Başvuru, tutuklamanın hukuka aykırı olması ve tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; soruşturma dosyasında gizlilik kararı verilmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tutuklamanın hukuka aykırı olması ve tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; soruşturma dosyasında gizlilik kararı verilmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 11/11/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında27/8/2016 tarihinde gözaltına alınmıştır. Belirlenemeyen bir tarihte 17/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesi uyarınca soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanmasına karar verilmiştir. Başvurucu 2/9/2016 tarihinde İstanbul Sulh Ceza Hâkimliğince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmıştır. Tutuklama gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"Şüphelinin üzerine atılı FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan; atılı suçun niteliği, mevcut delil durumu, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin varlığı, atılı suçun yasada öngörülen cezasının üst sınırı, kaçma ve delilleri karartma şüphesi nazara alındığında bu aşamada adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz kalacağı anlaşıldığından CMK 100 ve devamı maddeleri uyarınca şüphelinin tutuklanmasına [karar verildi]." Başvurucu bu karara itiraz etmiştir. İstanbul Sulh Ceza Hâkimliği 21/9/2016 tarihinde itirazın reddine karar vermiştir. Bu karar 14/10/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 11/11/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 8/2/2017 tarihli iddianamesiyle başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır. İddianamede, başvurucunun FETÖ/PDY hiyerarşisi içinde yer aldığı ileri sürülmüş; başvurucunun 11/8/2014 tarihinde ByLock programını yüklediği belirtilmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 1/3/2017 tarihinde, Ankara mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. Ankara Ağır Ceza Mahkemesi de 22/5/2017 tarihinde yetkisizlik kararı vermiştir. Yetki uyuşmazlığı üzerine Yargıtay Ceza Dairesi 2/10/2017 tarihli kararıyla İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin yetkili olduğuna karar vermiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 30/11/2018 tarihinde başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tutukluluğunun devamına karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"...Kullanımında olan GSM hattı ile FETÖ/PDY örgütü mensuplarınca kullanılan ve örgüt mensubu olmayanlarca kullanılması mümkün görülmeyen Bylock programını kullandığı, sanığın örgütsel bilinçle Digitürk aboneliğini sonlandırdığı, örgüt liderinin talimatı ile Bankasya isimli bankada işlem gerçekleştirdiği, sanığın Deniz Kuvvetleri Mahrem yapılanması içerisinde yer aldığı, örgüt içerisinde 'Sami' kod adını kullandığı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk ettiği,örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girdiği, örgütle organik bağ kurup örgüt üyesi sıfatına haiz olduğu anlaşılmıştır." Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi 2/7/2019 tarihinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. İstinaf mahkemesi kararına karşı temyiz yoluna başvurulmuş olup temyiz incelemesi devam etmektedir. İlgili hukuk için bkz. Metin Evecen, B. No: 2017/744, 4/4/2018, §§ 31-