11. Hukuk Dairesi 2023/809 E. , 2024/2929 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2570 Esas, 2022/2601 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/19 E., 2022/682 K. Taraflar arasındaki dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi olmadığı taktirde bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı
**11. Hukuk Dairesi 2023/809 E. , 2024/2929 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2570 Esas, 2022/2601 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/19 E., 2022/682 K. Taraflar arasındaki dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi olmadığı taktirde bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.04.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı ... ... Motorlu Vasıtalar Tic. A.Ş. vekili Avukat Büşra Yılmaz dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 04.04.2014 tarihinde sıfır olarak satın aldığı araçta 2 ay gibi çok kısa zaman diliminde imalattan kaynaklanan gizli ayıplar çıkmaya başladığını ve dava tarihine kadar devam ettiğini, davalının servisi tarafından sözde onarımlarla ayıbın giderilmediğini, her arızada servise götürülmesine rağmen çözüm bulunmadığını, araçtaki arızaların emniyet, motor ve fren sistemi olmak üzere imalattan kaynaklanan arızalar olduğunu, garanti süresi içerisinde; sürücü koltuğu sırt kısmında yıpranma/yırtılma, radyo ekranında mürekkep akıntısı, motor alt kısmından gelen metal sesi ve sunroofta esnemelerden kaynaklanarak oluşan çatırtı sesi şeklindeki arızaların yetkili servisçe giderilmeyip sonuçsuz onarımlarla müvekkilinin oyalandığını, yanıltıldığını, garanti süresinin bitmesini müteakip önceki arızalar mevcudiyetini koruduğu gibi farklı arızalar da ortaya çıkmaya devam ettiğini, cam tavanda meydana gelen çatırtı sesi, araç motorundaki turbo, pre-safe güvenlik sistemi, fren disklerinde meydana gelen eğilme ve lastiklerin iç yanaklarında oluşan çatlama ve yarılma gibi hayati önem arz eden arızalara hiçbir işlem yapılmayıp sonuçsuz bırakıldığını, söz konusu arızaların imalattan kaynaklanan gizli ayıplar olduğunu, aracın gizli ayıplı olduğunun hile ile saklandığını ileri sürerek davaya konu aracın müştereken ve müteselsilen davalılarca ayıpsız misliyle değiştirilmesine aksi halde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 24 üncü maddesi uyarınca tespit edilecek bedelin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ......A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarını kabul etmediklerini, yasal sürede ayıp ihbarında bulunulmadığını, 2 yıllık dava zamanaşımı süresinin geçtini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı... Türk A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, davanın 2 yıllık garanti süresinde açılmadığını, davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, davacının iddialarının yasal dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki raporlarda, pre-safe sistem arızasının davacının kullanımından kaynaklanmayacağı, bununla birlikte bahsi geçen sistemin araçtaki diğer sistemlerde olduğu gibi sensörler, sistem kontrol ünitesi donanımı, işleticiler gibi fiziksel unsurların yanı sıra kontrol yazılımından oluştuğu, sistem donanımında bir arıza olması halinde bu durumun diyagnostik test işlemi ile belirlenebildiği, bu nedenle servisin araç sistemlerinin tuttuğu hata kayıtlarına göre işlem yapılması dikkate alındığında, pre-safe sistemi ile ilgili diyagnostik cihazında hataya dayalı bir kayıt yer almadığından servisin herhangi bir saklama, gizleme gibi bir tavrının bulunmadığı, sistemin çalışmamasının yeniden kalibrasyonla düzeltilebileceği, gerekli kalibrasyon (sensör kalibrasyonu ve yazılım güncellenmesi) işleminin araç yetkili servislerince yapıldıktan sonra sistemin hedeflendiği şekilde çalışacağı, aracın satımı esnasında davacının iddia ettiği şekildeki arızanın gizli ayıp mahiyetinde olmadığı talimat yolu ile alınan bilirkişi kök ve ek raporları ile de sabit olup bilirkişilerce araç üzerinde test edilmek suretiyle yapılan incelemelerde ve yetkili servis testleri sonucunda aracın gizli ayıplı olduğuna yönelik herhangi bir tespit yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, tüm itirazlarına rağmen yeni bir heyetten rapor alınmak yerine aynı heyetten ek raporlar alınarak karar verildiğini, bilirkişi raporunda pre-safe arızasının kullanımdan kaynaklanmadığı yönündeki tespitin üretimden kaynaklandığını ortaya koyduğunu, bilirkişi heyetinin fren disklerine yönelik tespitlerinin bilimsellikten uzak, varsayıma dayalı olduğunu, aracın cam tavanında meydana gelen sesin üretimden kaynaklandığını, cam tavan malzemelerindeki genleşmeden kaynaklanan bir ses olmadığını, aracın cam tavan montajı yapılmış vaziyette fabrikadan kullanıcısına ulaştırıldığını, araçtaki mevcut cam tavanın bu zamana kadar hiç sökülmediğini, Mahkemenin yapılan işlemlere rağmen meydana gelen sesin kesilmediği hususunu göz ardı ettiğini, dava konusu aracın sürekli şehir içinde düz asfalt yolda kullanıldığını, 4-5 ayda bir lastiğin çatlamasına neden olacak çukur ve kasis dolu, asfalt olmayan bir yolda aracın kullanılmadığını, vites geçişlerinde araçta sarsılma olduğu ve şanzımandan ses geldiği belirtilmesine rağmen bilirkişi heyetinin bu arızaya ilişkin bir hiç tespitte bulunmadığını, araçtaki tüm arızaların üretim hatasından kaynaklandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararında usul ve esas yönden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplere benzer sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu araçta üretimden kaynaklanan ayıp bulunup bulunmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227 nci vd. maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş.'ye verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.