Ceza Genel Kurulu 2018/530 E. , 2022/275 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : (Kapatılan)14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 36-74 Suça sürüklenen çocuk ...’nın teşebbüs aşamasında kalan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan TCK'nın 103/1-a maddesi delaletiyle 103/2, 35, 31/3 ve 63. maddeleri uyarınca 8 yıl hapis; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109/1, 109/3-f, 109/5, 31/3 ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis; cezaları ile cezalandı…
**Ceza Genel Kurulu 2018/530 E. , 2022/275 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : (Kapatılan)14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 36-74 Suça sürüklenen çocuk ...’nın teşebbüs aşamasında kalan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan TCK'nın 103/1-a maddesi delaletiyle 103/2, 35, 31/3 ve 63. maddeleri uyarınca 8 yıl hapis; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109/1, 109/3-f, 109/5, 31/3 ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis; cezaları ile cezalandırılmasına ve mahsuba ilişkin ... 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 14.04.2016 tarih ve 51-156 sayılı hükümlerin katılan mağdure vekili, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafisi tarafından, teşebbüs aşamasında kalan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden ise ayrıca Cumhuriyet savcısı tarafından da temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 21.02.2017 tarih, 9427-840 sayı ve oy çokluğu ile; "Suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki savunmalarına, mağdure beyanlarına, müştekiler ve tanıkların anlatımları ile tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; suça sürüklenen çocuğun savunmalarının aksine cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından, atılı suçlardan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiş, Daire Başkanı ... ve Daire Üyesi ...; "Dosya kapsamına göre, sanığın vücuda organ sokmak amacıyla hareket ettiği hususunda şüphe bulunduğu, mağdurenin vücuduna organ sokulmasını engelleyen harici bir engel bulunup bulunmadığının belirlenemediği ve ortaya çıkan şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle eylemin çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu halde sanığın bu suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi yerine, eylemin ne şekilde teşebbüs aşamasında kaldığı da tartışılmadan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüsten hüküm kurulması, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin olarak ise dosya kapsamında toplanan delillere göre, sanığın cebir, tehdit veya hile kullanarak mağdureyi götürdüğünün sabit olmadığı, bu nedenle eyleminin TCK'nın 109/1. maddesi kapsamında kaldığı, mahkemece de TCK'nın 109/1. maddesi uyarınca hüküm kurduğu halde hükmün gerekçesinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun zorla işlendiği belirtilerek çelişkiye neden olunması şeklindeki gerekçelerle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan suça sürüklenen çocuğun atılı suçlardan beraatine ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyoruz." görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.