11. Ceza Dairesi 2021/35530 E. , 2025/1775 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/115 E., 2016/8 K. SUÇLAR :Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜMLER :Beraat, hükmün açıklanmasının geriye bırakılması, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma -iade -düşme -onama A-Sanık ... müdafinin, sanık ...'ün, sanık ... müdafinin ve katılan vekilinin nitelikli dolandırıcılık eyleminden sanıklar ... ,
**11. Ceza Dairesi 2021/35530 E. , 2025/1775 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/115 E., 2016/8 K. SUÇLAR :Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜMLER :Beraat, hükmün açıklanmasının geriye bırakılması, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma -iade -düşme -onama A-Sanık ... müdafinin, sanık ...'ün, sanık ... müdafinin ve katılan vekilinin nitelikli dolandırıcılık eyleminden sanıklar ... , ..., ..., ...'nın hakkında dolandırıcılık suçundan, sanık ... hakkında ise dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 231/12. maddesi uyarınca temyizi mümkün olmayıp itiraz yoluna tabi olduğundan ve sanıklar hakkında itiraz merciince karar verildiği anlaşıldığından; sanıklar müdafilerinin, sanığın ve katılan vekilinin talebinin temyiz talebi hususunda dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, B-Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında aşağıda belirtilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı; ayrıca sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme isteminin koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü: 1-Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ve sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ile resmi belgede sahtecilik eylemlerinden verilen beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; UYAP kayıtlarından yapılan araştırmada sanık ...'ün hüküm tarihinden sonra 26.11.2018 tarihinde vefat ettiği ve sanık ...'in hüküm tarihinden sonra 14.01.2021 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla sanık ...'ün ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen ölüm nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 2-Sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin, sanık ...'ün ve katılan vekilinin resmi belgede sahtecilik eyleminden sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine, katılan vekilinin kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilği ve nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerine ilişkin temyizlerinin incelenmesinde; a. 32 nolu Merkez Sağlık Ocağı çalışanları olan doktor sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... her ne kadar üzerlerine atılı suçu işlemediklerini, hastaları görmeden reçete yazmadıklarını belirtmişlerse de; adına reçete düzenlenen hastaların yazılan ilaçları kullanmadıkları yönündeki beyanları, bu şekilde düzenlenen 734 reçete tespit edildiği, sağlık ocağı çalışanı vefat eden sanık ...'e birçok kez ilaç yazılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından; mahkemede kanaat oluşturacak kadar adlarına reçete düzenlendiği iddia edilen kişilerin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek, tanık sıfatıyla duruşmalara çağrılıp, soruşturma aşamasında verdikleri ifadeler kendilerine hatırlatılmak suretiyle belirtilen reçetelerdeki ilaçları kendi adlarına veya yakınları adlarına alıp almadıkları konusunda ayrıntılı şekilde beyanlarının alınması, gerektiğinde reçete arkasındaki imzaların aidiyeti konusunda alınacak yazı ve imza örnekleriyle birlikte üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, suça konu ilaçların yazıldığı reçetelerin hastaların teşhis ve tedavleri ile uyumlu olup olmadıkları, sanıkların eylemleri nedeniyle kamu zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarının ne olduğu hususunda konusunda uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli bilirkişi raporu alınması, tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek sonucuna göre doktor sanıkların eczane çalışanı sanıklarla eylemlere iştirak hallerinin belirlenmesi gerekirken yeterli ve yasal olmayan gerekçe ile beraat kararları verilmesi, b.Sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin ve katılan vekilinin resmi belgede sahtecilik suçuna yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelemesinde ; Kamu görevlisi olan sanık doktorların görev kapsamında tanzim ettiği sahte reçetelerin özgü suç niteliğinde olan 5237 sayılı TCK'nın 204/2 maddesi kapsamında yer alan kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunun yasal unsurlarını taşıdığı, özgü suçlara 5237 sayılı TCK'nın 37/1 maddesi kapsamında asli fail olarak aynı hak ve yetkiye sahip kamu görevlilerinin iştirakinin mümkün olacağı, somut olayda doktor sanıkların eylemlerinin subutu halinde kamu görevlisi olmayan sanıklar ... , ... ve ...'nın tüm dosya kapsamı itibarıyla diğer sanıkların eylemlerine iştirak etmiş olacaklarından, sanıklar ... , ... ve ...'nın , 5237 sayılı Kanun'un 40/2. Maddesinde; "Özgü suçlarda ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur." şeklinde yer verilen bağlılık kuralı uyarınca, azmettiren ya da yardım eden sıfatıyla suçtan sorumlu tutulabileceği gözetilmeden eksik araştırmayla hükümler kurulması, Bozmayı gerektirdiğinden, sanık ... müdafinin, sanık ... müdafinin, ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2025 tarihinde karar verildi.