11. Hukuk Dairesi 2024/3413 E. , 2025/1449 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2014 Esas, 2024/335 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/78 E., 2021/315 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı şirket vekili ve duruşma istemi olmaksızın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden …
**11. Hukuk Dairesi 2024/3413 E. , 2025/1449 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2014 Esas, 2024/335 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/78 E., 2021/315 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı şirket vekili ve duruşma istemi olmaksızın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2018/65119 sayılı “... Otomasyon & Bilişim Teknolojileri” ibareli marka başvurusunun, müvekkili adına tescilli ve tanınmış “...” ibareli markalarıyla görsel ve işitsel açılardan ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, taraf markalarında ortak olan “...” ibaresinin, markalarda esas unsur olarak yer aldığını, 07, 09, 35, 40, 42, 44 ve 45. sınıf mal ve hizmetleri kapsayan dava konusu başvurudan, itiraz sonucu çıkartılan emtiadan sonra geriye 35, 44 ve 45. sınıflara giren hizmetlerin kaldığını, halbuki bu hizmetler açısından da markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalının marka başvurusunun müvekkilinin seri markaların içine sızabileceğini, huzurdaki davada davalının markasının hükümsüzlüğü de talep edildiğinden müvekkilinin tüm markalarının kapsamı ele alınarak değerlendirme yapılması gerektiğini, müvekkilinin ticaret unvanının çekirdeği konumundaki “...” ibaresinden doğan bir hakkının da olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin tanınmış markaların itibarını zedeleyebileceğini, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetli yapıldığını ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2020-M-396 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP