11. Hukuk Dairesi 2012/1402 E. , 2013/1640 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.10.2010 tarih ve 2009/193-2010/259 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, lay…
**11. Hukuk Dairesi 2012/1402 E. , 2013/1640 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.10.2010 tarih ve 2009/193-2010/259 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin "... " ibareli markası ile 1976 yılından bu yana üretim yaparak tanınmış bir marka haline getirdiğini ve "..." esas unsurlu markalardan doğan her türlü hak ve yetkinin müvekkiline ait olduğunu, davalı şirketin 15.11.2007 tarih ve 2007/60393 no ile yaptığı müvekkili adına tescilli ve tanınmış markalarla ayırt edemeyecek kadar benzer olup iltibas yaratan "..." ibaresinin tescili başvurusuna, müvekkilince itiraz edildiğini, ancak davalı TPE YİDK tarafından markalar arasında iltibasa yol açacak derecede benzerlik olmadığı ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddedildiğini, davalı şirketin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, davalı TPE YİDK'nın 05.06.2009 tarih ve 2009-M-2483 sayılı YİDK kararının iptalini, tescil işlemleri devam eden "...” ibareli markanın tescili halinde iptalini, hükümsüz sayılmasını ve markalar sicilinden terkinini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE Başkanlığı vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili, davaya konu “...” ibaresinin, müvekkiline ait tanınmış “...” markasına benzediğini, sadece “s” harfi yerine “c” harfinin kullanıldığını ve davacı markaları ile karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, markalar arasında benzerlik ve iltibas tehlikesinin de bulunmadığını ve kötüniyet iddiasının yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilme savunarak, davanın reddini istemiştir.