T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/245 - 2026/230 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ESAS NO : 2021/245 KARAR NO : 2026/230 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 27/11/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/2…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/245 - 2026/230 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ESAS NO : 2021/245 KARAR NO : 2026/230 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 27/11/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/237E., 2020/659K. DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) KARAR TARİHİ : 04/02/2026 YAZIM TARİHİ : 05/02/2026 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkili şirket tarafından 224445017 sayılı Makine Kırılması Sigorta Poliçesi ile sigorta edilen 2015 Model, 280626 Seri Numaralı, ... Marka Ekskavatörün, 07.04.02017 tarihinde, davalı şirketin işveren olarak bulunduğu Ankara-Yenimahalle'de kazı çalışması sırasında üzerine istinat duvarı devrilmesi ile hasarlandığını, iş makinesinin pert olduğunu, sigortalıya 270.800 TL ödendiğini, davalı tarafça müvekkil şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 200.000 TL tazminatın ödenme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 06/11/2020 havale tarihli talep artırım dilekçesi ile dava değerini 203.100 TL olarak belirlemiştir. Davalı vekili özetle: Davaya konu iş makinesinde iddia olunan hasarın meydana gelmesinde müvekkili firmanın herhangi bir kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İhbar olunan ... Sigorta Anonim Şirketi vekili özetle: Davanın usul ve esastan reddini dilemiştir. İlk derece mahkemesince "...Davalı asıl işveren ... İnş. Taah. San. Tic.A.Ş.'nin kazanın gerçekleştiği alanda iş güvenliği yönünden gerekli tedbirleri almamış olduğu, zemin etüdü ve risk değerlendirmesinin yapılmamış olduğu, bu nedenle iş makinasının hasarlanmasıyla sonuçlanan kaza olayının meydana gelmesiyle ilgili % 75 (Yüzde Yetmibeş) oranında olduğunu, bunun yanında sigortalı dava dışı sigortalı alt işveren ... Harf. İnş. Nakl. Ltd. Şti.'nin ise dava dışı operatörü tarafından tedbirsiz ve özensiz davranışı ile çalışmayı durdurmayarak emniyetsiz davrandığı bu şekilde kazanın gerçekleşmesinde % 25 (Yüzde Yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, kusur durumuna göre, davalı şirketin tazmin sorumluluğunun 203,100,00 TL olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı vekilince dava dışı sigortalıya ödenen tazminatın ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan tahsili istenilmiş ise de; dava tarihinden evvel davalının usulüne uygun ihtarat ile temerrüde düşürüldüğü hususunun ispat edilememiş olduğu anlaşılmakla, ,hükmedilen tazminatın 200.000,00 TL'sine dava,3.100,00-TL'sine 06/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkilinin dava konusu olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı, kazaya müvekkilinin sebebiyet vermediği, iş makinesi sahibi dava dışı ... firması ve makine operatörü ... isimli şahsın kusurundan kaynaklandığı, kusur oranları hatalı şekilde belirlendiği, müvekkilinin hiçbir dahli olmayan olayda tazminat ödemeye mahkum edildiği, dosyanın eksik incelendiği ve hatalı değerlendirme yapıldığı, zarara uğrayan tarafın zararın meydana gelebileceğini öngörebildiği hallerde zarardan kaçınma yükümlülüğünün bulunduğu, somut olayda bu sorumluluğa aykırı davranıldığı, müvekkiline %75 oranında kusur izafe edilmesinin fahiş olduğu, bilirkişilerin eksik inceleme yaptığı ve ilk derece mahkemesinin de bu eksik incelemeye göre oluşturulan raporu hükme esas aldığı, bilirkişi heyetinin hatalı oluşturulduğu, olması gereken A sınıfı iş sağlığı ve güvenliği uzmanının heyette yer almadığı, buna ilişkin itirazlarının da dikkate alınmadığı nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1472. maddesinden kaynaklanan rücuan tazminat taleplidir. Davacı vekili, TTK'nin 1472/1. madde uyarınca, müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın, kusurlu olduğu ileri sürülen davalıdan rücuan tahsilini istemiştir. TTK'nin 1472/1. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nin 1472/1. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücuen ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E. - 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 17.01.1972 tarih ve 1970/2E.-1972/1K. sayılı kararında da sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; sonuç olarak, sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği belirtilmiştir. Somut olayda; dava dışı sigortalı ile davacı arasında... parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak hafriyat sözleşmesinin imzalandığı, dava dışı şirketin yüklenici, davalının ise işveren olduğu, işin yapılması sırasında istinat duvarının çökmesi sonucunda meydana gelen olay neticesinde dava dışı sigortalı şirkete ait iş makinesinin zarar gördüğü, zararın davacı sigorta şirketi tarafından sigorta sözleşmesi kapsamında karşılandığı ve ödenen sigorta tazminatının davalıdan tahsilini talep ettiği tüm dosya kapsamı ile sabit olup taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının hasarın meydana gelmesinde kusurlu olup olmadığı ve buna göre TTK'nin 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet ilkesi gereğince rücu yasal şartları oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Dava dışı sigortalı, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/758 Esas sayılı dosyası ile ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine açtığı davada, iş makinesinde meydana gelen zararın sigorta şirketi tarafından karşılanmayan bakiye 62.685 TL bulunduğunu belirterek bakiye hasar bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş olup yapılan yargılamada davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın istinafı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 2024/838 Esas 2024/890 karar sayılı ilamı ile "Somut olayda davacı yüklenici işin ehli olarak çalışma sahasında işin yürütülmesini tehlikeye sokacak bir durum tespit etmesi halinde bu durumu iş sahibine derhal haber vermeye mecburdur. Dosya kapsamına göre istinat duvarının çökebileceği hususunda davacı yüklenicinin davalı iş sahibini uyardığı yasal delillerle ispatlanamamıştır. Bu durumda davalı tarafa atfedilebilecek kasıtlı bir eylem ve yasal düzenlemeden kaynaklı bir kusur bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kusur dağılımı yapılarak sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hal böyle olunca mahkemece, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi 2024/838 Esas 2024/890 karar sayılı ilamına göre davalının kusurunun bulunmadığı, sigortalının kusurlu olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet ilkesi gereğince kusurun davacının halefi olan sigortalı kusurlu olduğundan davacı yönünden rücun yasal şartlarının oluşmadığı gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirilme ile davanın kabulüne karar verilmesinde isabet bulunmamıştır. Dava dosyası kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; açıklanan nedenlerle mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan davalının istinaf talebinin kabulü ile kaldırılmasına, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden yeniden esas hakkında karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: I-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK m. 353/1.b.2 gereğince, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/237E., 2020/659K. sayılı, 27/11/2020 tarihli kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, Buna göre: "Davanın reddine. Karar ve ilam harcı: Alınması gereken 732-TL harcın; peşin harç ve ıslah harcı olarak alınan toplam 3.468,44-TL harçtan düşümü ile fazla alınan 2.736,44-TL harcın kararın kesinleşmesi ve istek halinde davacıya iadesine. Yargılama giderleri ve gider avansı: Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak davacıya iadesine. Davalı tarafından yapılan 36,10-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Vekalet ücreti: A.A.Ü.T. uyarınca 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine." II-) Peşin alınan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine. III-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 04/02/2026 Başkan Üye Üye Katip