T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/494 Esas KARAR NO : 2025/1555 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 19/12/2023 NUMARASI : 2022/196 Esas, 2023/286 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 01/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla,…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/494 Esas KARAR NO : 2025/1555 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 19/12/2023 NUMARASI : 2022/196 Esas, 2023/286 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 01/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2014 yılından beri “... Enerji ve Ticaret Limited Şirketi” unvanı ile sicile kayıtlı olup faaliyetine devam ettiğini, müvekkili şirket için “...” ibaresini marka olarak tescil ettirdiğini, müvekkili şirketin markalarının “seri marka” niteliğinde olduğunu, müvekkil şirketten yıllar sonra kurulan davalının, unvanında yer verdiği “...” ibaresi ile müvekkil şirket ile iltibas oluşturduğunu, davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzün durdurulması gerektiğini ileri sürerek, davalının müvekkili şirketin markasına karşı yaptığı tecavüzün tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına, “...” ibaresinin davalının ticaret unvanın terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının marka hakkının ihlali söz konusu olmadığını, internet alan adlarında önce gelen alır ilkesi gereğince müvekkilinin usulüne uygun başvuru yapmış ve alan adını aldığını, müvekkilinin davacının marka hakkını ihlal etmediğini, başkaca firmalar ... markasını tescil ettirdiğini müvekkilinin alan adı ve firma adı ...'in karakter yapısının çok farklı olduğunu, ayrıca müvekkilinin faaliyet alanı ve davacının faaliyet alanı birbirlerinden tam anlamıyla farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı şirketin 2014 yılından bu yana "..." ibareli, davalı tarafın ise 2019 yılından bu yana aynı iştigal konusunda "..." ibareli ticaret unvanıyla faaliyet gösterdiği, davacı unvan ve markasında yer alan "..." ibaresiyle davalının ticaret unvanında yer alan "..." ibaresinin neredeyse birebir aynı olduğu, davalının iştigal konusunun davacı tarafa ait 2016 84130 tescil numaralı "..." markasının tescil sınıfı olan 37. ve 40. sınıflar kapsamında kaldığı, "..." ibaresinin fiilen sadece resmi evrak ve faturada kullanılıyor olması nedeniyle ticaret unvanı kullanımının sınırlarının aşılmadığı, markasal kullanım bulunmadığı, web sitesinde doğrudan ticaret unvanına atıf yapılan kullanım da mevcut olmakla beraber web sitesinde "... ENERJİ" ibaresinin kullanımının ise verilen hizmetler bakımından markasal kullanım sayılabileceği yönünde tespitler dikkate alındığında davalı tarafın kullanımlarının marka hakkına tecavüz kapsamında olduğu, yine davalı tarafın kullandığı ticaret unvanının çekirdek ve ayırt edici unsurunun ... ibaresi olduğu ve davacı tarafa ait ... ibaresinin okunduğu halinin birebir aynısı olduğu, davacı tarafın markasının tescilli olduğu 4, 06, 9, 11, 37, 39, 40, 42. sınıflarda tescilli olup, bu sınıflardan 11., 37 ve 40. sınıftaki mal ve hizmetleri ile davalının faaliyetlerinin davacının tescil kapsamı ile aynı olduğu bu haliyle ilgili halk nezdinde ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırma ihtimali ortaya çıkacağı dikkate alındığında ve davalının kullanım ve dış dünyaya yansıyan ayırt edici unsur olan ... ibaresinin davacının hem marka hakkına tecavüz oluşturduğu, TTK'nın 52. maddesi gereği ticaret unvanının terkini talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı tarafın "..." şeklindeki marka ve ticaret ünvanındaki kullanımları dolayısıyla davacı tarafın "...+şekil" vmarkasından kaynaklanan haklarını ihlal ettiğinin tespiti ile davalının bu markalardan kaynaklı haklarını ihlal eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına, davalıya ait "https://....com.tr" alan adı kullanımları üzerindeki kullanımların yasaklanmasına, internet sitesine erişimin engellenmesine, davalıya ait "https://....com.tr" alan adlarının iptaline, davalı tarafın ticaret unvanında bulunan "..." ibaresinin terkinine, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; davacının marka hakkının ihlalinin söz konusu olmadığını, internet alan adlarında önce gelen alır ilkesi gereğince müvekkilinin usulüne uygun başvuru yapıp alan adını aldığını, başkaca firmaların ... markasını tescil ettirdiklerini, markanın tanınmış bir marka olmadığını, davacının esasında bu ... ismi üzerinde hak sahibi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, müvekkilin alan adı ve firma adı ...'in karakter yapısının çok farklı olduğunu, ayrıca müvekkili ve davacı farklı sektörlerde olduğundan marka hakkının ihlalinin söz konusu olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, meni, ile erişimin engellenmesi ve ticaret unvanının terkini talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının unvan ve markasında yer alan "..." ibaresiyle davalının ticaret unvanında yer alan "..." ibaresinin benzer aynı olduğu, davalının iştigal konusunun davacı tarafa ait ... tescil numaralı "..." markasının tescil sınıfı olan 37. ve 40. sınıflar kapsamında kaldığı,davalının web sitesinde "... ENERJİ" ibaresinin kullanımının ise verilen hizmetler bakımından markasal kullanım niteliğinde olduğu, davalı tarafın kullanımlarının marka hakkına tecavüz kapsamında olduğu, yine davalı tarafın kullandığı ticaret unvanının çekirdek ve ayırt edici unsurunun ... ibaresi olduğu ve davacı tarafa ait ... ibaresinin okunduğu halinin birebir aynısı olduğu, davalı kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu, TTK'nın 52.maddesi gereği ticaret unvanının terkini talebinin yerinde olduğu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/12/2025