7. Ceza Dairesi 2012/19307 E. , 2012/30201 K. "" Eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ithal etmek suçundan sanıklar Muhamedd Kırnaz'ın, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/1-1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62, 52/2.maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ve 1.500,00 Türk lirası adli para, Nuri Argan'ın 10 ay hapis cezası ve 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5.maddesine göre sanıklar ha…
**7. Ceza Dairesi 2012/19307 E. , 2012/30201 K.** **"İçtihat Metni"** Eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ithal etmek suçundan sanıklar Muhamedd Kırnaz'ın, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/1-1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62, 52/2.maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ve 1.500,00 Türk lirası adli para, Nuri Argan'ın 10 ay hapis cezası ve 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5.maddesine göre sanıklar hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmalarına, suça konu cep telefonu, flash bellek ve dvd çalarların bu aşamada müsaderesine yer olmadığına, ileride hükmün açıklanması veya kamu davasının düşürülmesine göre karar verileceğinin bildirilmesine dair Çubuk Asliye Ceza Mahkemesinin 04/10/2011 tarihli ve 2009/442 esas, 2011/419 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 17.05.2012 gün ve 28950 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2012 gün ve KYB. 2012-141412 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Kanun'un 54/1.maddesinde "İyi niyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir" hükmünün yer aldığı ve söz konusu maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere, müsaderenin hukuki niteliğinin bir güvenlik tedbiri olduğu, bu nedenle de müsadereye hükmedilmesi için bir suçun işlenmesi zorunlu olmakla birlikte, bu suçtan dolayı bir kimsenin eczaya mahkum edilmesinin gerekmediği gözetilmeden suç konusu eşyanın müsaderesi yerine yazılı şekilde hüküm açıklandığında veya kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.04.2010 gün ve 2010/76-77 sayılı kararında da belirtildiği üzere, hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar ancak hükmün hukuken varlık kazanması halinde olağan ve olağan üstü yasa yolları denetimine konu olabileceğinden, henüz hukuken varlık kazanmayan bir hükmün ne olağan ve ne de olağanüstü yasa yolu denetimine konu olması mümkün değildir. CMK.nun 231/12.madde fıkrası uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karardaki mahkumiyet hükmünün olağan yasa yolu olan temyizen incelenmesi dahi mümkün değilken, henüz doğmamış bu hüküm içeriğindeki hukuka aykırılıkların , olağan denetim süreci sonlanmadan, olağanüstü kanun yararına bozma yoluyla denetlenebileceğini kabul etme olanağı bulunmamaktadır.