16. Hukuk Dairesi 2018/3617 E. , 2021/1851 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TESCİL KANUN YOLU : TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, Bismil İlçesi Korukçu Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakıla…
**16. Hukuk Dairesi 2018/3617 E. , 2021/1851 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TESCİL KANUN YOLU : TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, Bismil İlçesi Korukçu Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz bölümünün adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, usule ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne; çekişmeli taşınmazın fen bilirkişisi ... ve harita bilirkişisi ...'in 02.02.2015 havale tarihli raporu ve ekindeki krokide (A) harfiyle gösterilen 1.295,35 metrekarelik kısmının birliğin son parsel numarası verilerek davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, hükme esas alınan 02.02.2015 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölüm yönünden davacı yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermek için yeterli bulunmamaktadır. Şöyleki; hükme esas alınan ziraatçı bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmaz bölümünün önceki niteliği, zilyetlik durumu, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, imar-ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı ve tamamlanmış ise sonrasındaki kullanım süresi belirlenmemiş, taşınmazın değer hesabı ve güncel durumunun değerlendirilmesi ile yetinilmiştir. Öte yandan bir arazinin niteliğini, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarının incelenmesi olduğu halde hava fotoğraflarından da yararlanılmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.