4. Hukuk Dairesi 2013/12393 E. , 2014/7505 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi (Kapanan Kadıköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi) TARİHİ : 25/12/2012 NUMARASI : 2010/272-2012/589 Davacı C.. Ö.. vekili Avukat B .Y. tarafından, davalılar S..M.. vdl. aleyhine 10/06/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/12/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar…
**4. Hukuk Dairesi 2013/12393 E. , 2014/7505 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi (Kapanan Kadıköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi) TARİHİ : 25/12/2012 NUMARASI : 2010/272-2012/589 Davacı C.. Ö.. vekili Avukat B .Y. tarafından, davalılar S..M.. vdl. aleyhine 10/06/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/12/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, istem kısmen kabul edilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, 30 Aralık 2009 tarihli . Gazetesi’nin 3. sayfasında “İşte Kocanızın Hali” başlığı altında verilen haberde "... Nurçin ve Polat’ın, N.. Ö.’in kardeşi C.. Ö.. tarafından 16 bin TL karşılığında PKK’nin dağ kadrosunda olduğu iddiası ile aranan Erdal E. ve Nizamettin Ö.’ye öldürtüldüğü belirlenirken olayla ilgili sekiz kişi gözaltına alındı..." ifadelerine yer verilerek davacıya iftira atıldığını ve kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu iddia ederek uğradığı zararın davalılardan tazminini talep etmiştir. Davalı, haberin basının halkı bilinçlendirme görevi kapsamında görünür gerçekliğe uygun olarak yayınlandığını beyanla, açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, haberin gerçekle ilgisinin bulunmadığı, haber konusu cinayetle ilgili olarak davacıyla ilgili bir soruşturmanın da yapılmadığı ve haberin davacının kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığı gerekçesiyle açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasası'nın 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.