Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/7459 E. , 2024/1320 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7459 Karar No : 2024/1320 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Üniversitesi VEKİLİ : Av.... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem:...r Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık (İngi…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/7459 E. , 2024/1320 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7459 Karar No : 2024/1320 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Üniversitesi VEKİLİ : Av.... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem:...r Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık (İngilizce) Bölümü'nde Araştırma Görevlisi unvanıyla iş sözleşmesi yapılarak öğretim elemanı yardımcısı pozisyonunda çalışmaya başlayan davacı tarafından; iş sözleşmesinin süresinin dolmasından bahisle 30/09/2020 tarihinde görevinin sona erdirilmesine dair işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 2547 sayılı Kanun ile 2914 sayılı Kanun birlikte değerlendirildiğinde, öğretim görevlisi, öğretim elemanı, okutman ve araştırma görevlilerinin, öğretim elemanı olarak bir başlık altında toplandığı ve aynı yasal düzenlemelere tabi oldukları, davalı idare nezdinde araştırma görevlisi öğretim elemanı yardımcısı görev yapan davacı tarafından, sözleşmenin yenilenmeyerek görevinin sona erdirilmesine dair işlemin işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, Anayasa'nın 130. maddesinde üniversite öğretim üyelerine belirli haklar ve yetkiler tanındığı, bilimsel özgürlük, serbestçe araştırma ve yayın yapabilme, eğitim ve öğretimi özgürlük ve güvence içinde sürdürebilme hak ve yetkilerinin bunlara örnek olarak gösterilebileceği, öğretim üyesinin sözleşmesinin esaslı bir neden gösterilmeden yenilenmeyeceğini öngören bir işlemin ve böyle bir işleme dayanak olabilecek düzenlemenin, öğretim üyelerinin bilimsel özgürlüğünü, mesleki güvencesini zedeleyeceği, dolayısıyla akademik faaliyeti aksatacağı, diğer taraftan, Kanun Koyucu tarafından idareye belli bir idari işlemi tesis etme yada etmeme konusunda takdir yetkisi tanınan hallerde, bu yetkinin mutlak ve sınırsız bir yetki olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği, olayda; dava konusu işlemin, somut ve geçerli bir neden ortaya konulmaksızın tesis edildiği gibi, davacının başarısızlığı, akademik yetersizliği veya disiplinsizliği yönüyle herhangi bir bilgi ya da belge ya da görüşün davalı idarece ortaya konulmadığı anlaşıldığından, sözleşmesi uzatılmayarak görevine son verilmesine ilişkin işlemde kamu yararına, hizmet gereklerine uygun görülmeyerek hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, sözleşmenin belirli süreli olduğu, süresi dolunca kendiliğinden sona erdiği, süresi dolan sözleşmeyi yenilememe haklarının bulunduğu, işlemin hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 12/03/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- İdareye; personel çalıştırıp çalıştırmama veya görevi sona eren bir personelin görev süresini uzatıp, uzatmama hususunda takdir hakkı tanındığında tartışma bulunmamakta, takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılacağı hususu ise yargısal içtihatlarla istikrarlı şekilde gözetilmektedir. Kimi hukuk yazınında ve yargı kararlarında; idarenin görev süresini uzatmama yönünde tesis ettiği işlemler ile devam eden bir görevin sona erdirilmesine yönelik işlemler arasındaki nitelik farkı gözetilmeksizin, görev süresini uzatmama işlemlerinde de idarenin kullandığı takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığının, idarece ispat edilmesi yani somut delillerle ortaya konulması gerektiği ifade edilmektedir. Oysa süresi devam eden bir görevin sona erdirilmesinde idarenin, göreve son vermenin haklılığını ispat etmek diğer bir anlatımla göreve niçin son verildiğini somut gerekçelerle ortaya koymak zorunluluğu bulunmasına karşın, süresi bitmiş bir görevin uzatılmaması konusunda idareye ispat külfeti yüklemek yani görev süresinin niçin uzatılmadığını somut gerekçelerle ortaya konulmasını beklemek ya da mahkeme kararlarıyla idareyi görev süresini uzatmaya zorlamak, kanun koyucunun idareye tanıdığı takdir yetkisini büsbütün ortadan kaldırma, her nasılsa bir defa kamu hizmetine şu veya bu statüde dahil olan bir kişinin disipliner sonuç doğuran bir eylemde bulunmadığı ve bu eylemin soruşturma raporuyla tespit edilmediği sürece mütemadiyen kamu hizmetinde kalma sonucunu doğuracaktır. Öte yandan, süreli görevlerde görevlendirmenin başlangıcında ilgililer tarafından görevlendirmenin süreli olduğu ve sürenin bitiminde kendiliğinden sona ereceği bilinmekte olup, görevlendirmenin devamı konusunda haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemez. Davacı ile İdare arasında akdedilen Sözleşmenin 5. maddesinde; "iş bu hizmet sözleşmesi belirli süreli olup, 01.08.2019 tarihinde yürürlüğe girer ve 30.09.2020 tarihinde herhangi bir bildirime gerek olmaksızın kendiliğinden sona erer" denilmektedir. Yapılan açıklamalar çerçevesinde, davacının süresi biten görevlendirmesinin uzatılmayacağı yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görmediğimden davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.