11. Hukuk Dairesi 2013/8215 E. , 2013/13034 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ (ESKİ ÜNVANI TÜRKİYE GENEL SİGORTA A.Ş.) Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/10/2011 gün ve 2011/135-2011/398 sayılı kararı onayan Daire’nin 25.01.2013 gün ve 2012/362-2013/1716 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içi…
**11. Hukuk Dairesi 2013/8215 E. , 2013/13034 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ (ESKİ ÜNVANI TÜRKİYE GENEL SİGORTA A.Ş.) Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/10/2011 gün ve 2011/135-2011/398 sayılı kararı onayan Daire’nin 25.01.2013 gün ve 2012/362-2013/1716 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili nezdinde sigortalı emtianın davalılardan Emes A.Ş. tarafından düzenlenen, diğer davalı şirketin de logosu ve imzasının yer aldığı konşimento ile TOMRIZ A gemisine sağlam olarak yüklendiğini, ancak zayi olmuş halde teslim edildiğini, davalıların ağır kusurlu olduklarını, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.626,86 Euro'nun 25.08.2009 tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro cinsi dövize uyguladığı en yüksek banka mevduat faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, TTK'nun 1067. maddesinde öngörülen 1 yıllık hakdüşürücü sürenin geçtiğini, davalı ...'nin diğer davalının acentesi olduğunu, acenteye karşı doğrudan doğruya dava açılamayacağından davanın davalı acente yönünden husumet yokluğundan reddi gerektiğini, hasarın yükleyici tarafından gerçekleştirilen hatalı yükleme ve istiflemeden kaynaklandığını, konteynırın müvekkiline kapalı ve mühürlü olarak teslim edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu taşımanın 24.06.2009 tarihinde başladığı, emtianın alıcıya 16.07.2009 tarihinde teslim edildiği, davalı ...Ş. aleyhine takip başlatılmadığından dava tarihi itibariyle TTK'nun 1067. maddesinde öngörülen 1 yıllık sürenin dolduğu, davalı .... aleyhine süresi içinde takip başlatıldığı, davalının itiraz dilekçesinin tebliğ edildiği 09.03.2010 tarihinde başlayan 1 yıllık süre içerisinde davanın açılmamış olması nedeniyle bu davalı yönünden de zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 25.01.2013 tarihli kararı ile sonucu itibariyle doğru olduğundan HUMK'nın 438/son maddesi uyarınca onanmıştır. Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.