5. Hukuk Dairesi 2016/7293 E. , 2016/14975 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 12. maddesine dayanan baraj için yapılan kamulaştırma sonucu çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulması nedeniyle, taşınmazdan ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmadığı iddiasına dayanan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları …
**5. Hukuk Dairesi 2016/7293 E. , 2016/14975 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 12. maddesine dayanan baraj için yapılan kamulaştırma sonucu çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulması nedeniyle, taşınmazdan ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmadığı iddiasına dayanan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 12. maddesine dayanan baraj için yapılan kamulaştırma sonucu çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulması nedeniyle, taşınmazdan ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmadığı iddiasına dayanan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dosyada bulunan belge ve bilgilerede dava konusu taşınmazın; baraj inşası için yapılan, kamulaştırma sahasının mücavir alanında olduğu, kamulaştırmanın kesinleşmesini takiben idarece 15.12.2000 yılında ilan yapıldığı, ilanın indirildiği günden itibaren taşınmaz mal sahibi davacı bir yıl içerisinde kamulaştırma talebinde bulunmadığı anlaşılmakta olup taşınmaz, İçme suyu Havzaları Yönetmenliği uyarınca baraj mutlak koruma alanında kalmakta ise de; davalı idarece fiilen el atılmadığından bu yönde inceleme yapma yeri de idari yargıdır. Açıklanan nedenlerden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi, oğru görülmemiştir. Davacı vekilinin temyiz itirazlarınn reddi ile davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 31/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.