15. Ceza Dairesi 2016/5 E. , 2016/3555 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Katılana ait ....... Şirketi’nde 2003-2004 yıllarında inşaat mühendisi olarak çalışan sanığın,......'daki şantiyede şef olarak görevlendirildiği, katılanın her zaman işyerinde bulunmaması neden…
**15. Ceza Dairesi 2016/5 E. , 2016/3555 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Katılana ait ....... Şirketi’nde 2003-2004 yıllarında inşaat mühendisi olarak çalışan sanığın,......'daki şantiyede şef olarak görevlendirildiği, katılanın her zaman işyerinde bulunmaması nedeniyle banka ve resmi kurumlara verilecek dilekçeler ile yazışmalarda kullanılması amacıyla imzalı boş kağıtlar bıraktığı, sanığın 2004 yılında işinden ayrıldığı ve sonrasında katılandan aldığı imzalı boş kağıdı 2008 yılında üzerine bilgisayar vasıtasıyla yazılar ekleyip kendisinin alacaklı, katılanın borçlu olduğu 50.000 TL'lik bono haline getirdiği ve avukatı marifetiyle icra takibine koyduğunun iddia ve kabul edildiği olayda; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 24.03.1989 gün ve 1/2 sayılı kararında öngörüldüğü üzere, yüklenen açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunun yazılı delille ispatı zorunlu olup, HMK'nın cevaz verdiği ayrık durumlar dışında tanıkla ispatının olanaklı olmadığı gözetildiğinde, sanığın birlikte yaptıkları iş nedeniyle alacağına karşılık katılan tarafından senedin verildiğini savunması, alınan bilirkişi raporunda senetteki keşideci imzasının katılanın eli ürünü olduğunun anlaşılması, bozma sonrasında açığa atılan imzalı kağıdın katılan ile sanık arasındaki hukuki ilişkiye aykırı olarak tanzim edildiğinin ispatı yönünde herhangi bir araştırma yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 18/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.