Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/23577 E. , 2024/1422 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/23577 Karar No : 2024/1422 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): … Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. … İstemin Özeti: 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sa…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/23577 E. , 2024/1422 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/23577 Karar No : 2024/1422 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): … Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. … İstemin Özeti: 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Somut olayda ceza hukuku anlamında bir suçlama ve cezanın bulunduğu, 24/06/2008 tarihli Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı ile suç oluşturmadığı saptanan faaliyet, eylem ve işlemlerin tekrar yargılama konusu yapılamayacağı, bu faaliyet, eylem ve işlemlerin tekrar suç olarak değerlendirilmesinin çifte cezalandırma yasağına aykırı düşeceği, FETÖ/PDY'nin 26/05/2016 tarihli Millî Güvenlik Kurulu kararı ile terör örgütü olarak ilân edildiği, dolayısıyla 26/05/2016 tarihinden önceki faaliyet, eylem ve işlemlerin işlendiği tarihte yasal olmaları kaydıyla terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılamayacağı, kamu görevinden çıkarılmasının ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu göz önünden bulundurulduğunda yeniden yargılanıp cezalandırılmasının mümkün olmadığı, irtibat ve iltisak kavramlarının öngörülebilir nitelikte olmadığı ve kanunilik ilkesi gereği bu kavramların ancak kanunla tanımlanabileceği, … adlı gizli tanıktan ele geçirilen dijital materyallerin bir kopyasının tarafına verilmemesi nedeniyle silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesinin ihlâl edildiği, sonradan elde edilen delillerin kamu görevinden çıkarılmasını hukuka uygun hâle getirmeyeceği, hakkındaki üst amir kanaatinin tutarsız ve gerçek dışı olduğu, meslek hayatı boyunca herhangi bir biçimde disiplin cezası ile cezalandırılmadığı, Devlete karşı olan sadakat yükümlülüğünü ihlâl ettiğini gösteren herhangi bir somut delilin mevcut olmadığı, geçmiş hizmetleri olumlu ve sicil notu yüksek bir devlet memuru olduğu, herhangi bir terör örgütü ile bir bağlantısı yokken soyut gerekçelere dayalı olarak kamu görevinden ihraç edildiği, hakkındaki tanık beyanlarının etkin pişmanlık kapsamında verilen beyanlar olması ve tanıklar ile arasında menfaat çatışması bulunması sebebiyle hukuken bir geçerliliğinin bulunmadığı, barışçıl dini sohbetlere katılmasının toplanma ve din ve vicdan özgürlüğü kapsamında olduğu, haklarında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma nedeniyle soruşturma yürütülen şahıslar ile iletişim kayıtlarının bulunmasının sadakat yükümlülüğünü ihlâl ettiğine ilişkin bir dayanak olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, Eagle uygulamasını kullandığını, bu uygulama üzerinden mesajlaştığını veya birileriyle iletişim hâlinde olduğunu gösteren her türlü şüpheden uzak somut bir delinin bulunmadığı, bu uygulama nedeniyle terör örgütü üyesi olarak kabul edilip cezalandırılmasının özel hayata ve iletişim özgürlüğüne saygı hakkına müdahale oluşturduğu, olağanüstü hâlin 19/07/2018 tarihi itibariyle sona ermesiyle kamu görevinden çıkarılmasının anayasal dayanağının kalmadığı, darbe girişimine doğrudan ya da dolaylı olarak müdahil olduğunu gösteren herhangi bir delilin mevcut olmadığı, kamu görevinden çıkarılabilmesi için öncelikle hakkında usûlüne uygun bir disiplin soruşturması yürütülmesi gerektiği, istinaf dilekçesinde ileri sürmüş olduğu argümanların hiçbir şekilde incelenmeden reddedilmesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının, hakkında hiçbir ceza soruşturması ve hâkimlik kararı bulunmadan özel hayatına ilişkin bilgi ve belgelerin toplanması sebebiyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, yasa dışı olarak elde edilen delillere dayalı olarak karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının, hakkında hiçbir yargılama yapılmadan kanun hükmünde kararnamenin ekinde yer alan listede isminin yayımlanmasının şeref itibara saygı hakkını, masumiyet karinesinden yararlanmada diğer bireyler ile arasında ayrımcılık yapılması nedeniyle ayrımcılık yasağının, eğitim, öğretim, staj ve benzeri faaliyetler sonucunda elde etmiş olduğu belgelerin geçersiz kılınması nedeniyle eğitim hakkının, maaş ve diğer ekonomik haklarından mahrum bırakılması nedeniyle mülkiyet hakkının, kanunla önceden kurulmuş tarafsız ve bağımsız bir mahkemede yargılanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlâl edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hâkimi : … Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararında, … Cumhuriyet Başsavcılığı'nın … sayılı soruşturması kapsamında … adlı gizli tanıktan ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi sonucunda davacı hakkında düzenlenen veri inceleme raporunda davacının vekili olduğu belirtilen K.Ü.'nün soruşturma aşamasındaki; "...Ben 2014 yılı Haziran-Temmuz gibi Çevikten çıktım Asayişe geçtim. … kod …, Çevikte çalışan … Pomem 2014 mezunu …-isimli soyadını hatırlamadığım Sivaslı polisle tanışmamı söyledi. Cemaatten olduğu için yardımcı olmamı istedi. Tanıştım. … isimli bayanın abisiyle birlikte kaldığını hatırlıyorum yani cemaat evinde kalmadı. Kendisiyle ilgilenmeye başladım, benim evime gelirdi. ... kod ...'den bylock üzerinden gelen paylaşımları kendisine okuturdum. Yine benim evimde Kur’an okurduk, ilmihal okurduk, bundan kesinlikle himmet istemedim. …in mezun olduğu Pomemde ki ablası olan ... diye hatırladığım bayanla da Ankara’da tanıştım. Ayrıca ... kod ...'ün isteği üzerine ... isimli 2014 İstanbul Pomem mezunu Kırıkkaleli olan bayanla da ilgilenmeye başladım. O dönem hükümet ile cemaat arasında çatışmalar başlamıştı bu nedenle resmi görevlilerin sivillerle görüşmesi istenmiyordu. Ancak kişilerin de cemaatle olan bağlantısının kesilmemesi için bunlarla bire bir görüşme isteniyordu. Ben de ... kod ...'ün isteği üzerine ... ve ... ile ilgilenmeye başladım, benim evimde ara sıra görüşüyorduk. 3-4 defa görüşmüşümdür ancak ayrı ayrı görüşürdük, yani ... ve ... birbirlerini bilmezler. ... kod ... beni bir süre sonra ... isimli ne iş yaptığını bilmediğim başkaca kimliğine ilişkin bilgi sahibi olmadığım biriyle tanıştırdı. ... öveçlerde otururdu. ... ile birlikte birkaç kez evine gittik. Yani işyeri sohbet grubumuzun ablasıydı. Ancak evinin yerini tam olarak hatırlamıyorum. ... isimli bayanda bizi ... isimli (yukarıdaki bahsettiğim ... kod değildir) bayanla beni tanıştırdı. Ancak ... o sıra şarka gitti, sadece benimle ilgileniyordu. Birkaç kez öveçlerde ki evine gittim, yerini gösterebilirim. Sohbetlerimizin konusu yine aynıydı. Seçimlerde mevcut hükümet dışında ki partiye oy vermemizi sanki az önce bahsettiğim ... söyledi diye hatırlıyorum. Ayrıca ben lojmanlarda kaldığımda Öveçler uzak olduğundan ...’nın yanına gitmek istemiyordum, ayrıca bana gelen ... ve ...'yı da fazla bir dini bilgim olmadığından, kendileriyle ilgilenemediğimden en son bahsettiğim ... ya da ... ile tanıştırdım. Bu şekilde ... ve ... ile bir bağlantım kalmadı..." şeklinde beyanlarına yer verildiği, öte yandan anılan ceza yargılamasında K.Ü.'nün kovuşturma aşamasındaki; "...Benim hakkımda FETÖ ile ilgili olarak üyelikten mahkemem görüldü ve cezalandırıldım, HAGB kararı verildi. Ekran gördüğüm kişiyi tanırım, ismini ... olarak biliyorum. 2014 yılında kendisiyle 3-4 kez görüştüm. Onun haricinde başka bir şeyine şahit olmadım. Benim örgüt içerisinde herhangi bir sorumluluğum yoktu, bu nedenle kendisiyle zümre başkanı olarak görüşmedim. Ben de polis memuruydum, irtibatımızın kesilmemesi için kendisiyle 3-4 kez görüştük. Görüştüğümüzde de normal sohbet muhabbet amaçlı oturduk. Herhangi bir sohbet grubumuz yoktu. K.O., S.D. isimli kişileri tanımıyorum. Şahısla telefonda normal olarak görüşüyorduk. Ben herhangi bir kod adı kullanmadım, ... kod adlı bir kişiyi hatırlıyorum ama kim olduğu hatırlamıyorum, aradan çok uzun süre geçti..." şeklinde beyanlarına yer verildiği, netice olarak mezkûr ceza yargılamasında; "...tanık olarak dinlenen K.Ü.'nün aşamalarda alınan beyanlarında söz konusu veri inceleme raporunu doğrular şekilde beyanda bulunduğu; ... " tespitleri bakılmakta olan dava dosyasında yer alan bilgi, belge ve tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usûle uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 21/02/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.