Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1606 E. , 2025/1541 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1606 Karar No : 2025/1541 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Batman ili, Liçik (...) Köyü'nde…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1606 E. , 2025/1541 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1606 Karar No : 2025/1541 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Batman ili, Liçik (...) Köyü'nde ... Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında yapılan … tarih ve … sayılı toplulaştırma işleminin, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... nolu parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporundaki saptamalar dikkate alındığında, yeni parsellerin eski parseller üzerinde olmasına rağmen daha yüksek bir parsel dönüşüm katsayısı ile nitelendirilerek daha az bir alan tahsisine sebep olunduğu, uyuşmazlık konusu tüm parseller yönünden de toplulaştırma sonrasında tahsis edilen parsellerin en-boy oranı, sulama yönü ve yol durumunun teknik talimatnameye göre düzenlenmediği anlaşıldığından Batman ili, ... (...) Köyü, ... ada ve ... parsel, ... ada ve ... parsel, ... ada ve ... parsel, ... ada ve ... parsel, ... ada ve ... nolu parsel, ... ada ve ... parselde bulunan ve davacıların hissedarı oldukları taşınmazları kapsayan alanda yapılan toplulaştırma işleminin, toplulaştırma amaç ve ilkelerine, dağıtım esaslarına ve hukuka uygun olarak yapılmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin tipik bir toplulaştırma işlemi olmayıp, bir ifraz işlemi olduğu, dava konusu parsellerin Hazine ile müşterek yapılmasının açıklamasının bilirkişi raporunda yapılmadığı, davacı tarafın bu yönde mantıklı bir izahının olmadığı, 2018 yılından önce yapılan 2014 yılındaki işlemde Hazine arazileri ve vatandaş arazileri müstakil ve büyük parçalar halindeyken dava konusu parsellerde olduğu üzere 2018 yılında yapılan kısmi toplulaştırma işlemi ile hazine arazilerinin onlarca parsele bölündüğü, kimi vatandaşların Hazine arazilerine müşterek yapıldığı, dava konusu işlem ile Hazine tasarrufunun kısıtlardan arındırıldığı, sadece bilirkişi raporu odaklı değil, olaya geniş açıdan bakılarak karar verilmesi gerektiği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun "Kanunun amacı" başlıklı 1. maddesinde: "Bu Kanunun amacı sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; a) Toprağın verimli şekilde işletilmesini,işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, b) Yeterli toprağı bulunmayan ve topraksız çiftçilerin zirai aile işletmeleri kurabilmeleri için Devletin mülkiyetinde bulunan topraklarla topraklandırılmalarını, desteklenmelerini, eğitilmelerini, c) Ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasını ve küçülmesini önlemeyi, d) Yeni yerleşme yerleri kurmayı, mevcut yerleşme yerlerine eklemeler yapmayı, e) Zorunluluk halinde tarım arazisinin diğer amaçlara tahsisini düzenlemeyi, f) Dağıtılmayan tarım arazisinin değerlendirilme şeklini belirlemeyi, g) Bakanlar Kurulunca gerekli görülen diğer bölgelerde gayrimenkullerin Milli Güvenlik nedeniyle mülkiyet ve tasarruf şekillerinde ve yerleşim yerlerinde düzenlemeler yapmayı, sağlamaktır." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun "Toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri" başlıklı 6. maddesinde; "Bu Kanunda belirtilen amaçları gerçekleştirmek üzere uygulama alanlarında ilgili kuruluşça, isteğe bağlı veya maliklerin muvafakati aranmaksızın arazi toplulaştırması yapılabilir, isteğe bağlı olanlara öncelik vermek kaydıyla arazi toplulaştırmasını teşvik için ilgili kuruluşça arazi genişletmek ve kredi imkanlarından daha fazla faydalandırmak gibi destekleyici tedbirler alınabilir. Toplulaştırma alanlarında gerçek kişilerle kamu ve özel hukuk tüzel kişilerine ait araziden projenin özelliğine göre, yol ve kanal gibi kamunun ortak kullanacağı yerler için %10'a kadar katılım payı kesilir. Toplulaştırma nedeniyle kapanan yollarla, yol fazlalıkları da aynı amaç için kullanılır. Katılım payı için herhangi bir bedel ödenmez. Ancak, katılım payı dışında kesilen arazi, öncelikle varsa eşdeğer Hazine arazisinden karşılanır. Yoksa, kesilen arazi için kamulaştırma işlemi yapılır. Toplulaştırma sonunda dağıtılan veya sahibine bırakılan tarım arazisi malikleri adına, geriye kalan arazi ise Hazine adına uygulayıcı kuruluşun talebi ile tapuya tescil edilir. Malikleri adına tescil edilen arazi bu Kanun hükümleri dışında o bölge için tespit edilen dağıtım normundan daha küçük parçalara rızaen veya hükmen taksim edilemez ve ifraz işlemlerine konu olamaz. Bu husus tapu siciline şerh edilir. Toplulaştırma esas ve usulleri ile toprağın derecelendirilmesinin nasıl yapılacağı yönetmelikte belirtilir." kuralına yer verilmiştir. Batman ili, Liçik (Güneşli) Köyü'nde 76. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında yapılan … tarih ve … sayılı toplulaştırma işleminin, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... nolu parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davaya konu parsellere ilişkin olarak taşınmaz mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; kısmi toplulaştırma işlemlerinde davacının gerçek alan yönünden hisse alanları toplamları toplulaştırmaya giren eski parsellerde (1152 + 3069 + 3458 + 6645 + 3202 + 1691,99 + 2750 = 21.967,99 m2) iken toplulaştırma sonrası yeni parsellerde (1112,17 + 2962,90 + 3372,85 + 6608,95 + 3163,26 + 1769,74 + 2842,57 = 21.832,44 m2) olduğu ve toplam gerçek alan yönünden yeni parsellerde davacının hisse payının 135,55 m2 azaldığının tespit edildiği, oysaki dava konusu kısmi toplulaştırma işleminde yeni ... nolu parselde her iki davacı adına 1.769,74’şer m2, yeni 122/28 nolu parselde her iki davacı adına 2.842,57’şer m2, yeni ... nolu parselde ... adına 2.962,90 m2 ... adına 4.075,07 m2, yeni ... nolu parselde her iki davacı adına 3.162,27’şer m2, ... nolu yeni parselde her iki davacı adına 3.372,85’şer m2 ve ... nolu yeni parselde her iki davacıya 6.608,95’şer m2 ile en fazla hisse tahsisi yapıldığı, tahsisi yapılan altı yeni parselin tamamı 4-5 müşterekli olup bir müştereğin hissesi ise veraset-intikal nedeniyle 15 mirasçının daha eklenmesi nedeniyle toplam 19-20 hissedarlı bir yapı ortaya çıktığı, sonuç olarak dava konusu toplulaştırma işleminin davacılar yönünden ilgili mevzuat hükümlerine ve toplulaştırma amacına ve ilkelerine uygun olarak yapılmadığı sonucuna varılmıştır." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. Taşınmazların eski ve yeni çakıştırılmış raster görüntüsünden de anlaşılacağı üzere, yapılan kısmi toplulaştırma işlemi ile Hazine parsellerinin ifraz edilmesi doğru olmakla birlikte, davacılara ait toplulaştırma öncesi parsel ile yeni tahsis edilen yerlerin ilişkisinin gözetilerek hukuka ve fiili duruma uygun işlem tesis edilmediği, toplulaştırma uygulaması yapılırken toprağın verimli şekilde işletilmesi amacıyla aynı kişilere ait olan parsellerin mümkün olan ölçüler içerisinde ve aynı kadastral parsellerin yer aldığı mahalde birleştirilmesinin sağlanması ve aksine uygulamanın ise teknik gerekçelerinin açıklanması gerektiği dikkate alındığında, kısmi toplulaştırma işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Dava Dairesi kararının gerekçeli olarak onanmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi ve Dava Dairesi kararının aynen onanması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.