Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/2271 E. , 2024/4411 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2271 Karar No : 2024/4411 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Mermercilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (Eski Unvanı: ... Yapı Doğaltaş Uygulamaları ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K... sa
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/2271 E. , 2024/4411 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2271 Karar No : 2024/4411 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Mermercilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (Eski Unvanı: ... Yapı Doğaltaş Uygulamaları ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ Dava Konusu İstem: Davacı şirket adına tescilli ...5 tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaya ilişkin olarak sonradan yapılan kontrol sonucunda Form A belgesinin sahte olduğunun tespit edildiğinden bahisle tahakkuk ettirilen dampinge karşı vergi ve bu verginin matraha ilave edilmesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ile bu vergiler üzerinden 4458 sayılı Kanun'un 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 197. maddesinde, gümrük vergilerine ilişkin tebligatların gümrük yükümlülüğünün doğumundan itibaren üç yıl içinde yapılması gerektiği, ancak, gümrük yükümlülüğünün doğduğu olayla ilgili olarak dava açılmasının zamanaşımını durduracağı düzenlemesine yer verildiği, uyuşmazlık konusu olayda, gümrük vergisini doğuran olayın 2015 yılında meydana geldiği, ara kararı ile konuya ilişkin olarak davacı şirket yetkilileri hakkında dava açılıp açılmadığının sorulması üzerine, davalı idarece gönderilen cevabi yazı ve eklerinin incelenmesinden, şirket yetkilileri hakkında açılmış bir ceza davasının bulunmadığı anlaşıldığından, üç yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra tebliğ edilen vergi ve cezada hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Şirket yetkilileri hakkında açılan ceza davasında mahkumiyet kararı verildiğinden, dava konusu olayda zamanaşımının bulunmadığı, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın UYAP kayıtlarıyla birlikte incelenmesinden, olayda, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra vergilerin tahakkuk ettirilerek tebliğ edildiği, gümrük yükümlülüğünü doğuran olay nedeniyle, davacı yetkilileri hakkında ... Agır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyası kapsamında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan davada mahkumiyet kararı verildiği ve bu kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin E:... sayılı dosyası kapsamında istinaf aşamasında olduğu, yargılamanın devam ettiğinin tespit edildiği, bu bakımdan, ceza davasında verilerek kesinleşecek hüküm, Türk Ceza Kanunu'ndaki dava ve ceza zamanaşımı sürelerinin uygulanıp uygulanmaması sonucunu doğuracağından, işbu dava hakkında karar verilebilmesi için, söz konusu ceza davasında verilecek ve kesinleşecek kararın beklenilmesi gerekirken, henüz yargılaması devam eden davaya dayalı olarak verilen temyize konu kararda isabet görülmediğinden temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirket adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaya ilişkin olarak sonradan yapılan kontrol sonucunda Form A belgesinin sahte olduğunun tespit edildiğinden bahisle tahakkuk ettirilen dampinge karşı vergi ve bu verginin matraha ilave edilmesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ile bu vergiler üzerinden 4458 sayılı Kanun'un 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 181. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ithalatta gümrük yükümlülüğünün ithalat vergisine tabi eşyanın serbest dolaşıma girmesiyle beyannamenin tescil tarihinde başlayacağı; 197. maddesinin 2. fıkrasında, yapılan denetimler sonucunda hiç alınmadığı veya noksan alındığı belirlenen veya 1. fıkrada belirtilen şekilde tebliğ edilmeyen gümrük vergilerine ilişkin tebligatın, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıl içinde yapılacağı, şu kadar ki, gümrük yükümlülüğünün doğduğu olayla ilgili olarak dava açılmasının zamanaşımını durduracağı; 4. fıkrasınında da, gümrük vergileri alacaklarının, ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması ve zamanaşımı daha uzun bulunan bu fiil nedeniyle ceza davası açılmış olması kaydıyla, bu alacakların Türk Ceza Kanunu'ndaki dava ve ceza zamanaşımı süreleri içinde kovuşturulup tahsil edileceği; 231. maddesinin 1. fıkrasında idari yaptırıma konu fiilin, ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması ve zamanaşımı daha uzun bulunan bu fiil nedeniyle ceza davası açılmış olması kaydıyla, idari yaptırım kararlarının Türk Ceza Kanunu'ndaki dava ve ceza zamanaşımı süreleri içerisinde uygulanacağı, 2. fıkrasında gümrük vergileri alacağına bağlı idari para cezalarında zamanaşımının, bu idari para cezalarına ilişkin gümrük vergilerinin zamanaşımına tabi olacağı hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda değinilen hükümlere göre; yapılan denetimler sonucunda hiç alınmadığı ya da noksan alındığı tespit edilen vergilere ilişkin tebligatın gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıl içerisinde yapılması gerekiyorsa da; gümrük yükümlülüğünü doğuran olayla ilgili olarak, sözü edilen süre içerisinde dava açılması halinde, zamanaşımının durduğu sürece veya davanın sonuçlanmasından sonra kalan süre içerisinde tahakkuk işlemi yapılarak mükellefine tebliğ edilebileceği gibi, gümrük vergileri alacaklarının ceza uygulanmasını gerektiren bir fiile ilişkin olması durumunda, tahakkukun ceza uygulamasını gerektiren fiilin tabi olduğu zamanaşımı süresi içerisinde yapılması da olanaklı olmakla birlikte, bir fiilin ceza gerektirip gerektirmediği, bir başka ifadeyle suç teşkil edip etmediği, açılacak ceza davasında verilecek kararla ortaya konulabileceğinden, 197. maddenin 4. fıkrası hükmünün uygulanabilmesi bakımından ceza davasında verilen kararın kesinleşmesinin beklenilmesi gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle, vergilerin tebliği için öngörülen üç yıllık sürenin geçirilmesinden sonra da olsa, davacının fiili nedeniyle açılmış bir ceza davasında verilerek kesinleşen mahkumiyet hükmü, gümrük vergileri alacakları hakkında, suçun tabi olduğu zamanaşımı süresinin uygulanmasını mümkün kılacaktır. Dosyanın UYAP kayıtlarıyla birlikte incelenmesinden, olayda, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra vergilerin tahakkuk ettirilerek tebliğ edildiği, gümrük yükümlülüğünü doğuran olay nedeniyle, davacı şirket yetkilileri hakkında, ... Agır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyası kapsamında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan davada mahkumiyet kararı verildiği ve bu kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin E:... sayılı dosyası kapsamında istinaf aşamasında olduğu, dolayısıyla yargılamanın devam ettiği tespit edilmiştir. Bu bakımdan; ceza davasında verilerek kesinleşecek hüküm, Türk Ceza Kanunu'ndaki dava ve ceza zamanaşımı sürelerinin uygulanıp uygulanmaması sonucunu doğuracağından, işbu dava hakkında karar verilebilmesi için, söz konusu ceza davasında verilecek ve kesinleşecek kararın beklenilmesi gerekirken, henüz yargılaması devam eden davaya dayalı olarak verilen temyize konu kararda isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 04/11/2024 tarihinde kesin olarak esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 197/2. maddesinde; yapılan denetlemeler sonucunda hiç alınmadığı veya noksan alındığı belirlenen veya birinci fıkrada belirtilen şekilde tebliğ edilemeyen gümrük vergilerine ilişkin tebligatın, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıl içinde yapılacağı, şu kadar ki, gümrük yükümlülüğünün doğduğu olayla ilgili olarak dava açılmasının zamanaşımını durduracağı" 4. fıkrasında da, "gümrük vergileri alacakları, ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması ve zamanaşımı daha uzun bulunan bu fiil nedeniyle ceza davası açılmış olmak kaydıyla, bu alacakların Türk Ceza Kanunundaki dava ve ceza zamanaşımı süreleri içerisinde kovuşturulup tahsil edileceği" belirtilerek, gümrük yükümlülüğüne ilişkin olayın yargıya intikali halinde, tahakkuk zamanaşımı süresinin uzayacağı dolayısıyla, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren 3 yıldan daha fazla süre geçmiş olmasının, vergilerin tahakkukuna engel teşkil etmeyeceği, davanın neticelenmesini müteakip kaldığı yerden itibaren yeniden tahakkuk zamanaşımı süresinin işlemeye başlayacağı açıklamasına yer verilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden, davacı şirket adına tescilli beyannameler muhteviyatı eşya nedeniyle ek olarak tahakkuk ettirilen vergiler ve karara bağlanan para cezasına ilişkin tebligatın, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıllık süre geçirildikten sonra yapılmış olmakla birlikte; davacı şirket yetkilileri hakkında açılmış bir dava bulunmadığı, dolayısıyla üç yıllık zaman aşımı süresinin uygulanamayacağı değerlendirilmek suretiyle karar verilmiş ise de, davacı yetkilileri hakkında ... Agır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında ceza davası açıldığı görülmüştür. Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3.maddesinde, "vergi kanunlarının lafzı ve ruhu ile hüküm ifade edeceği, lafzın açık olmadığı hallerde, vergi kanunlarının hükümlerinin konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı göz önünde tutularak uygulanacağı", hükme bağlanmıştır. Buna göre, ancak ihtilafa uygulanan bir kanun hükmünün lafzının açık olmadığı durumlarda, kanun metnine, o metinde geçen her bir kelimenin, cümlenin, cümle içindeki kelimeler arasında ve sonunda konulan dil bilgisi işaretlerine bakılarak, ilgili kanun maddesinin ne anlatmak istediğinin ortaya konulmasını gerektirir bir durumun varlığında, metnin yoruma tabi tutulması gerekecektir. Oysaki olayda, ihtilafa uygulanan kanun metninde yoruma muhtaç bir durumun varlığı ortaya konulmaksızın, Gümrük Kanunu'nun 197/4.maddesinde geçen "...ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması" ifadesinden, gümrük vergilerine ilişkin 3 (üç) yıllık zamanaşımının, dava açılmasıyla duracağı yolundaki 197/2.maddesi hükmünün geçerliliği, açılan dava sonrası hakkında dava açılanın o davada "mahkum" olmasının gerektiği yorumuna bağlanmasının; lafzi yorum yöntemine aykırı olduğu, madde metninin diğer ilgili maddeler ile birlikte değerlendirilmesinden de, "... zamanaşımının durması için dava açılmasının" yeterli olacağının anlaşıldığı, üstelik, konu hakkında Anayasa Mahkemesinin 28/9/2017 gün ve E:2016/198, K:2017/144 sayılı kararıyla Gümrük Kanununun 197/4.maddesinde geçen "…ceza davası açılmış olmak kaydıyla…" ifadesinin "Kanunun 197. maddesi ile 181. maddesinde yer alan düzenlemelerin bir bütün olarak ele alınması ve sistematik şekilde yorumlanması durumunda belirsizlik" içermediğine, Anayasanın 2. maddesinde yazılı olan ‘"belirlilik" ilkesine aykırı olmadığına vurgu yapılarak, maddenin yorum gerektirmeyecek şekilde açık olduğu da teyit edilmişken, davacı hakkında dampinge karşı vergi ve bu verginin matraha ilave edilmesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ile ve bu vergiler üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasında zamanaşımı bulunmadığından temyize konu kararın bu gerekçeyle bozulması gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum.