11. Hukuk Dairesi 2013/10821 E. , 2014/1745 K. "" MAHKEMESİ : BODRUM 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/03/2013 NUMARASI : 2012/207-2013/305 Taraflar arasında görülen davada Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/03/2013 tarih ve 2012/207-2013/305 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yi…
**11. Hukuk Dairesi 2013/10821 E. , 2014/1745 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BODRUM 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/03/2013 NUMARASI : 2012/207-2013/305 Taraflar arasında görülen davada Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/03/2013 tarih ve 2012/207-2013/305 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, davalı şirketi, davalı gerçek kişi, kendisi ve başka bir ortakla beraber üç kişi ortak olarak kurduklarını, daha sonra ortaklardan birinin ortaklık hissesini devretmesi sonucu şirketin 2 ortaklı hale dönüştüğünü, şirketin idaresi ve temsilinin şirket ana sözleşmesine göre, 20 yıl süre ile şirketin kurucu ortakları olan yüzde on hisse ile kendisine, yüzde doksan hisse oranı ile davalı N.. B..'a müdür ataması yapılarak bırakıldığını, 14.11.2011 tarihinde ortaklar kurulu kararı ile şirketin yüzde doksan ortağı N.. B.. tarafından, kendisinin şirket müdürlüğüne son verildiğine dair karar alındığını, istifa beyanının olmadığını, şirket müdürlüğünden çıkarılmasına ilişkin ortaklar kurulu kararının kanun ve şirket ana sözleşmesi maddeleri gereği mümkün olmadığını ileri sürerek, alınan bu kararın yokluk ve butlan ile hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı ile müvekkili N.. B..'ın, şirkette münferiden temsil yetkisine sahip bulunduklarını, bununla birlikte fiilen şirketin yönetim ve temsili ile rutin iş ve işlemlerini, eğitim ve uzmanlık alanı olması itibariyle davacının tek başına yürüttüğünü, davacının bu işleri yaparken dikkatsiz, özensiz ve kasti olarak şirket çıkarlarına telafisi zor zararlar verdiğini, şirketi açıkça zarara uğrattığının tespit edildiğini, davanın haksız ve yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ortaklık sözleşmesiyle şirkete müdür olarak atandığı, TTK'nın 543/1. maddesi hükmünün (yeni 630. md.) yollaması ile dava konusu olaya uygulanması gereken aynı Yasa'nın 161. maddesi (yeni 210. md.) hükmü uyarınca, ana sözleşme ile atanan müdürlerin bu sözleşmede belirlenen sürenin bitmesinden önce ortaklar kurulu kararı ile müdürlükten azillerinin mümkün olmadığı, mahkemeye başvurarak haklı sebeplere dayanarak şirket müdürlüğünden azlinin talep edilmesi gerektiği, gerekçesiyle, davanın kabulüne, 14.11.2011 tarih ve 2 nolu ortaklar kurulu kararı ile davacının şirket müdürlüğünden azli kararının hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.