11. Hukuk Dairesi 2010/14489 E. , 2012/5139 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04/06/2007 tarih ve 2007/234-2008/38 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanak
**11. Hukuk Dairesi 2010/14489 E. , 2012/5139 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04/06/2007 tarih ve 2007/234-2008/38 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin dava dışı arsa sahipleri ile imzaladığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca ve müteahhit sıfatıyla, 5 nolu konutun sahibi olduğunu, müvekkilinin ortağı bulunduğu davalı şirketçe bu konutun müvekkiline satıldığını, davalı şirketin o sırada tapu sicilinden intikal işlemleri yapamaması ve anılan konutun mülkiyetinin arsa sahipleriyle dava konusu olması nedeniyle, davalı şirket tarafından müvekkiline 30.06.1997 tarihli ve 7.000.000.000. (7.000) TL bedelli bir teminat senedi keşide edildiğini, davalının 5 nolu konutun mülkiyetini müvekkiline devretmeye yanaşmadığını ileri sürerek, öncelikle dava konusu taşınmazın müvekkili adına tapuya tescilini, bu mümkün olmazsa taşınmazın değerinin tespit edilerek bu miktar alacağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, şirket defterlerinde dava konusu borca ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığını, taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin resmi şekilde yapılması gerektiğini, teminat senedindeki imzanın kime ait olduğunun ve davacının edimini yerine getirip getirmediğinin dahi belli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Dairemizce verilen bozmaya uyularak, dairenin mülkiyetinin başka bir şahsa devredilmiş olduğu, senet altındaki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.000 TL'nin 15.03.2002 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacının bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 04,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.