14. Hukuk Dairesi 2011/11147 E. , 2011/13774 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 31.12.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek
**14. Hukuk Dairesi 2011/11147 E. , 2011/13774 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 31.12.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalı arsa sahipleri yapıda eserin reddini gerektirecek düzeyde eksiklikler olduğunu, kaldı ki, iskan alınamadığı gibi yüklenicinin ödemesi gereken SSK pirim borçlarının da ödenmediğini, inşaatın geç tesliminden kaynaklanan alacakları bulunduğunu, davanın reddini savunmuştur. Davalı yüklenici, savunmada bulunmamıştır. Mahkemece istemin kabulüne karar verildiği ve davalı arsa sahiplerinin temyizi üzerine Dairemizin 2008/13619 esas 2009/1696 karar sayılı ilamıyla "sözleşmenin amacına uygun ifa edilip edilmediğinin belirlenmesi için yerinde bilirkişiler marifetiyle yeniden keşif yapılarak, eserin iskan alınmasına engel bir halin olup olmadığını belirlemek, davalılar eserin %98 fiziki seviyeye getirildiğini kabul ettiğinden %2’lik fiziki seviyeye karşılık gelecek parasal alacağı bilirkişilere hesap ettirmek, bunun dışında yapının iskan ruhsatı alınarak teslimi kararlaştırıldığından iskan ruhsatı alınabilmesi için eksikliklerin neler olduğunu saptamak, bu arada yüklenicinin SSK pirim borçlarını yetkili merciden sormak, arsa sahiplerinin varsa diğer alacakları hakkında onlardan açıklama almak ve bunları araştırmak, parasal belirlemeler saptanıp bunlar davacı tarafından depo edildiğinde arsa sahipleri yönünden ifa edilmiş sayılacağından bu bedelleri depo ettirmek, ondan sonra istek sonucu hakkında bir hüküm kurmak gerektiği...." gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulmuş, bir kısım evraklar toplanmış ancak bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden tekrar davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı arsa malikleri temyize getirmiştir. Bozmadan sonra, her ne kadar ... Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğüne yapı kullanım belgesi alınması için gerekli belgelerin ve giderlerin neler olduğu sorulmuş ise de ilgili belediyenin 13.08.2010 tarihli yazısı ile bildirmiş olduğu eksiklikler davacıya tamamlattırılmamıştır. Mahkemece bozma kararımız yanlış yorumlanarak sadece %2'lik fiziki seviyeye karşılık gelen eksik işler bedeli olan 27.767,26TL ve ... Belediye Başkanlığı imar ve Şehircilik Müdürlüğünce yapı kullanma izin belgesinin alınabilmesi için Belediyeye ödenmesi gerektiği bildirilen 1.146TL ve gelir idaresi başkanlığınca bildirilen ve her bir bağımsız bölümün tescili için yatırlması gereken 110'ar TL olmak üzere toplam 30.013TL'yi davacıya ettirilerek ve tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulmuş, ancak bozma gereği yerine getirilmemiştir. Buna göre; yapılması gereken iş, iskan harç ve masrafları ile sigorta primlerinin tutarı da saptanıp arsa sahiplerine ödenmek üzere davacıya depo ettirmek, böylece arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin yerine getirilmeyen hükümleri davacı tarafından yerine getirilirse tescile hükmetmek, aksi takdirde davanın reddine karar vermek gerekir iken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün yeniden bozulması gerekmiştir. Kabule göre de; somut uyuşmazlıkta inşaatın getirildiği fiziki seviye %98 olarak saptanmıştır. Görülüyor ki eser tamamlanmamış, ancak davanın reddini de gerektirmeyen bir seviyededir. Bu aşamada, yüklenicinin temliki sebebiyle kendisinden ifa istenen arsa sahibi, tapu ferağını iradi olarak devretmemekte haklıdır. Her ne kadar sonuç olarak dava, birlikte ifa kuralları gereği kabul edilmişse de taraflar kısmen haklıdır. 6100 sayılı HMK’nun 326/2. maddesi uyarınca davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Anılan kuralın bir yana bırakılması suretiyle tüm yargılama giderlerinden (HMK 323) davalı tarafın sorumlu tutulması da doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazların kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 16.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.