İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:15/03/2023 DAVA:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:25/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:16/03/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakem…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:15/03/2023 DAVA:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:25/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:16/03/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/08/2020 tarihinde müvekkilinin sürücüsü olduğu ... plaka sayılı araç ile davalının trafik sigortası olduğu ... plaka sayılı araç arasında meydana gelen trafik sigortası sonucu müvekkilinin yaralandığından bahisle, fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL daimi maluliyet tazminatı ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 8.100,00 TL tazminatın davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 25/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafın dava açmadan önce müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapması gerekirken henüz iyileşme süreci tamamlanmadan ve geçerli bir maluliyet raporu sunmadan başvuru yaptığını, müvekkili şirket sigortalısı aracın sürücüsünün kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, maluliyet oranının da Adli Tıp Kurumu marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin poliçe dahilinde başvuranın geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, kaza esnasında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, tazminat hesabı da uzmanlık gerektirdiğinden, Hazine Müsteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek anılan hesaplamalar yaptırılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber davanın haklı olduğu varsayılsa bile müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. DELİLLER: Trafik kazası tespit tutanağı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi örneği, Adli Tıp Kurumu kusur raporu, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davacı vekilinin ATK raporuna itiraz etmesi nedeniyle Ankara Adli Tıp Genişletilmiş Uzmanlar Kurulun tarafından değerlendirilen raporun aynı doğrultuda olduğunu ve dava konusu kazada davacı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunu, dava dışı karşı araç sürücüsü ...'nın ise kusursuz olduğunun belirtildiğini gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin bahse konu kararı verirken mevcut ATK raporundaki değerlendirmeye göre hüküm verdiğini, ...'nın yönetimindeki aracın önündeki kamyonu sollamak isterken davaya konu kaza meydana geldiğini, hangi sürücünün yoldan taştığı dahi sabit değilken kusur oranının tamamının müvekkiline verilmesinin kabul edilemeyeceğini, kaza tespit tutanağındaki kusur dağılımının gerçeklikten uzak olduğunu, Yargıtay içtihatları gereğince tehlike sorumluluğu ilkesine göre her iki araç sürücüsüne de eşit %50 kusur izafe edilmesi gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap vermemiştir. GEREKÇE Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeni ile maddi tazminat isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacı vekili, müvekkilinin sürücüsü olduğu araçla, davalının trafik sigortacısı olduğu araç arasında meydana gelen trafik kazası sonucu yaralandığını ileri sürerek davalı trafik sigortasından maddi tazminat talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda tüm kusurun davacıda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Somut olayda davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyri sırasında olay yerine geldiğinde karşı yönden seyretmekte olan araçlara ait şeride girmesi sonucu bu şerit üzerinde seyretmekte olan davalı sigorta şirketinin sigortalı olduğu dava dışı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobille çarpışması sonucu yaralamalı tarfik kazası meydana geldiği, ilk derece mahkemesince Ankara ATK 29/08/2022 tarihli ve yine Ankara ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulunun 26/12/2022 tarihli kusur raporları alındığı ve bu raporlara göre kazanın oluşumunda davacının %100 kusurlu olduğu, davalı sigortalı araç sürücünün ise kusursuz olduğu mütalaa edildiği anlaşılmıştır. Böylece dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinde olay nedeni ile Akseki Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında şikayet yokluğu nedeni ile takipsizlik kararı verildiği, kaza tespit tutanağı, ATK raporları kazanın oluş şekline uygun olduğu, davacı şerit ihlali yaptığından davalı sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuruz olduğundan ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmüştür. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından peşin yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 179,90 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 552,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak Hazineye verilmesine, 3-Yapılan istinaf giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 25/02/2026 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. ...