11. Hukuk Dairesi 2009/3273 E. , 2010/9596 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.12.2008 tarih ve 2007/299-2008/337 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki di
**11. Hukuk Dairesi 2009/3273 E. , 2010/9596 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.12.2008 tarih ve 2007/299-2008/337 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı adına tescil edilen tasarımın on yılı aşkın bir süredir piyasada mevcut olduğunu, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip bulunmadığını ileri sürerek, davalı adına tescilli 2006 04449 nolu çoklu endüstriyel tasarıma konu 1.1 ve 2.1 sıra nolu tasarımlarının hükümsüzlüğünü, sicilden terkinini, 5.000 YTL maddi, 5.000 YTL manevi tazminatın tahsilini ve hükmün ilanını talep ve dava istemiştir. Davalı vekili, davacının sözünü ettiği tasarım ile müvekkilinin tasarımı arasında hiçbir ortak yönün olmadığını, davacı hakkında endüstriyel tasarım haklarının ihlali suçundan dolayı ceza davası açtıklarını, davacının maddi ve manevi tazminat isteminin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2006 04449 nolu çoklu endüstriyel tasarımın 1.1 ve 2.1 sıra nolu tasarımın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, tazminat talebi atiye bırakıldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına ve ilan talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına uyuşmazlığın esasıyla ilgili olmayan, ilan talebinin reddi nedeniyle davalıya vekalet ücreti verilmemesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, davalı adına tescilli tasarımının hükümsüzlüğü, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, davacı taraf yargılama aşamasında tazminat istemini atiye bıraktığını beyan etmiş, mahkemece, bu kalem istemle iligili olarak hüküm tesis etmemiş ve davalı lehine vekalet ücretine de hükmetmemiştir. Oysa, dava açılmasının sonuçlarından birisi de, davacının, davalının rızası olmaksızın davasını geri alamamasıdır (HUMK 185/1). Davayı geri alma, davadan feragat (HUMK.nun 91) ve davayı takipsiz bırakmaktan (HUMK.nun 409) farklı olup, davalının rızası ile davasını geri alan davacı, istediğinde davasını tekrar açabilme hakkını muhafaza etmektedir. Her ne kadar davacı istediğinde davasını tekrar açabilme hakkını haiz ise de, açtığı davayı terk etmekte ve bu aşamaya kadar da en azından dava konusu olayda olduğu gibi davalı vekil tutmak zorunda bırakılmıştır.Davanın ileride bir daha hiç açılmaması ihtimali de ortada olduğuna ve zaten de yeni açılacak davada atiye terk edilen davadaki yargılama giderlerinin hüküm altına alınması mümkün olmadığına göre, mahkemenin ücreti vekalete hükmetmesi gerekir (Bkz. Aynı Görüş Prof.Dr. B.Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 2001, Cilt.2,S.1687) Bu durumda,mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacı tarafından atiye terk edilen kalemle ilgili olarak davalı lehine vekalet ücetine hükmedilmesi gerekirken bu konuda olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir. SONUÇ:Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.