İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 03/12/2025 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 03/06/2025 tarih ve 2023/391 E - 2025/523 K kararına karşı süresi içinde davalı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı banka vekilinin 18.12.2019 havale tarihli dilekçesinde özetle; Müvekkili ... T.A.Ş. ...Şubesi'…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2059 KARAR NO: 2025/2234 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/06/2025 NUMARASI: 2023/391 E. - 2025/523 K. DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali- (Genel Kredi Sözleşmesine kefaletten kaynaklı) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 03/12/2025 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 03/06/2025 tarih ve 2023/391 E - 2025/523 K kararına karşı süresi içinde davalı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı banka vekilinin 18.12.2019 havale tarihli dilekçesinde özetle; Müvekkili ... T.A.Ş. ...Şubesi'nce kredili müşterilerinden ... Ltd. Şti ile imzalanmış olan 12.10.2011 tarihli 1.750.000,00 TL,01.01.2018 tarihli 5.000.000 TL ve 31.10.2012 tarihli 3.000.000 TL, 20.03.2014 tarihli 5.000.000,00 TL miktarlı genel kredi sözleşmelerine istinaden ticari nitelikte krediler kullandırıldığını, söz konusu sözleşmeleri dava dışı ..., ... ve ...Kol. Şti. ve davalı/borçlu olan ..., ..., ..., ..., ... müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile sözleşmeyi imzalamış bulunduklarından kefalet limitleri gereğince borçtan sorumlu olduklarını, borçluların kredi ödemelerini aksatarak temerrüde düşmesi nedeniyle, davalının görülen lüzum üzerine, Kayseri 12. Noterliğinin ... tarih ve ...yevmiye ile ihtarname keşide edilerek, hesap kat edilmiş olduğunu, İhtarnameler usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olduğunu ancak verilen süre zarfında alacağımız tahsil edilmediği gibi davalıya borçlular tarafından bir ödeme planı da sunulmamış olduğunu, muaccel hale gelen kredi borcunun ödenmemesi üzerine Kayseri 1. Asliye Ticaret Mah'nin 2018/1121 D. iş nolu dosyasından verilen ihtiyati haciz kararı gereği borçlularla ilgili olarak Kayseri 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararları ile takip başlatılmış ve bu dosyadan takip işlemleri de yürütülmüş ise de borçlulardan ..., ..., ..., ..., ... borcun tamamına ana para, faiz ve tüm ferilerine itiraz etmiş olduklarını, Kayseri 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin takip talebindeki diğer şartlarla, ...'dan 1.413.998,32 TL, ...'den 1.238.998,32 TL, ... ve ...'den 512.097,24 TL, ...'den 713.998,32 TL üzerinden devamına, ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz eden borçlular hakkında 9620 icra inkar tazminatına hükmedilmesine; yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ...ve ...vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davacı bankaya bu tutarda borcunun bulunmadığını, kefiller açısından Borçlar Kanunu'na göre geçerli kefalet olmadığını, davacı bankanın asıl borçlu ile olan iş ve işlemlerinde, kefillerin durumlarını ağırlaştıran işlemler yaptığını, bu işlemler için müvekkillerinden ve eşlerinden usulüne uygun rıza alınmaması nedeniyle müvekkillerinin borçtan sorumlu tutulamayacağını, hesabın kat edilmediğini, borcun muaccel hale gelmediğini, davacı tarafından dava dilekçesinde dile getirildiği üzere, asıl borçlu şirket tarafından 4 adet GKS imzalandığını, her bir kredinin borcunun, yeni çekilen kredi tutarından kapatıldığını, dolayısıyla GKS'lere konu borcun sona erdiğini, alacaklının bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, temerrüt faizi işletilmesi için gerekli şartların oluşmadığını, talep edilen faizin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nin sözleşmelerde imzasının kendi el yazısı olmadığını, imzanın da belirterek atıldığını, müvekkilleri ... ve ... eşlerinin eş muvafakatinin olmadığını beyan ederek davanın reddine, davacı aleyhine %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin davacı bankaya bu tutarda borcunun bulunmadığını, kefiller açısından Borçlar Kanunu'na göre geçerli kefalet olmadığını, dava konusu takibin başlatıldığı tarihte usulüne uygun düzenlenip yine usulüne uygun tebliğ edilmiş bir kat ihtarının bulunmadığını, dolayısıyla kefil konumunda olan müvekkili için muacceliyet şartının gerçekleşmediğini, davacı banka tarafından talep edilmiş olan alacağın ipotek ile teminat altına alınmış olup, asıl borçlu... Ltd. Şti'nin tüm borçlarına karşılık teminat olarak birden çok taşınmazın davacı banka tarafından ipotek alındığını, ayrıca temerrüt faizi işletilmesi için gerekli şartların oluşmadığını, talep edilen faizin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkeme kararında;"...Kredi kartından kaynaklanan 12.240,60 TL asıl alacak Toplam 12.240,60 TL, olmak üzere toplam 29.505,52 TL nakit alacağına ve 3 adet mer'i teminat mektubundan kaynaklanan toplam 482.500,00 TL gayrınakdi alacağından kaynaklanan toplam 512.005,52 TL alacağına davalılar ... ve ...' nin müteselsil kefaletinin bulunduğu sonucuna varılmış olmakla davanın kısmen kabulü ile, Kayseri 5. İcra Dairesi'nin ... Esas (Yeni Esas Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas) sayılı dosyası üzerinden yapılan takipte; Davalı ...'un kefalet limiti dikkate alınarak; 1.411.218,20-TL alacak için yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, Davalılar ... ve ...'nin kefalet limiti dikkate alınarak; 512,005,52-TL alacak için yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, Davalı...'nin kefalet limiti dikkate alınarak; 1.236.218,20-TL alacak için yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, Davalı ...'nin kefalet limiti ve ipotek bedeli dikkate alınarak; 711.218,20-TL alacak için yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, (Davalı ... yönünden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan Kayseri 5. İcra Dairesi'nin...Esas (Yeni Esas Genel İcra Dairesi'nin ...Esas) sayılı dosyasında yapılan/yapılacak tahsilde mükerrerlik olmamak üzere) fazlaya yönelik talebin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş, davalıların sorumlulukları gözetilerek aleyhlerine icra inkar tazminatına hükmolunmuştur. -Davanın kısmen kabulü ile, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı ( eski esas: Kayseri 5. İcra Dairesi'nin ...) dosyası üzerinden yapılan takipte; Davalı ...'un kefalet limiti dikkate alınarak; 1.411.218,20-TL alacak için yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, Davalılar ... ve ...'nin kefalet limiti dikkate alınarak; 512.005,52-TL alacak için yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, Davalı...'nin kefalet limiti dikkate alınarak; 1.236.218,20-TL alacak için yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, Davalı ...'nin kefalet limiti ve ipotek bedeli dikkate alınarak; 711.218,20-TL alacak için yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, (Davalı ... yönünden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan Kayseri 5. İcra Dairesi'nin...Esas (Yeni Esas Genel İcra Dairesi'nin ...Esas) sayılı dosyasında yapılan/yapılacak tahsilde mükerrerlik olmamak üzere) fazlaya yönelik talebin reddine, İtirazın iptaline ve takibin devamına karar verilen alacak miktarının %20'si oranında (282.243,64-TL) icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı ...'un belirlenen icra inkar tazminatının tamamından sorumlu tutulmasına, davalı...'nin sorumluluğunun ise 247.243,64-TL ile sınırlı tutulmasına, davalı ...'nin sorumluluğunun ise 142.243,664-TL ile sınırlı tutulmasına, davalılar ... ve ...'nin sorumluluğunun ise 102.401,10-TL ile sınırlı tutulmasına,) Dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin dosya kapak hesabında dikkate alınmasına, Şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmolunmamasına,..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı taraflarca yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalılar ..., ... vekili tarafından sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde davacı banka tarafından müvekkili aleyhine açılan "itirazın iptali" davasının müvekkilleri açısından kabul edilmiş olup, süresinde aleyhlerine yönlerinden kaldırılması istemiyle kararı istinaf ettiklerini, Kayseri BAM 6.HD.'nin 22.03.2023 tarih ve 2023/505 esas ile 2023/530 karar sayılı ilamında belirtilen gerekçeye göre müvekkilleri hakkında davanın reddi gerekirken, BAM ilamına aykırı karar kurulduğunu, bozma ilamında, 12.10.2011 tarihli GKS yönünden inceleme yaptırılarak geçerli kefalet imzalarının olup olmadığının belirlenmesi ve alacağın bu sözleşmeden kaynaklanıp kaynaklanmadığının saptanması sonrası karar verilmesine işaret edildiğini, her iki müvekkili açısından düzenlenen kefalet sözleşmelerinin geçerli olmadığını, eş muvafakatinin bulunmadığı hususunun dikkate alınmadığını, 12.10.2011 tarihli GKS'deki imzanın müvekkili ... elinden çıktığı kanaatini bildirir 15.04.2024 tarihli raporla, keza aynı sözleşmede müvekkili ... adına atılan imzanın da bu müvekkilinin elinden çıktığı kanaatine varıldığı 16.11.2023 tarihli raporla tespit edildiğini ve bu tespiti yeterli donanımı ve teknik alt yapısı olmayan bir inceleme sonucu yapıldığını ve kabul etmemekte iseler de, aksinin düşünüldüğü taktirde, yani imzaların her iki müvekkiline ait olduğu bir yerde varsayıldığında dahi; müvekkillerinden ... açısından; her ne kadar 16.11.2023 tarihli raporda 12.10.2011 tarihli sözlşemedeki imza ve yazıların müvekkili ...'ye ait olduğu belirtilmiş ise de;TBK. 584. maddesi uyarınca, 11.04.2013 tarihinde yapılan değişiklikten önce zorunlu olan eş muvafakati, yani müvekkilinin eşi ...'nin muvafakatinin alınmadığını, bu konuda eş muvafakatinin aranmayacağının maddede 11/04/2013 tarihinden yapılan değişiklikle ortaya konulmuş ise de; sözleşmenin yapıldığı 12.10.2011 tarihi itibariyle eş muvafakatinin zorunlu olduğunun taktir edilmediğini, müvekkillerinden ... açısından da; TBK.'NIN 584. maddesi uyarınca, ...'nin eşi ...'nin kefalete muvafakat anlamında imzasının bulunmadığını, nitekim 12.10.2011 tarihli sözleşmede ...'nin eş muvafakatinin olmadığınrın da açık olduğunui, dolayısıyla eş muvafakati olmadan yapılan kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, hal böyle iken, 12.10.2011 tarihli sözleşmeden her iki müvekkilinin sorumlu tutularak karar verilmesinin doğru olmadığını, diğer yandan, sonraki sözleşmeler önceki sözleşmelerin devamı ve tamamlayıcısı niteliğinde olmayıp, bilirkişi raporunun da eski sözleşmeyi yeni sözleşmelere uyarlanarak düzenlenmiş olmakla denetime elverişli olmayan rapora göre karar verilmesinin bozmayı gerektirdiğini, her iki müvekkili açısından da fazlaca asıl alacak, ferileri ve yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının bozmayı gerektirdiğini ileri sürerek Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/391 esas, 2025/523 sayılı kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Borcun bitmesine rağmen kefil sıfatı ile müvekkillerine icra takibinin yöneltilmesi ve itirazlarının sonrası durmuş olan takibin devamına karar verilmesinin kabul edilemez nitelikte olduğunu, müvekkilleri tarafından asıl alacağın hali hazırda olup, bu hususun incelenmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, itfa itirazlarının yazılı delil ile ispatlanmış olmasına rağmen dikkate alınmadığını, kat ihtarı usulüne uygun tebliğ edilmemesine rağmen müvekkillerinin tutularak takibin devamına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bunun yanında tarihin baz alınarak faiz hesaplaması yapılarak müvekkillerinin mağdur edildiğini, takip sonrası faize ilişkin de itirazlarının bulunduğunu, davacının müvekkillerinin sorumluluğunu ağırlaştıracak nitelikte eylemleri ile genel işlem koşulları uyarınca yapmış olduğu eylemlerin dürüstlük kuralının uygulanması gerektiğini, ancak yerel mahkemenin incelemesini yaparken bu konuya ilişkin değerlendirme yapmadığını, mahkemece tesis edilen karar gerekçesiz bir şekilde tesis edildiğini, bu haliyle anayasa kapsamında güvence altına alınan gerekçeli karara aykırı hüküm tesis edildiğini ileri sürerek istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, huzurdaki davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince kurulan 27.12.2022 tarih, 2019/881 esas ve 2022/940 karar sayılı kararın, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 22.03.2023 tarih, 2023/505 esas ve 2023/530 karar sayılı kararı ile "...Açıklamalar ışığında davacı bankanın davalılar ...ve ... yönünden istinaf talebinin kabulüne, davacının istinaf gerekçelerine göre davalılar ve davacı bankanın diğer istinaf taleplerinin ŞİMDİLİK İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA karar vermek gerekmiştir." denilmek suretiyle kaldırılmış olup, kaldırma ilamından da anlaşılacağı üzere, Kayseri Bölge Adliyesi 6. Hukuk Dairesi'nce, taraflarınca 27.12.2022 tarihli ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf taleplerinin bu aşamada değerlendirilmemiş olup, ilk derece mahkemesince işbu istinafa konu 03.06.2025 tarihli hüküm kurulurken, 27.12.2022 tarihli karara karşı sunulan istinaf taleplerinin reddedilmiş gibi, kaldırma ilamında yer alan hususlar haricindeki hususlar kesinleşmiş gibi nazara alınarak, dosya kapsamında yer alan cevaplarının, beyanlarının, raporlara karşı sunmuş oldukları itirazlarının, tüm itirazlarının, istinaf dilekçesinde arz etmiş oldukları itirazlarının nazara alınmaksızın sadece ... ve ... bakımından ek değerlendirme yapılmak suretiyle, diğer hususlar bakımından önceki karar doğrultusunda, eksik inceleme, değerlendirme ve gerekçelendirme ile hüküm kurulmuş olmasının hatalı olup, ilk derece mahkemesi kararının öncelikle bu yönüyle kaldırılmasına karar verilmesini, İlk derece mahkemesince, eksik inceleme ve değerlendirme ile, usul ve yasaya yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak, davalı borçlular ... ve ... bakımından "Davalılar ... ve ...'nin kefalet limiti dikkate alınarak; 512.005,52-TL alacak için yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına" denilmek suretiyle eksik inceleme ile düşük miktar üzerinden takibin devamına karar verilmiş olması hatalı olup, ilk derece mahkemesi kararının bu yönüyle de kaldırılmasına karar verilmesini, 2012 tarihli sözleşmeye ilişkin olarak, dosya kapsamında tanzim edilen ve ilk derece mahkemesince hükme esas alınan ek raporda, raporun ...'nin yazı ve imza örnekleri üzerinde yapılan incelemeye ilişkin kısmında imzanın ...'ye ait olduğunun tespit edildiğini, yazı ve rakamlar üzerinde yapılan incelemede ise farklılık bulunduğu değerlendirmesi yapıldığını, rapora karşı itirazlarında da arz etmiş oldukları üzere dikkat buyrulursa bilirkişice yazı ve rakamlar hususunda inceleme yapılan tek karşılaştırma ilk derece mahkemesince alınan yazı örneği ile davaya konu muvafakatnamenin karşılaştırılmasından ibaret olduğunu, davacı bankaca sunulan muvafakatnamenin 2011 yılında düzenlendiğini, yerel mahkemece alınan yazı örneğinins ise 2021 yılında alındığını, aradan geçen 10 yıl gibi bir uzun sürede kişinin ilerleyen yaş ve fiziksel sebeplerle yazı karakterinin değişebileceğini, ...'nin 1959 doğumlu olduğu ve 63 yaşında olduğu, yaşı itibari ile yazı karakterinin değişmiş olmasının normal olduğu nazara alındında 10 yıl önce düzenlenen belgelerin güncel yazı örnekleri ile kıyaslanmış olması ve ilk derece mahkemesince de bu yöndeki itirazlarının nazara alınmaksızın, yerleşik Yargıtay kararları gereği belgenin düzenlendiği tarihteki ve bu tarihten önceki yazı örneklerinin resmi kurum ve kuruluşlardan celbi ile Adlı Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasının taraflarınca talep edilmiş olmasına rağmen, dosya kapsamındaki eksikliklerin giderilmeden hüküm kurulmuş olmasının hatalı olup, ilk derece mahkemesi kararının bu yönüyle kaldırılmasına karar verilmesi taleplerinin olduğunu, kaldı ki, kefaletnamedeki imzanın ...'ye ait olduğunun dosya kapsamı ile sabit olup, bu husus nazara alınmaksızın hüküm kurulmuş olmasının da hatalı olup, bu yönüyle de ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini, dosya kapsamında tanzim edilen ilk derece mahkemesince hükme esas alınan ek raporda, raporun ...'nin yazı ve imza örnekleri üzerinde yapılan incelemeye ilişkin kısmında yapılan imza incelmesinde farklılıklar olduğu değerlendirmesinin yapılmış ise de öncelikle muvafakatname başlıklı belgelerin 31.10.2012 ve 01.11.2012 tarihli olduğunu, bu belgelerde yer alan imzaların imza karakteristiğine sahip nitelikte olduğunu, İlk derece mahkemesince hükme esas alınan raporda, bilirkişice raporun 4. Sayfasında 7-8-9 nolu resimler olarak belirtilen mukayese imzaların ise dikkat buyrulursa yay şeklideki paraftan ibaret olup, imza niteliği dahi olmadığını, söz konusu parafların imzaya mukayese alınmasının mümkün olmadığını, kaldı ki ...Bankası'nın 2015 tarihli belgesi ile davacı bankanın 2014 tarihli belgesi muvafakatname başlıklı 2012 tarihli belgelerden sonra düzenlenmiş olup, mukayeseye esasa alınamayacağını, yine ... Bankası'nın 2007 tarihli belgesi de muvafakatname başlıklı 2012 tarihli belgelerden çok önce düzenlenmiş olup, mukayeseye esasa alınamayacağını, Yerleşik Yargıtay içtihatları gereği belgenin düzenlendiği tarihteki ve bu tarihe yakın imza örneklerinin resmi kurum ve kuruluşlardan celbi ile Adlı Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasının taraflarınca talep edilmiş olmasına rağmen, dosya kapsamındaki eksiklikler giderilmeden hüküm kurulmuş olmasının hatalı olup, ilk derece mahkemesi kararının bu yönüyle kaldırılmasına karar verilmesini, yine hükme esas alınan raporların içeriklerinden de anlaşılacağı üzere, fotokopi belgeler üzerinde yapılacak yazı/imza karşılaştırmalarında, karşılaştırmaya esas alınacak kaligrafik ve karakteristik detay unsurların tam ve net olarak oluşmaması nedeniyle, incelemelerin belge asıllarından yapılması gerektiğini, fotokopi belgeler üzerinden yapılacak incelemeler güç ve sakıncalı sonuçlar doğurabildiğini, Yerleşik Yargıtay kararları da imza incelemesinin mutlak surette belge aslı üzerinden yapılması gerektiği yönünde olduğunu, İlk derece mahkemesince bu hususun gözetilmeksizin davaya konu muvafakatnamenin fotokopisi üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle bu yöndeki rapora itirazlarnın nazara alınmaksızın hüküm kurulmuş olmasının da hatalı olup, bu yönüyle de ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini, dosya kapsamında yer alan kaldırma ilamı incelendiğinde de görüleceği üzere, davalıların ve davacı bankanın diğer istinaf talepleri "şimdilik" incelenmeksizin karar kaldırılmış olup, taraflarınca kaldırma kararı öncesinde yapılan imza incelemesine ilişkin raporlara, tanzim edilen raporlara ilişkin istinaf talebinde bulunulmuş olmakla ve gelinen aşama itibariyle taraflarının istinaf talepleri henüz incelenmemiş olmakla, bilirkişilerce sanki 2012 tarihli sözleşmeye ilişkin itirazların tamamının giderildiğini ve bu hususta ihtilaf kalmamış gibi 2012 tarihli sözleşmedeki kefaletlerin geçerli olmadığı değerlendirmesi yapılmış olması ve ilk derece mahkemesince de bu doğrultuda hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu, kaldı ki, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kayıt ve şartı ile belirtmek gerekirse ilk derece mahkemesince ara kararında ... ve ...'nin 31.10.2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi yönünden sorumluluğunun bulunmaması gözetilerek rapor tanzimi istenmiş iken bilirkişi heyetince tanzim edilen raporda/raporlarda bu şahıslardan faklı olarak... ve ... tarafından davacı banka ile asıl borçlu ...Ltd. Şti. arasında imzalanan sözleşmelerden 31.10.2012 tarihli 3.000,000.00TL tutarlı Genel kredi sözleşmelerinin müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığının belirtildiğini ancak söz konusu kefaletlerin geçerli olmadığı değerlendirmesi ile rapor tanzim edilmiş olmasının, kefillerin sorumlu olduğu sözleşme ve tutarlara ilişkin tabloda, 2012 tarihli sözleşmeye kefillere yer verilmeden, kefaletlerin sayılmadan rapor tanzim edilmiş olması ve ilk derece mahkemesince bu yöne ilişkin itirazlarına da giderilmeden hüküm kurulmuş olmasının da hatalı olduğunu, bilirkişi heyetince, dosya kapsamında toplanan deliller, arz etmiş oldukları itirazların, dosya kapsamı nazara alınmaksızın, tamamen davacı tarafın iddiaları ve talepleri doğrultusunda rapor tanzim edildiğini, davacı tarafın iddia ve taleplerini kabul etmediklerini beyanla, davacının iddiasını ispata yarar dosya kapsamında delil dahi bulunmadığı nazara alındığında tanzim edilen raporların hüküm kurmaya, BAM ve Yargıtay denetimine açık olmayıp, tanzim edilen raporlara karşı sunmuş oldukları itirazlarının tanzim edilen raporlarla giderilmemiş olup, itirazlarının giderilmeden eksik ve hatalı inceleme, değerlendirme ve gerekçelendirme ile hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu, İlk derece mahkemesince kararını kabul etmemek ve kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabul/kısmen reddine kararı verildiğini, bir kısım yargılama giderlerinin(imza incelemesi için yapılan müzekkere masrafı, bilirkişi ücreti, raporların tebliğ giderleri ve diğer tebligat giderleri) sadece bir kısım davalılar bakımından yapıldığı, bir kısım imzaya itirazların kabul gördüğü nazara alındığında ve kabul/red oranları nazara alındığında ilk derece mahkemesince müvekkili aleyhine hükmedilen yargılama giderleri, arabuluculuk ücreti, harç ve vekalet ücreti fazla hesaplanmış olup ilk derece mahkemesi mahkeme kararını bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesinin veya davanın reddine karar verilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava kefiller hakkında Genel Kredi Sözleşmesine dayanılarak başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır. Kayseri 5. İcra Dairesinin ... esas sayılı icra1 esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; davacı banka tarafından davalılar hakkında 1.349.243,64 TL Asıl Alacak; 64.754,68 TL işlemiş Faiz olmak üzere toplam 1.413,998,31 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı takip dayanağının "29/12/2018 tarihli Genel Kredi Taahütnamesi Gereği Kullandıralan Ticari Kredilerden Doğan Banka Alacağı 1.349.243,64 TL" olarak belirtildiği görülmüştür. Davacı, dava dışı ...Ltd.Şti ile 12.10.2011 tarihli 1.750.000,00 TL(Birmilyonyediyüzellibintürklirası) miktarlı genel kredi sözleşmesi, 31.10.2012 tarihli 3.000.000TL(Üçmilyon türk lirası) miktarlı genel kredi sözleşmesi, 20.03.2014 tarihli 5.000.000,00TL(Beşmilyontürk lirası) miktarlı genel kredi sözleşmesi, 01.01.2018 tarihli 5.000.000TL(Beşmilyon türk lirası) miktarlı genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalılar ... ,... ,... ,... ,...'nin sözleşmelerde müşterek borçlu müteselsil kefil sıfat ile imzalarının bulunduğunu bundan dolayı Müteselsil kefillerden davalı borçlu... ve ... 17.12.2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamenin 3.maddesinde detayı belirtilen; ...,(17.356,64 TL) ...,(12.240,60 TL) ...,(150.000,00TL)(Gayrinakdi nakde dönüştü) ...,(182.500,00TL)(Gayrinakdi nakde dönüştü) ...,(150.000,00 TL)(Gayrinakdi nakde dönüştü) ...,(642.998,77 TL) ...(83.902,31 TL) nolu krediler ve ferilerden takip tarihi itibariyle sorumlu olduklarını Müşterek ve müteselsil kefil olan ...Kayseri İli ,...ilçesi, ... Mah., ... ada ...parsel ... nolu bağımsız bölümü müvekkil banka lehine asıl borçlu ...Ltd.Şti'nin borcu ve İpotek verene ait asalet ve keffalet borçlarının teminatı olarak 525.000,00TL bedelle ipotek verilmiştir....'nin vermiş olduğu ipotek kendisine ait asalet ve kefalet borçlarında teminatı olduğu için (1238.998,32TL-525.000,00TL) 713.998,32TL 'den sorumlu olduğunu, -Müteselsil kefillerden davalı borçlu ... ve ... 17.12.2018 tarih ...yevmiye nolu ihtarnamenin 3.maddesinde detayı belirtilen; ...,.(17.356,64 TL) ...,.(12.240,60 TL) ...,(150.000,00TL)(Gayrinakdi nakde dönüştü) ...,(182.500,00TL)(Gayrinakdi nakde dönüştü) ... (150.000,00TL)(Gayrinakdi nakde dönüştü) nolu krediler ve ferilerinden takip tarihi itibariyle sorumlu olduklarını Müteselsil kefillerden davalı borçlu ... 17.12.2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamenin 3.maddesinde detayı belirtilen tüm krediler ve ferilerinden sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açığı görülmüştür. Davalı Banka ile dava dışı asıl borçlu ...LTD. ŞTİ. arasında 12.10.2011 tarih 1.750.000,00 TL tutarında Genel Kredi Taahhütnamesi düzenlenerek imzalandığı, İş bu taahhütnamenin ..., ..., ..., ...Koll. Şti. ... tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, Davalı Banka ile dava dışı asıl borçlu ...LTD. ŞTİ. arasında 31.10.2012 tarihinde 3.000.000,00 TL tutarında Genel kredi sözleşmesi düzenlenerek imzalandığı, İş bu sözleşmenin ..., ..., ..., ... ve ...Koll. Şti. Tarafından 31.10.2012 tarihinde 3.000.000,00 TL limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, Davalı Banka ile dava dışı asıl borçlu ...LTD. ŞTİ. arasında 20.03.2014 tarihinde 5.000.000,00 TL tutarında Genel kredi sözleşmesi düzenlenerek imzalandığı, İş bu sözleşmenin ..., ...; ..., ..., ...Koll. Şti. Tarafından 20.03.2014 tarihinde 5.000.000,00 TL limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, Davalı Banka ile dava dışı asıl borçlu ...LTD. ŞTİ. arasında 01.01.2018 tarihinde 5.000.000,00 TL tutarında Genel kredi sözleşmesi düzenlenerek imzalandığı, İş bu sözleşmenin... tarafından 01.01.2018 tarihinde 5.000.000,00 TL limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı görülmektedir, Başka bir deyişle davalılardan... ile ...'nin 12.10.2011, 31.10.2012 ve 20.03.2014 tarihli sözleşmelerde, ... ve ...'nin 12.10.2011 ve 31.10.2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde ...'un 01.01.2018 tarihli sözleşmede kefil sıfatıyla atılan imzalarının olduğu görülmektedir. Uyuşmazlığın çözümü açısından kefalet sözleşmesi üzerinde durmakta fayda vardır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Resmi Gazetede... tarihinde yayınlanmış olup 01.07.2012 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanunu 818 sayılı BK’nın 484. maddesi gereğince kefalet sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına ve kefilin bu sözleşmede sorumlu olacağı miktarın gösterilmesine bağlıdır. 818 sayılı Borçlar Kanununun Müteselsil kefaleti düzenleyen 487.maddesi incelendiğinde kefilin borçlu ile beraber Müteselsil kefil ve müşterek Müteselsil borçlu sıfatı ile veya gibi diğer bir sıfatla borcun ifasını deruhte etmiş ise alacaklının asıl borçluya müracaat ve rehinleri tahvil ettirmeden evvel kefil aleyhinde takibat icra edebileceği, bu bab hükümlerinin bu nevi kefaletdede tatbik olunacağı düzenlenmiş devamında 490. maddesinde müteselsil kefilin borçtan kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile sorumlu olduğu belirtilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanunu 491. maddesinde ise, kefil hakkında borcun muaciliyet kesbetmesi için asıl borçluya ve kefile ihbar gönderilmesi gerektiği kefil hakkında borcun ihbar tarihinden itibaren muacceliyet kesb edeceği düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere 818 Sayılı Borçlar Kanununda kefaletin geçerliliğine ilişkin herhangi bir şekil şartı öngörülmemişken 6098 sayılı TBK'nun 583.maddesinde; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz." hükmü düzenlenmiş olup, madde metninden anlaşılacağı üzere, kefilin sorumlu olacağı azami miktarın, kefalet tarihinin, müteselsil kefil olma durumunun kefil tarafından kendi el yazısı ile yazılması gerekir. Öte yandan aynı Kanunun 584.maddesinin 1.fıkrasında; "Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez. (Ek fıkra : 28.3.2013-6455 S.K. / m.77) Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz." düzenlenmiştir. 6455 sayılı Kanun’un 77. maddesiyle 28.03.2013 tarihinde yapılmış ve anılan Kanun’un 90. maddesiyle bu kanunla yapılan değişikliklerin Resmi Gazete’de yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği belirtmiştir. Anılan değişikliğin geçmişe şamil olacağı şeklinde bir hüküm de bulunmamaktadır. Bu durumda 28.03.2013 tarihinde yürürlüğe giren TBK’nın 584/3. maddesinin 31.10.2012 tarihinde akdedilen sözleşmeye uygulanma imkanı bulunmamaktadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2018/2921 Esas 2019/4998 Karar) Dairemiz 2023/505 Esas 2023/530 Karar sayılı ilamları doğrultusunda aldırılan raporlarda 12.10.2011 tarihli GKS sözleşmesindeki imzaların ...ve ...'a ait olduklarının anlaşılmasına, davalılardan... ile ...'nin 12.10.2011, 31.10.2012 ve 20.03.2014 tarihli sözleşmelerde, ... ve ...'nin 12.10.2011 ve 31.10.2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde, ...'un 01.01.2018 tarihli sözleşmede kefil sıfatıyla atılan imzalarının bulunmasına, davacı tarafça icra dosyasında talep edilen nakdi kredilerin gayri nakdi krediye dönmesine, kefillerin nakde dönüşen Gayrinakdi kredilerden dolayı sorumlu olmalarına, ... ile ... ... ve ...' ile ...'un Genel Kredi Sözleşmelerini imzaladıkları tarih itibariyle dava dışı şirketin ortağı olmalarına, İstinafa konu edilen kararda; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiği, davalıların imzaladıkları kefalet sözleşmelerinden dolayı kefil olarak sorumluluklarının bulunduğunun anlaşılmasına mahkemece aldırılan rapordaki tespitlere göre, davacı tarafça takip talebinde takip dayanağı olarak gösterdiği 29/12/2018 tarihli Genel Kredi Taahütnamesi Gereği Kullandıralan Ticari Kredilerden Doğan Banka Alacağı 1.349.243,64 TL olarak belirtip buna ilişkin evrakların sonradan dosyaya sunulmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemece hüküm fıkrasında davalı ... yönünden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan Kayseri 5. İcra Dairesi'nin...Esas (Yeni Esas Genel İcra Dairesi'nin ...Esas) sayılı dosyasında yapılan/yapılacak tahsilde mükerrerlik olmamak üzere karar verilmesine yine dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin dosya kapak hesabında dikkate alınması yönünde hüküm bulunmasına göre istinaf eden davalı tarafların yukarıda yazılı istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 03/06/2025 tarih ve 2023/391 E - 2025/523 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalıların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 96.400,31 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı ... tarafından peşin yatırılmış 24.100,10 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 72.300,21 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden işbu davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, 3- Alınması gerekli olan 84.446,06 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı... tarafından peşin yatırılmış 21.111,40 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 63.334,66 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden işbu davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, 4- Alınması gerekli olan 34.975,09 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı ... tarafından peşin yatırılmış 8.744,00 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 26.231,09 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden işbu davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, 5-İstinaf başvurusunda bulunan davalı taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendileri üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/12/2025