Başvurucular, haklarında daha önceden verilip kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan deliller kapsamında yargılamanın yenilenmesi amacıyla yaptıkları başvurunun duruşmasız ve gerekçesiz bir şekilde reddedildiğini, Cumhuriyet Savcısının olumsuz yöndeki mütalaasının kendilerine bildirilmediğini, bu nedenlerle Anayasa’nın 36. , 38. ve 14 maddelerinin ihlal edildiğini iddia etmişlerdir.
Başvurucular, haklarında daha önceden verilip kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan deliller kapsamında yargılamanın yenilenmesi amacıyla yaptıkları başvurunun duruşmasız ve gerekçesiz bir şekilde reddedildiğini, Cumhuriyet Savcısının olumsuz yöndeki mütalaasının kendilerine bildirilmediğini, bu nedenlerle Anayasa’nın , ve maddelerinin ihlal edildiğini iddia etmişlerdir. Başvuru, 12/6/2013 tarihinde İzmir Asliye Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 21/3/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından, 2/7/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular 2/7/2014 tarihinde Adalet Bakanlığına bildirilmiştir. Adalet Bakanlığı, tanınan ek süre sonunda görüşünü 29/8/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Adalet Bakanlığı görüşü, başvuruculara 18/9/2014 tarihinde tebliğ edilmiş olup, başvurucular, karşı görüşlerini 26/9/2014 tarihinde sunmuşlardır. OLAYLAR VE OLGULARA. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucular hakkında, Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığınca 2004-2005 yılları arasında sahte fatura kullanmak suretiyle vergi ziyaına sebebiyet vermek suçundan 21/12/2009 tarihinde açılan dava üzerine yapılan yargılama sonucunda, Bodrum Asliye Ceza Mahkemesinin 9/6/2011 tarih ve E.2009/1200, K.2011/648 sayılı kararı ile 4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359/1-b maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay ve 2 yıl 2 ay 20’şer gün hapis cezası verilmiştir. Başvurucular tarafından bu kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Ceza Dairesi 10/7/2012 tarihinde, suç tarihlerinin 2005 ve 2006 olduğunu kabul ederek, anılan hükmü onamış ve karar aynı tarihte kesinleşmiştir. Başvurucular, 12/2/2013 tarihinde yargılamanın yenilenmesi talebi ile hükmü veren Mahkemeye başvuruda bulunmuşlardır. Başvurucular, yargılamanın yenilenmesi dilekçelerinde, kesinleşen hüküm ile sonuçlanan davaya ilişkin olarak yeni ortaya çıktığını ileri sürdükleri bir kısım olay ve delillerden bahsetmişlerdir. Bodrum Asliye Ceza Mahkemesi tarafından, başvurucuların talebi ile ilgili olarak Cumhuriyet Savcısının “talebin reddi” içeriğini haiz yazılı mütalaası alınmıştır. Mahkemenin 25/3/2013 tarihli ek kararı ile “hükümlüler müdafiinin dilekçesinde ileri sürdüğü ve yeni delil olduğunu beyan ettiği hususların mahkememizin gerekçeli kararında tartışıldığı ve buna göre karar verildiği, ayrıca Yargıtay denetiminden de geçtiği, hükümlüler müdafiinin müvekkilleri tarafından yapılan ödemelere dair sunulan belgelerin sanıkların daha az bir ceza almasını gerektirir mahiyette olduğuna dair beyanlarının da CMK’nın 315/ maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilemeyeceği” gerekçesiyle, başvurucuların anılan talepleri reddedilmiştir. Başvurucuların bu karara karşı yaptıkları itirazı inceleyen Muğla Ağır Ceza Mahkemesi, konu ile ilgili olarak Cumhuriyet Savcısının “itirazın reddi” içeriğini haiz yazılı mütalaasını da aldıktan sonra, 15/4/2013 tarih ve 2013/465 Değişik İş sayılı kararı ile “yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu” gerekçesine dayalı olarak itirazı reddetmiştir. Bu karar başvuruculara 15/5/2013 tarihinde tebliğ edilmiş olup, başvurucular, 12/6/2013 tarihli dilekçeleri ile süresi içinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.B. İlgili Hukuk 213 sayılı Kanun’un “Kaçakçılık suçları ve cezaları” kenar başlıklı maddesinin 23/1/2008 tarih ve 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan değişiklikten önceki (b-1) bendi şöyledir: “b) Vergi Kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;1) Defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerine yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar ( sahte belge, gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgedir.),… Hakkında on sekiz aydan üç yıla kadar ağır hapis cezası hükmolunur.” 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendi şöyledir:“(1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür:…e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa.” 5271 sayılı Kanun’un “Yenileme isteminin kabule değer olup olmadığı kararı ve mercii” kenar başlıklı maddesinin (1) ve (3) numaralı fıkraları şöyledir:“(1) Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.…(3) Yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına dair olan karar, duruşma yapılmaksızın verilir.” 5271 sayılı Kanun’un “Yenileme isteminin kabule değer görülmemesi nedenleri ve kabulü hâlinde yapılacak işlem” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“(1) Yargılamanın yenilenmesi istemi, kanunda belirlenen şekilde yapılmamış veya yargılamanın yenilenmesini gerektirecek yasal hiçbir neden gösterilmemiş veya bunu doğrulayacak deliller açıklanmamış ise, bu istem kabule değer görülmeyerek reddedilir.(2) Aksi hâlde yargılamanın yenilenmesi istemi, bir diyeceği varsa yedi gün içinde bildirmek üzere Cumhuriyet savcısı ve ilgili tarafa tebliğ olunur.(3) Bu Madde gereğince verilen kararlara itiraz edilebilir.” 5271 sayılı Kanun’un “Yenileme isteminin esassız olmasından dolayı reddi, aksi takdirde kabulü” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“(1) Yargılamanın yenilenmesi isteminde ileri sürülen iddialar, yeterli derecede doğrulanmaz veya 311 inci Maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 314 üncü Maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı hâllerde işin durumuna göre bunların önce verilmiş olan hükme hiçbir etkisi olmadığı anlaşılırsa, yargılamanın yenilenmesi istemi esassız olması nedeniyle duruşma yapılmaksızın reddedilir.(2) Aksi hâlde mahkeme, yargılamanın yenilenmesine ve duruşmanın açılmasına karar verir.(3) Bu Madde gereğince verilen kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir.”