 130.284,00 TL) ve 155.000,00 TL (miktar artırımı ile 185.000,00 TL) manevi tazminatın, ... için, oğlu ...'un vefatı nedeniyle 110.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat, kızı ...'un vefatı nedeniyle 10.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat, torunları ... ve ...'un yaralanması nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 120.000,00 TL (miktar artırımı ile 140.518,00 TL) maddi ve 110.000,00 TL (miktar artırımı ile 140.000,00 TL) manevi tazminatın, ... için, ağabeyi ...'un vefatı nedeniyle 20.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminat, ablası ...'un vefatı ve yeğenlerinin yaralanması nedeniyle 20.000,00 TL manevi tazminat, kuzenleri, halaları ve diğer yakınlarının vefatı nedeniyle 5.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 20.000,00 TL maddi ve 45.000,00 TL manevi tazminatın, ... için, ağabeyi ...'un vefatı nedeniyle 30.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminat, ablası ...'un vefatı ve yeğenlerinin yaralanması nedeniyle 20.000,00 TL manevi tazminat, kuzenleri, halaları ve diğer yakınlarının vefatı nedeniyle 5.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 30.000,00 TL maddi ve 45.000,00 TL manevi tazminatın, ... için, ağabeyi ...'un vefatı nedeniyle 30.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminat, ablası ...'un vefatı ve yeğenlerinin yaralanması nedeniyle 20.000,00 TL manevi tazminat, kuzenleri, halaları ve diğer yakınlarının vefatı nedeniyle 5.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 30.000,00 TL maddi ve 45.000,00 TL manevi tazminatın, ... için, ağabeyi ...'un vefatı nedeniyle 15.000,00 TL manevi tazminat, kardeşi ...'un vefatı ve yeğenlerinin yaralanması nedeniyle 15.000,00 TL manevi tazminat, kuzenleri, halaları ve diğer yakınlarının vefatı nedeniyle 5.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 35.000,00 TL manevi tazminatın ve meydana gelen patlama sonucunda ... plaka sayılı aracın kullanılamaz hale gelmesi sebebiyle 35.000,00 TL ve aracın çalışamaması sebebiyle 15.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Danıştay Onuncu Dairesinin 17/06/2020 tarih ve E:2018/5263, K:2020/2051 sayılı bozma kararına uyularak, olay öncesi istihbari bilgi bulunmasına rağmen gerekli güvenlik önlemlerinin alınmayarak güvenlik hizmetinin gereği gibi yürütülmediği, bu nedenle olayda hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle, maddi tazminat yönünden; yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde alınan hesap raporlarının hükme esas alınabilecek yeterlikte olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davacıların maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile, çocuklarının vefatı nedeniyle uğradıkları destekten yoksun kalma zararına karşılık davacı ...'a 125.284,00 TL, davacı ...'a 140.518,00 TL maddi tazminatın 110,000,00 TL'sine idareye başvuru tarihi olan 12/11/2010 tarihinden, kalan kısmına miktar artırım tarihi olan 21/05/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, müteveffalar ile aralarında destek ilişkisi bulunmadığından kardeşler davacı ...'un, davacı ...'un, davacı ...'un maddi tazminat taleplerinin reddine, ... plaka sayılı aracın için kullanılamaz hale gelmesi sebebiyle 30.500,00 TL maddi tazminatın ... ve ...'a idareye başvuru tarihi olan 12/11/2010 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, aracın çalışamaması nedeniyle gelir kaybı niteliğindeki tazminat talebinin reddine, manevi tazminat yönünden; davacı ...'a 125.000,00 TL, davacı ...'a 110.000,00 TL, davacı ...'a 35.000,00 TL, davacı ...'a 35.000,00 TL, davacı ...'a 25.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 12/11/2010 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yetersiz olduğu, kardeşlerin maddi tazminat taleplerinin reddinin hatalı olduğu, aracın çalışamaması nedeniyle talep edilen gelir kaybı niteliğindeki tazminatın reddinin hatalı olduğu, acil yardım fonundan bağlanan 5.000,00 TL'lik yardımın hesaplanan maddi tazminattan yarar olarak düşülmesinin hatalı olduğu iddialarıyla İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, olayın meydana gelmesinde idarenin sorumluluğunun bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yüksek olduğu, manevi tazminata faiz işletilemeyeceği iddialarıyla İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının kısmen gerekçeli olarak onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : 16/09/2010 tarihinde Hakkari ili, Merkez, Geçitli köyü karayolunun 20. km'sinde, ... plakalı aracın geçişi sırasında yola döşenen mayının patlaması sonucu davacıların yakınlarının vefatı ve yaralanmalarında idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini istemiyle davalı idareye yapılan 12/11/2010 tarihli başvurunun zımnen reddi üzerine maddi ve manevi tazminat ödenmesi talepli bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalardır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, yani zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir. Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetimi yapılacağından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karakteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A. Temyize konu kararın; Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın destekten yoksun kalma nedeniyle talep ettikleri maddi tazminat istemlerinin esasına ilişkin kısmının ve adı geçen davacıların manevi tazminat istemlerine ilişkin kısımlarının incelenmesi: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın yukarıda belirtilen kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bununla birlikte, İdare Mahkemesince, yukarıda belirtilen kısımlar yönünden, Dairemizin E:2021/4618 sayılı dosyasında bulunan Emniyet Genel Müdürlüğünün bila tarih ve ... sayılı bilgi notunda, olay öncesinde söz konusu yolda terör örgütü mensuplarınca saldırı yapılacağına ilişkin istihbari bilgi bulunduğunun belirtilmesinin yanında, olayla ilgili olarak düzenlenen 2011/29 sayılı Fezlekede, olaydan önce geçici güvenlik korucularının mevzilendikleri mevzinin patlama noktasına 1400 m. mesafede bulunduğu ve noktanın mevziden çıplak gözle görülebildiği de belirtildiğinden, mevziye oldukça yakın bir noktada yolda saldırı yapılacağına ilişkin istihbari bilgi de bulunmasına rağmen idarece gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığı, bu nedenle olayda hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle, davanın karara bağlanması gerekirken, olay öncesi istihbari bilgi bulunmasına rağmen gerekli güvenlik önlemlerinin alınmayarak güvenlik hizmetinin gereği gibi yürütülmediği, bu nedenle olayda hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle karar verilmesinde neticesi itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır. B. Temyize konu kararın; davacılar ... ve ...'un maddi tazminat istemlerinin miktar artırım dilekçesiyle artırılan tutarın yasal faiz başlangıcına ilişkin kısmının incelenmesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştayın içtihatlarıyla kabul edilmiştir. Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir. Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır. Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırımı suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, artırılan tazminat miktarı bakımından da, idareye başvurunun yapıldığı tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, temyizen incelenen İdare Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasında yer alan, "A-1)Davacı ...'a 125.284,00 TL maddi tazminatın 110,000,00 TL'sine idareye başvuru tarihi olan 12/11/2010 tarihinden, kalan kısmına ıslah tarihi olan 21/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine," ibaresinin, "A-1)Davacı ...'a 125.284,00 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 12/11/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine," şeklinde, "A-2)Davacı ...'a 140.518,00 TL maddi tazminatın 120,000,00 TL'sine idareye başvuru tarihi olan 12/11/2010 tarihinden, kalan kısmına ıslah tarihi olan 21/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine," ibaresinin, "A-2)Davacı ...'a 140.518,00 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 12/11/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. C. Temyize konu kararın; davacılar ... ve ... tarafından, ... plaka sayılı aracın kullanılamaz hale gelmesi sebebiyle 35.000,00 TL ve aracın çalışamaması sebebiyle 15.000,00 TL olarak talep edilen maddi tazminata ilişkin kısımlarının incelenmesi: İdare Mahkemesince; olayın meydana geldiği 16/09/2010 tarihine oldukça yakın bir tarihte düzenlenmiş olan dosyada mevcut 05/08/2010 tarihli müteveffa ...'un alıcı olduğu ... plaka sayılı aracın noter satış sözleşmesindeki kasko değeri esas alınarak aracın değer tespitinin yapılması gerekirken, Hakkari Ticaret ve Sanayi Odasının 19/04/2013 tarihli belgesi dikkate alınmak ve ortalama bir değer belirlenmek suretiyle aracın değerinin tespit edilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır. Öte yandan, müteveffanın aracı ticari faaliyette kullanıp kullanmadığı araştırılmadan, aracın çalışamaması sebebiyle talep edilen gelir kaybı niteliğindeki maddi tazminat isteminin salt muhtemel zarar niteliğinde talep olduğu gerekçesiyle reddinde de hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, belirtilen kısımlar yönünden İdare Mahkemesince gerekli inceleme ve araştırma yapılarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının; A. Davacılar, ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın destekten yoksun kalma nedeniyle talep ettikleri maddi tazminat istemlerinin esasına ilişkin kısmının ve adı geçen davacıların manevi tazminat istemlerine ilişkin kısımlarının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, B. Davacılar ... ve ...'un maddi tazminat istemlerinin miktar artırım dilekçesiyle artırılan tutarın yasal faiz başlangıcına ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, C. Davacılar ... ve ... tarafından ... plaka sayılı aracın kullanılamaz hale gelmesi sebebiyle... TL ve aracın çalışamaması sebebiyle ... TL olarak talep edilen maddi tazminata ilişkin kısımlarının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.