(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/3325 E. , 2011/952 K. "" MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 119 ada 1 parsel sayılı 8714.49 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ned…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/3325 E. , 2011/952 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 119 ada 1 parsel sayılı 8714.49 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit paylarla Şahismail çocukları ..., ....ve ...... adlarına tespit edilmiş; tutanağın beyanlar hanesinde ..... oğlu...'ın ölü olduğu belirtilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde vergi kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacının taksime dayanarak çekişmeli taşınnmazın müstakilen adına tescili istemiyle dava açıp, taksimi kanıtlayamamasına, taksimin kanıtlanamaması nedeniyle terekesinin iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olup davacının sadece kendi miras payına dayalı olarak talepte bulunmasının mümkün bulunmamasına, taşınmazın irsen intikal ve taksimen davalılar adına tespit edilmiş olması nedeniyle taksimen irs ilişkisinin sona erip davalıların üçüncü şahıs konumunda bulunmasına, bu durumda davanın tereke içinde olmamasına, mirasçı ile üçüncü şahıslar arasındaki davada miras payına dayalı olarak talepte bulunmanın mümkün bulunmamasına, kaldı ki davacının çekişmeli taşınmazın terekeye döndürülmesini talep etmemesi ve yargılama sırasında talebini miras payına hasretmemesine göre hükme yöneltilen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 03.03.2011 gününde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Dava konusu taşınmaz miras yolu ile gelen hakka, paylaşmaya ve zilyetliğe dayanılarak davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı, taşınmazın adına tescili istemi ile dava açmış ve babası... adına kayıtlı vergi kaydına dayanmıştır. Taşınmaz başında yapılan keşifte ise davacı vekili, taşınmazın öncesinde ortak miras bırakan...'a ait olduğu, mirasçıları arasında yapılan paylaşma sonunda davacıya kaldığı ve halen de davacının zilyet olduğunu ileri sürmüştür.