6. Hukuk Dairesi 2024/2979 E. , 2025/2169 K. MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/578 E., 2024/771 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/246 E., 2022/19 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 22.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara dav…
**6. Hukuk Dairesi 2024/2979 E. , 2025/2169 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/578 E., 2024/771 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/246 E., 2022/19 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 22.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı vekili Avukat .... ile davacı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile aralarında 28.02.2017 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre yüklenicinin yapacağı binada 18 adet bağımsız bölüm yapılacağı ve 9 bağımsız bölümün davacıya verileceğinin kararlaştırıldığı, daha sonra davalı şirket yetkilisinin imar barışından yararlanacaklarını, bodrum ve çatı katındaki 10 adet bağımsız bölümün ruhsatının da alınacağını belirtmesi üzerine davalı şirket yetkilisine vekalet verildiği ve 10 adet bağımsız bölümün de ruhsatı alındığını ancak bunlardan 5 adet bağımsız bölümün davacıya devredilmediğini ileri sürerek bu bağımsız bölümlerin davacı adına tesciline mümkün olmazsa bedellerinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dışı .... ile anlaştığını, bu kişinin şirket yetkilisi olduğunu, davalı şirkete verilen bir vekaletname olmadığını, davacı ile akdedilen sözleşme gereği davalının tüm edimlerini yerine getirdiğini, dava dışı şahsın yerine getirmediği iddia olunan yükümlülükleri nedeni ile müvekkili şirkete dava açılamayacağını, ek mukavelenin dava dışı şahıs tarafından imzalandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme ile 18 adet bağımısz bölüm yapılması kararlaştırılan binanın imar barışı sonrası 28 adet bağımsız bölüme çıkarıldığını, sözleşmenin 6. maddesinde “Mevcut imâr durumunda olsa dahi aynı oranlar geçerli olup sözleşme aynı oranlarda geçerli olacaktır” şeklinde hüküm bulunduğu, davalı şirket husumet itirazında bulunmuş ise de davalı şirket yetkilisi dava dışı ...'in davalı şirket adına imâr barışından yararlanmak suretiyle dava konusu taşınmazda bodrum ve çatı kattaki 11 adet bağımsız bölüm yönünden iskan ruhsatı almak amacıyla 28.05.2019 tarihli düzenleme şeklinde vekaletname ile davacılardan vekalet aldığı, vekaletnameye istinaden davalı şirket adına bodrum kattaki ve çatı katındaki 11 adet bağımsız bölümler için de iskan ruhsatı aldığının anlaşıldığı, kaldı ki davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, davalı şirket imza sirküleri, dosya içinde vekaletnameler ile diğer temsil evrakları incelendiğinde, ...'in davalı şirketin hem %50 hisse oranında ortağı olduğu, hem de Müdürler Kurulu Başkanı olarak davalı şirketi temsil ve ilzama haiz olduğu, bu hususun davalı şirketin ticari sicil kayıtlarında sabit olduğu, tapu iptali ve tescili taleplerinin tapuda malik olan iyiniyetli üçüncü kişilere karşı hukuken korunmasının mümkün olmadığı, ancak dava konusu kat karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan arsa sahibinin açtığı fazladan elde edilen ve de payına düşen 5 adet bağımsız bölüm yönünden bedelinin tahsili taleplerinin yerinde olduğu, bu minvalde davacıların davalı şirketten bilirkişi marifetiyle tespit edilen 700.000,00 TL alacaklı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davalı şirketin 27.09.2018 tarihinden itibaren çift imza ile müştereken temsil edildiğini, ek mukavelenin ise tarihsiz olduğunu, b. İmza incelemesi taleplerinin mahkemece dikkate alınmadığını, kira alacağına ilişkin açılan ayrı davada da imza incelemesi talebinde bulunulduğunu ve mahkemece imza incelenmesi yapılması istenildiğinde asıl belgenin sunulamadığını, c. ... ile anlaşılmış olması nedeni ile davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal tescil olmadığı takdirde taşınmazların bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle sözleşmede yazılı paylaşım oranı uyarınca fazladan yapılan bağımsız bölümlerin davalı yüklenici adına olan tapu kaydının iptali ile davacı arsa sahibi adına tescili usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.