14. Hukuk Dairesi 2014/13921 E. , 2015/9414 K. "" MAHKEMESİ : Eğirdir Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 08/07/2014 NUMARASI : 2011/273-2014/302 Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.09.2011 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal, birleştirilen davada taşkın inşaat nedeniyle temliken tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne dair verilen 08.07.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı- davalı ve…
**14. Hukuk Dairesi 2014/13921 E. , 2015/9414 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Eğirdir Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 08/07/2014 NUMARASI : 2011/273-2014/302 Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.09.2011 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal, birleştirilen davada taşkın inşaat nedeniyle temliken tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne dair verilen 08.07.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı- davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Asıl dava, elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkin olup; birleştirilen dava ise TMK'nın 725. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı-davalı vekili, müvekkilinin 222 ada 3 ve 4 no'lu parsellerin maliki olduğunu, davalının da 5 no'lu parselin maliki olduğunu, davalının kendisine ait 5 no'lu parsel üzerine inşaat yaparken müvekkiline ait taşınmaza müdahale ettiğini, tüm itirazlara rağmen söz konusu müdahaleyi sona erdirmediğini belirterek elatmanın önlenmesi ve kal istemiştir. Davalı-davacı, davanın reddini savunmuş, birleştirilen dava ile de iyiniyetli olduğunu, temliken tescil şartlarının oluştuğunu bu nedenle tecavüzlü yerin bedelinin ödenmesi kaydıyla adına tescilini istemiştir. Mahkemece, asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davacı- davalı vekili temyiz etmiştir. Yasal ayrıcalıklar dışında, TMK’nın 684/1 ve 718/2 maddeleri hükümlerine göre, arazinin mülkiyeti ve buna bağlı olan tasarruf hakkı o arazide kalıcı olmak koşuluyla yapılan şeyleri de kapsar TMK’nın 725. maddesinde bu kuralın istisnalarından birisi düzenlenmiş, böylece muhdesatla arasındaki bağlantı kesilmiş bina sahibine bazı koşulların oluşması halinde ayrılmaz parça niteliğindeki taşkın yapı için üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olabilme olanağı tanınmıştır. Bunun için, tapuya kayıtlı özel mülkiyete konu bir taşınmaz üzerinde, temelli kalması amacıyla yapılan binanın ayrılmaz parçası yine tapuda kayıtlı üçüncü kişiye ait taşınmaza taşkın yapılmış olmalıdır. Taşkın inşaat, taşkın yapı ile iki komşu taşınmazı fiilen birleştirmekte, ekonomik bir bütünlük oluşturmaktadır. Bu özelliğinden dolayı taşkın yapıya dayanan temliken tescil isteği taşınmaza bağlı kişisel hak niteliğindedir. Taşılan arazi malikinin devir borcu eşyaya bağlı bir borç olduğundan inşaat maliki hakkını taşılan arazinin her malikine karşı kullanabilir. Yeni malikler de Türk Medeni Kanununun 725. maddesinde belirtilen haklardan yararlanabilecekleri gibi borçlardan da sorumlu olur.