8. Hukuk Dairesi 2023/4898 E. , 2024/6567 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1572 E., 2022/601 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/728 E., 2021/285 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili tarafından is
**8. Hukuk Dairesi 2023/4898 E. , 2024/6567 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1572 E., 2022/601 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/728 E., 2021/285 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; Bursa ili Osmangazi ilçesi Karaislah Köyü / Mah. Köyiçi Mevkiinde kain tapunun 129 ada 1 parsel sayılı 3.777,95 m2 yüz ölçümündeki taşınmazın davacılardan ...'nun ilk eşi ve davacı ...'ın babası olan murisi Ahmet Yoğu'ya ait olduğunu, taşınmazın 24/12/2009 tarihinde kesinleşen genel arazi kadastrosu ile hatalı olarak çalılık vasfı ile Hazine adına kadastro tespiti ile tapuya tescil edildiğini, taşınmazın çalılık vasfında bir taşınmaz olmadığını, tarla vasfında olduğunu ve kadimden beri tarla olarak da kullanıldığını öne sürerek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacıların murisi Ahmet Yoğu'ya ait veraset ilamındaki payları oranında adlarına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... taşınmazda imar ve ihya çalışmalarının çok eski tarihlerde başlayıp tamamlandığı, öncesinde davacılar murisi zilyetliğindeyken, ölümü ile davacılarca zilyetliğin sürdürüldüğü, kadastro tespitinin yapıldığı tarihe kadar zilyetliğin kesintiye uğramadığı, teknik bilirkişi raporlarının, mahalli bilirkişi, tespit bilirkişi ve tanık beyanlarıyla, dosya kapsamıyla uyumlu olup hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava konusu taşınmazın evveliyatının orman olmadığı, devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerden de olmadığı, güneyindeki orman parselinden net bir biçimde ayrıldığı, çevresindeki diğer tarım arazileri ile benzerlik gösterdiği, zilyetlik ve bayi araştırmalarının yapıldığı, davacılar lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14. ve 17 nci maddesindeki şartların oluştuğu ..." gerekçesiyle davanın kabulüne, Bursa ili Osmangazi ilçesi Karaislah Mahallesi, 129 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile, davacılar ... ve ...'ın, Bursa 8. Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/1871 Esas, 1659 Kara sayılı veraset ilamındaki hisseleri oranında adlarına tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... Dinlenilen yerel bilirkişi, tutanak bilirkişileri ve tanığın beyanlarında davacıların zilyetliğini doğrulamalarına ve kullanılmadığı belirtilen 5 - 6 yıllık sürenin zilyetliğin iradi terki için yeterli olmamasına, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda bildirilen orman ağaçlarının parsel sınırlarında içinden geçen su kanalı kenarında olduğunu belirterek taşınmaz içinde yaşları ve sayılarını bildirdikleri meyve ağaçlarının olduğunun, uydu görüntüsünde ağırlıklı olarak meyve ağaçlarının sürgünlerinden oluşan çalılık bitki örtüsü ile kaplı alan olup orman ağaçlarının çalılık bitki örtüsünün sürgünlerinden oluşan çalılık bitki örtüsü ile kaplı alan olmadığının, ayrıca 1943 yılı hava fotoğrafında sınırlarında ve su arkı kenarında meyve ağaçları bulunan tarım alanı, 1973 ve 1997 tarihli hava fotoğrafında üzerinde meyve ağaçları bulunan meyve bahçesi olan tarım alanı olduğunun bildirilmesine, yine bilirkişi raporunda bildirilen 1997 tarihli hava fotoğrafının tarihi ile tespit tarihi arasında geçen sürenin de zilyetliğin iradi terki olarak kabul edilemeyecek olmasına, ayrıca dinlenilen tutanak bilirkişilerinin zilyet eden ve mülkiyet sahibi olarak bildirilen kişi yönüyle keşifte alınan beyanlarında ısrar ettiklerini bildirmelerine göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ..." gerekçesiyle, davalı Hazine vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.