Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/2819 E. , 2024/1336 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/2819 Karar No : 2024/1336 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLLERİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/2819 E. , 2024/1336 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/2819 Karar No : 2024/1336 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLLERİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, ... Taşımacılık Liman Hizmetleri Turizm Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2017 ve 2018 yıllarına ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının 28/12/2011 ile 14/02/2018 tarihleri arasında şirketin kanuni temsilcisi olduğu, dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacağının bir kısmının asıl borçlu şirkete ait 2018 yılına ilişkin defter ve belgelerin 2021 yılında ibraz edilmemesinden kaynaklandığı dolayısıyla ibraz etmeme eyleminin gerçekleştiği tarihte kanuni temsilcilik sıfatını haiz bulunmayan davacının, kanuni temsilcilik sıfatının sona ermesinden sonra görev yapan yönetici ya da yöneticilerin defter belge ibraz etmeme eyleminden doğan kamu alacağından sorumlu tutulamayacağı, dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacağının bir kısmının ise asıl borçlu şirket tarafından 21/06/2022 ve 02/07/2022 tarihlerinde 2017 yılının Kasım ve Aralık dönemlerine ait süresinden sonra verilen katma değer vergisi düzeltme beyannamelerinden kaynaklandığı, kanuni süresinden sonra düzeltme beyannamesi verildiği tarihlerde davacının kanuni temsilci sıfatını haiz bulunmadığı dikkate alındığında sözü edilen alacaktan da sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun olarak kesinleştirilen kamu alacağının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, yapılan mal varlığı araştırmasında alacağın şirketten tahsil edilemediği, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Kamu alacağının tahakkuk ettiği ve ödenmesi gereken dönemlerde kanuni temsilcilik sıfatının bulunmadığı, şirketin hacze kabil birçok mal varlığına sahip olduğu, şirket nezdinde tüm takip yollarının tüketilmediği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 12/03/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)- KARŞI OY: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır. Dosyanın incelenmesinden, davacının 28/12/2011 ila 14/02/2018 tarihleri arasında şirketin kanuni temsilcisi olduğu, ödeme emrine konu alacağın bir kısmının ise davacının kanuni temsilci sıfatının bulunduğu 2017 yılının Kasım ve Aralık dönemlerine ilişkin olarak 21/06/2022 ve 02/07/2022 tarihlerinde verilen düzeltme beyannamelerine istinaden tahakkuk eden alacaklardan oluştuğu anlaşılmaktadır. Davacının kanuni temsilcilik görevinin sona ermesinden sonra verilen düzeltme beyannameleri davacının kanuni temsilcilik dönemini içermekte ise de bu durum tek başına sorumluluğu gerektirmez. 213 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca davacıya atfedilecek bir kusurun ortaya konulması gerekir. Bu bakımdan, davacının kanuni ödevlerini yerine getirip getirmediği araştırıldıktan sonra takibe konu alacağın doğmasında sorumluluğu olup olmadığı belirlenerek bir karar verilmesi gerektiğinden yazılı gerekçeyle ödeme emrinin belirtilen kısmını iptal eden Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kararın söz konusu hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına kısmen katılmıyorum.