8. Hukuk Dairesi 2023/2120 E. , 2025/42 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Pülümür Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar veril
**8. Hukuk Dairesi 2023/2120 E. , 2025/42 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Pülümür Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) hükümleri gereğince yapılan kadastro çalışmalarında, Tunceli ili Pülümür ilçesi ... köyü 101 ada 1 parsel sayılı, 254.219,91 m² yüzölçümlü taşınmaz senetsizden Hazine adına tespit edilmiş, askı ilanı sonunda 24.01.2012 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Pülümür ilçesi ... köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında orman vasfı ile davalı ... İdaresi adına tespit ve tescil edildiğini, ancak bu parselin içinde kalan yaklaşık 300 dönüm yerin davacı olan müvekkillerinin murisi ... ve ... tarafından ekip biçildiğini ve müştereken aynı kişilere ait eski tapuda kayıtlı olduğunu, orman adına yapılan tespitin iptali ile müvekkilleri adına müştereken tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuştur. Dava, kadastro öncesi zilyetliğe dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Davaya konu Pülümür İlçesi, ... Köyü, 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanakları ile kroki, tapu kaydı, komşu parsel krokileri ve yapılan keşif sırasındaki mahkeme gözleminde; dava konusu taşınmazın ... Köyü ve ... Köyü yolu üzerinde sol tarafta dereden hemen önce yer aldığı ve yolun devamındaki Hasangazi Köprüsüne kadar yaklaşık 2 km boyunca devam ettiği dolayısıyla çok büyük bir alana sahip olduğu, keşifte davacı vekili, taşınmazla ilgili 18 ayrı tapu kaydının uygulamasını talep ettiği, ancak kayıtlarda belirtilen mevki ve tarla isimlerinin zemindeki yerlerinin gerek mahalli bilirkişiler ve gerekse davacı vekilince gösterilemediği, uygulama sırasında kayıtlardaki bir çok yerin ise dava konusu taşınmaz üzerinde olmadığı anlaşılmış olup, Keşif sonucu düzenlenen fen bilirkişi raporunda; ayrıca ve açıkça tüm tapu kayıtlarının sınırları okunmasına rağmen ilgililerce bilinmediğinden bahisle uygulamadığının belirtilmiş olduğu, ziraat raporunda ise; taşınmazın yer yer taşlık, yer yer emek unsuru taşımayan yabani ağaçlar ile geven bitkisi ile ayrıca yer yer çayır otu ile kaplı olduğu, üzerinde ekili, dikili bir ürün bulunmadığı ve herhangi bir tarımsal faaliyet yapılmadığı hususunun belirtilmiş olduğu, jeodezi mühendisinin raporunda ise; dava konusu 101 ada 1 parsel'in 1973 tarihli hava fotoğrafı üzerindeki sabit sınırlarının aplike edilmesi ile yapılan incelemede taşınmaz içerisinde ağırlıklı olarak ağaç formlarına rastlanıldığı belirtilmiş ve son olarak orman mühendisinin raporunda ise; taşınmazın orman toprağı özelliği taşıdığı ayrıca 3116 4185, 5658, 6831 Sayılı Kanunlar ile ilişkisinin tartışıldığı ve alanın orman sayılan yerlerden olduğu sonucuna ulaşıldığı, ayrıca 2014 yılı Erzincan mesçere haritasında ve 1984 basımlı memleket haritasında, taşınmazın orman sayılan alanlar içerisinde kaldığının belirtilmiş olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan bilirkişi raporlarının keşif sırasındaki mahkeme gözlemimiz ile aynı doğrultuda olması, davacı ve mahalli bilirkişiler tarafından davacıların ya da murislerinin söz konusu taşınmazı ekip biçtiklerine ilişkin soyut beyanları dışında zeminde fiili durumu gösterememiş olmaları ve tapu kayıtlarının bir çoğunun zemine uygulanamadıkları gibi bir çoğunun da dava konusu taşınmaz içerisinde olmadığının anlaşılması, taşınmaz üzerinde emek unsuru taşımayan yabani bitki ve ağaçlara rastlanılmış olması, 1984 tarihli memleket ve 2014 yılı Erzincan mesçere haritalarında ve 1973 tarihli hava fotoğrafında ise taşınmazın orman özelliği taşıdığı anlaşılmış olup, davacı vekilinin tahkikata son verilen celsede sunduğu ve olağan üstü kazanma koşullarının gerçekleştiği yönündeki ıslah dilekçesine de bilirkişi raporlarında sunulan nedenlerle ve zilyetliğe konu kısımların dahi keşif sırasında gösterilememiş olması nedeniyle mahkememizce değer verilmemiş olup, davacı yan gerek eski tapu kayıtlarına dayanan iddiasını ve gerekse zilyetliğe dayanan iddiasının mevcut zemin durumuna göre ispatlayamadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.