10. Hukuk Dairesi 2023/12454 E. , 2024/1479 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/58 E., 2023/34 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/13 E., 2021/700 K. Taraflar arasındaki 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili …
**10. Hukuk Dairesi 2023/12454 E. , 2024/1479 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/58 E., 2023/34 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/13 E., 2021/700 K. Taraflar arasındaki 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 26.11.1996 tarihinde eczane işletmecisi olarak ... ili Pendik ilçesinde faaliyet gösteren ... Eczanesinde mesleki faaliyetine başladığı ve halen devam ettiği, davacının tesadüfen 26.11.1996 ile 04.10.2020 tarihleri arasındaki çalışma sürelerinin Kurumda var olması gereken kayıtlarının bulunmadığını öğrendiği, davacının ilgili döneme ilişkin prim ödemelerinin 04.10.2000 tarihinden sonra davalı Kurumun ödeme planı doğrultusunda gerçekleştirdiğini ve herhangi bir prim borcu kalmadığını beyan ederek davacının mesleki faaliyetine emeklilik ile son vermek için Pendik Sosyal Güvenlik Kurumuna gittiğinde gereken kıdem şartının gerçekleşmediğinin kendisine ifade edildiği, bunun üzerine 13.10.2020 tarihinde davalı Kurumun Pendik Sosyal Güvenlik Merkezine ilgili döneme ait hizmet tespitinin yapılması, prim ödemelerinde eksikliğin varlığı halinde eksik olan kısmı ödeyeceğini ilişkin başvuruda bulunduğu, davacının Kuruma başvurmasına rağmen davalı Kurumdan 60 günlük kanuni süre zarfında herhangi bir cevap gelmediği iddiasıyla davacının 26.11.1996 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 26.11.1996 tarihinde başlayan Pendik Vergi Dairesi mükellefiyet kaydına ve 28.03.2001 tarih 14613 sayılı giriş bildirgesine göre 04.10.2000 tarihi itibari ile Bağ-Kur sigortalılık tescilinin yapıldığı ve 21.06.2001 tarih 13896 sayılı yazı ile tescil bilgisinin verildiğinin anlaşıldığı, 619 nolu Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 1 inci maddesinde “1479 sayılı Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu kanun hükmünde kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalık hak ve mükellefiyetlikleri bu kanun hükmünde kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlar” ve 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'yi yeniden düzenleyen 02.08.2003 tarih 4956 sayılı Kanun gereği Bağ-Kur tescil başlangıcı 04.10.2000 tarihinden geriye götürülemediği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; 29.08.1970 doğumlu olan davacının 26.11.1996 tarihinden itibaren vergi mükellefi olduğu, 28.03.2001 tarihinde ibraz ettiği Bağ-Kur giriş bildirgesine istinaden 04.10.2000 tarihi itibariyle tescilinin yapıldığı, davacının Kuruma yaptığı başvurunun reddedildiği, davacının işe giriş bildirgesinin verildiği, davacının ilk prim ödemesini 31.08.2001 tarihinde yaptığı, talebe konu dönemlerin yasal boşluk dönemi içerisinde kaldığı ve bu nedenle davacının vergi kayıtlı olduğu sürelerde Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiği, Kurumun Bağ-Kur tescilini 04.10.2000 olarak başlatmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile davacının 26.11.1996 - 04.10.2000 tarihleri arasında 1479 sayıl Kanun kapsamınca Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; 4956 sayılı Kanun'un Ek Geçici 18 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihinden itibaren 6 ay içinde Kuruma yapılmış herhangi bir başvuruya ilişkin iddia veya talep bulunmadığı gibi dosya kapsamında toplanan belgelerde de 02.08.2003 tarihinden itibaren 6 ay içinde 04.10.2000 tarihi öncesindeki Bağ-Kur primlerinin ödenmesine ilişkin Kurum'a yapılmış herhangi bir başvuru bulunmadığı, sigortalılık koşullarının bulunmadığı, davacının müracaatının 13.10.2020 tarihinde olması nedeniyle davanın zamanaşımına uğradığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tespite konu dönemde başkaca sigortalılığının bulunmadığı, 6552 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 11.09.2014 tarihinden sonra açılan eldeki davada 5521 sayılı Kanun'un 7 nci (7036 sayılı Kanun'un 4) maddesi gereğince başvuru koşulunun yerine getirildiği, 1479 sayılı Kanun'un Geçici 18 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihine kadar davacının kayıt ve tescilinin yapılması, prim ödemesinin bulunması ve yasal koşullarının varlığı nedeniyle hüküm altına alınan dönemde sigortalı sayılmasının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, vergi kaydına istinaden 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasıdır. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun 24 ve 25 inci maddeleri ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.