11. Hukuk Dairesi 2010/2489 E. , 2011/14679 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/12/2009 tarih ve 2007/619-2009/809 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanak…
**11. Hukuk Dairesi 2010/2489 E. , 2011/14679 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/12/2009 tarih ve 2007/619-2009/809 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin Avcılar/İstanbul adresinde bulunan dairesini yer kayma riski de dahil olmak üzere davalı sigorta şirketi nezdinde 29.03.2005 tarihinde sigortalattığını, konutun bulunduğu bölgenin 28.06.2005 tarihinde Bakanlar Kurulu kararıyla "Afete Maruz Bölge" ilan edildiğini ve evin boşattırıldığını, rizikonun gerçekleşmesine rağmen sigorta şirketini ödeme yapmamasının haksız olduğunu ileri sürerek, şimdilik 38.000,00 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sigortalı dairenin bulunduğu sokakta riskin başlamış olması nedeniyle hasarın poliçe kapsamı dışında kaldığını, rizikonun gerçekleşmesinden sonra yapılan sigorta sözleşmelerinin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taşınmazın bulunduğu bölgenin afete maruz bölge olarak ilan edildiği, bu durumun davacılarca bilinmesine rağmen rizikonun gerçekleştiğinin gizlendiğinden poliçenin hükümsüz hale geldiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, yer kayması teminatı içerir konut sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, sigorta poliçesine konu meskenin bulunduğu alanın afete maruz bölge ilanının davacılarca bilindiği halde poliçe tanzimi esnasında bu durum gizlendiğinden poliçenin hükümsüz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, mahkemenin bu gerekçesinin aksine poliçenin tanzim tarihinin 29.03.2005 olmasına karşın “afete maruz bölge” ilanı Bakanlar Kurulu’nun 28.06.2005 tarihli kararıyla yapılmıştır. Bu itibarla, rizikonun gerçekleştiğinin poliçe tanzimi esnasında sigortalı tarafından bilinerek gizlendiğine ilişkin deliler açıklanıp tartışılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.