11. Hukuk Dairesi 2021/8928 E. , 2023/3046 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/909 Esas, 2021/1165 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/902 E., 2019/163 K. Taraflar arasındaki ortaklıktan çıkarma-tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliy
**11. Hukuk Dairesi 2021/8928 E. , 2023/3046 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/909 Esas, 2021/1165 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/902 E., 2019/163 K. Taraflar arasındaki ortaklıktan çıkarma-tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin aile şirketi olarak kurulduğunu, halen şirketin faal olduğunu, davalı ...'nın şirket müdürü olarak görev yaptığı dönemde şirketle ilgili işlemleriyle şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek tespit edilecek zararın davalıdan tahsili ile ortaklıktan çıkartılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, öncelikle müvekkilinin şirket ortağı olarak ortaklıktan çıkartılabilmesi için genel kurulda karar alınması gerektiğini, bu gündemle yapılan toplantıda karar alınamadığını, bu nedenlerle müvekkilinin ortaklıktan çıkartılmasının istenemeyeceğini, ayrıca müvekkilinin yönetici olarak eylem ve işlemleri kapsamında şirkete herhangi bir şekilde zarara uğratmadığını savunarak yasal dayanağı bulunmayan davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket tarafından davalı aleyhine şirket yöneticisi olduğu dönem itibariyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 644 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla 6102 sayılı Kanun'un 553 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince eylem ve işlemlerinden dolayı şirketi zarara uğrattığından bahisle tazminat davası açıldığı, yasal düzenlemeye göre davalı tarafın kusurlu hareketleriyle şirketi zarara uğrattığının davacı tarafından ispatlanması gerektiği, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı tarafın yönetici sıfatıyla davacı şirketi zarara uğrattığına ilişkin herhangi bir tespitin yapılamadığı, davalının şirkete ait herhangi bir mal varlığını kendine mal edindiğine ilişkin tespitin de mevcut olmadığı, bu bağlamda davacı tarafın davalının eylem ve işlemleriyle şirketi zarara uğrattığı hususunu ispatlayamadığı, ayrıca davalının şirket ortaklığından çıkarılması için herhangi bir haklı nedenin bulunmadığı, kaldı ki davalının şirket ortaklığından çıkarılmasıyla ilgili 6102 sayılı Kanun'un 616 ncı maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereğince genel kurulda alınmış kararın da mevcut olmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının, müvekkili şirket ortağı olmasının yanında çeşitli dönemlerde müşterek imzaya yetkili yöneticilik yaptığını, davalı ...'nın yöneticilik yaptığı dönemlerde şirketin menfaatlerini korumadığını, müşterek müdürlük yaptığı dönemlerde de diğer müdürlerin imzasını taklit ettiğini, şirket gelirlerinden kendi menfaatine uygun bir biçimde yasal olmayan yollardan harcamalar yaptığını, şirketin diğer müdürü Abbas İnandı'nın imzasını taklit ettiğini, usulsüz para çektiğini, şirketin sermayesini korumak için hiçbir yararlı işlem yapmadığını, şirketi sürekli zarara uğrattığını, şirketin mali tablolarının incelenmesinde şirketin belirli dönemlerde davalının adına kayıtsız para çıkışlarının varlığının tespit edildiğini, hesaplar üzerinde yapılan detaylı incelemede şirket o dönem müştereken şirket müdürü Hakan İnandı’nın kendi hesabına sahte imzalarla defalarca usulsüzce para çıkışı yaptığı ve usulsüz olarak şahsi hesaplarına para aktardığının tespit edildiğini, ayrıca davalının müdür olduğu dönemde şirket çalışanı Nalan Kartal ile birlikte hareket ederek şirketin içini boşaltmaya çalıştığını, davalının, şirket müdürü olduğu dönemde şirketi borç batağına sürüklediğini, ayrıca Maliye Bakanlığı tarafından müvekkili şirkete 1 trilyon liralık usulsüzlük cezası kesildiğini, Mahkemenin ehil olmayan bilirkişiler aracılığıyla objektiflikten uzak ve her yönü ile yetersiz bir rapor aldığını, bu raporun alacak kalemlerinin hesaplanması dışında kalan hususlarına itiraz edildiğini, ancak Mahkemenin itirazlarını reddettiğini, bilirkişinin ve dolayısıyla Mahkemenin gerekçesinin yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derce Mahkemesinin karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı limited şirketin ortağı olan davalının yönetici olduğu dönemde şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı haklı sebeple şirket ortaklığından çıkarılması ve şirkete verdiği ileri sürülen zararın tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6102 sayılı Kanun'un 616 ncı, 644 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 553 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.