Başvurucu, ihaleye fesat karıştırma suçunu işlediği iddiasıyla yargılandığı davanın makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, ihaleye fesat karıştırma suçunu işlediği iddiasıyla yargılandığı davanın makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuru, 5/2/2013 tarihinde Diyarbakır Asliye Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 26/2/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm tarafından 29/5/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği, görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 1/7/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 25/4/2005 tarihinde gözaltına alınmıştır. 26/4/2005 tarihinde başvurucunun tutuklanmasına ancak, kefalet karşılığı serbest bırakılmasına karar verilmiştir. Başvurucu ve diğer on bir şüpheli hakkında, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 6/7/2009 tarih ve E.2009/4941 sayılı iddianamesi ile "ihaleye fesat karıştırma, özel belgede sahtecilik, resmi belgede sahtecilik, adam yaralamaya azmettirme, ölümle tehdit ve 6136 sayılı Kanun’a muhalefet" suçlarını işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Diyarbakır Asliye Ceza Mahkemesi, 17/12/2012 tarih ve E.2009/360, K.2012/715 sayılı kararı ile "5237 sayılı TCK'nın 204/1 maddesinde düzenlenen suçun resmi evrakta sahtecilik suçu olduğu ve dava zamanaşımının aynı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıl olduğu, 67/4 maddesi uyarınca belirlenen sürenin en fazla yarısı kadar uzayacağının bildirildiği, 765 sayılı TCK'nun bu eyleme karşılık gelen maddelerinin TCK'nın ve maddelerinde düzenlendiği, suça konu evrakın resmi evrak olmadığı, özel evrak olduğu bu nedenle TCK’nın maddesinin tatbikinin gerektiği, cezanın üst sınırının 3 yıl hapis olduğu ve bu şekilde sanıkların üzerine atılı tüm eylemlerinin cezalarının üst sınırı dikkate alındığında 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2 maddelerindeki 7 yıl 6 aylık azami dava zamanaşımı süresinin suç tarihleri itibariyle dolduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar vermiştir. Karar, temyiz edilmeksizin 23/1/2013 tarihinde kesinleşmiştir. Karar başvurucuya 23/1/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 5/2/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. B. İlgili Hukuk 1/3/1926 tarih ve 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrası, ve maddeleri, maddesinin ikinci fıkrası, maddesinin dördüncü fıkrası ile maddesinin ikinci fıkrası, 10/7/1953 tarih ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un maddesinin birinci fıkrası.