Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılara karşı bir kısım işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle İstanbul Anadolu 25. İş Mahkemesinin 2019/867 Esas sayılı dosyasıyla dava açtığını, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün 2022/13006 Esas sayılı dosyası üzerinden davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, tehir-i icra kararı ile ödemeden kaçınıldığını, tüm bu kararlar ile birlikte, Anayasa Mahkemesine mahkemelerce hükmedilen tazminatın y
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılara karşı bir kısım işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle İstanbul Anadolu 25. İş Mahkemesinin 2019/867 Esas sayılı dosyasıyla dava açtığını, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün 2022/13006 Esas sayılı dosyası üzerinden davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, tehir-i icra kararı ile ödemeden kaçınıldığını, tüm bu kararlar ile birlikte, Anayasa Mahkemesine mahkemelerce hükmedilen tazminatın yargılamada geçen süre nedeniyle enflasyon karşısında değer kaybettiğinin tespit edildiği yönünde yapılan bir başvuruda, Anayasa Mahkemesince ölçülülük yönünden mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verildiğini, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları çerçevesinde enflasyon nedeniyle alacaklının alacağında oluşan kayıp ve koşullar göz önünde bulundurularak mülkiyet hakkının ihlali olduğunu ileri sürerek munzar zarar tazminatının davalılardan tahsilini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, davada varlığı iddia olunan munzam zarar olgusunun ispatına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.