21. Hukuk Dairesi 2008/8050 E. , 2008/14965 K. MAHKEMESİ : Manisa 1. İş Mahkemesi TARİHİ : 12/03/2008 Davacı, ilk kesinti tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra iş…
**21. Hukuk Dairesi 2008/8050 E. , 2008/14965 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Manisa 1. İş Mahkemesi TARİHİ : 12/03/2008 Davacı, ilk kesinti tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. Dava, davacının ilk Prim kesintisinin yapıldığı tarihi takip eden ay başından itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir. Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysa 12.03.2008 günlü oturumda tefhim edilen kısa kararda davacının sicil numarası 7968192939, sigortalılık başlangıcı 01.08.1994 ve tescil tarihi 01.04.2006 olmasına karşın gerekçeli kararda sicil numarası 7802429247, sigortalılık başlangıcı 01.06.1994 ve tescil tarihinin 01.06.2004 olarak gösterilmesi ve dışlanan SSK’lı çalışmalarının farklı olması nedeniyle kısa karar ile, gerekçeli kararın aykırı olduğu zaptın ve Kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır.Öte yandan konuyla ilgili 10.4.1992 günü ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde,davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 25.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.